06-24-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Vatan Canım Sana Feda-Sürekli Öykü
Delikanlı yüzünü biraz buruşturdu:
–O yaşta okula mı gidilir öğretmenim? Düşünsenize okul sıralarında liseli çocuklarla birlikte oturduğumu, gülmezler mi bana?
Nermin Hanım, hiçbir şey söylemeden, çantasındaki gazeteyi uzattı bize İlk sayfada yetmiş yaşından sonra ortaokul diploması alan bir adamın haberi ve resmi vardı Delikanlı biraz önceki söylediklerinden utanmış, dudağını ısırıyordu Sesini daha da yumuşatan Nermin Öğretmen gazetesini katlarken konuşmasına devam etti:
–Okumanın yaşı mı olur? Bu saatten sonra ne yapacağız diplomayı da diyemeyiz Çünkü hayatlarımız çok kısa Ona, her şeyi sığdırmamız imkânsız Başkalarının tecrübelerini paylaşmamız lâzım Bu da ancak okumakla olur İleriyi görebilmek için de okumak, okutmak zorundayız Atatürk de kalkınma hamlemize eğitimle başlamadı mı? “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça yıkım artar!” demedi mi? “Eğitimdir ki; bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder!” diye haykırmadı mı?
Mustafa bu defa hazırlıklıydı Kendisini nasıl affettireceğini biliyordu Sakladığı elini öğretmene uzattı Elinde bir demet papatya vardı
–Sizin için topladım öğretmenim
Nermin Hanım biraz şaşırsa da, pırlanta bir kolye almışçasına mutlu oldu İncitmekten korkarcasına uzanıp aldı ve derin derin kokladı çiçekleri
–Çok naziksin Mustafa, çok düşüncelisin, teşekkür ederim
El sıkışmak istedi Delikanlı ani bir hareketle eğilip uzanan eli öptü ve alnına koydu Söyleyecek bir söz bulamadı Nermin Hanım Yutkunduğunu görebildim sadece Saklanmıştı yine gözlüklerinin arkasına Belli ki yine dolmuştu büyük, mavi gözleri Döndü, dışarıyı seyretmeye başladı  
Sayfa24 (arkası yarın)
|
|
|
|