06-25-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt

Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü bırakarak dağa çekildi
Orada on yıl boyunca bıkmadan, usanmadan ruhunu dinledi
Ama sonunda, gönlünde bir değişiklik duydu
Bir gün tan kızıllığında kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle seslendi
"Ey büyük yıldız, aydınltacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu ?
On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun
Eğer ben, kartalım ve yılanım olmasaydık ışığından ve yolundan bezerdin
Fakat biz her sabah seni bekledik Işığının fazlasını aldık Ve bunun için seni kutsadık
Bak; ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım
İnsanlar arasında akıllılar deliliklerine,
fakirler de zenginliklerine bir defa daha sevininceye kadar armağanlarımı paylaştırmak istiyorum
Bunun için aşağılara inmeliyim Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve
arka dünyaya ışık götüryorsan ben de senin gibi, inmek istediğim insanların aralarına inmeliyim
Ey, en büyük mutlulupu bile kıskanmadan görebilen tok göz, beni kutsa
Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa taşısın
Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor"
Zerdüşt'ün inişi böyle başladı  
"Ne çok şeref ve ne büyük servet isterim
Bu, zihni karıştırır Ama iyi bir ün ve küçük bir kasaya sahip olunmayınca da iyi uyunmaz  "
|
|
|
|