06-23-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ela - Ela hayati - Ela hakkinda - Ela Biyografisi
Türkay Nişancı: Vokal & Ritim Gitar
İlkay Nişancı: Ritim & Solo gitar & Geri Vokaller
Tuna Aydoslu: Davul
Cem Sandıkçı: Bas gitar
Ela’nın yolculuğu 2003 yılında İstanbul Üniversitesi’nin gençlik kampında başladı İlkay Nişancı ve Türkay Nişancı kampta akustik müzik yaparken Tuna Aydoslu ile tanıştılar ve birlikte doğaçlama çalmaya başladılar Bu beraberlik 2006 yılında Buğulu Cam adlı akustik performans sergileyen bir trio’ya dönüştü Ancak bu naif müzik içlerindeki enerjiyle örtüşmüyordu Bir sene kadar Beyoğlu’nun çeşitli barlarında sevdikleri şarkıların akustik yorumlarını çaldıktan sonra grup, hem müzikal hem de düşünsel anlamda yeni arayışlar içine girdi Çağın getirdiği yalnızlaştırmaya bir karşı duruş olarak müzik, insanların içindeki potansiyel enerjiyi dışa çıkarmalıydı İşte ELA’nın var oluşu da bu andan sonra başladı
İlkay, Türkay ve Tuna’nın paralel müzikal aşamalarından geçmiş olmaları, grubun kısa sürede evirilebilmesi açısından önemli bir şanstı
26 Aralık 2007 tarihinde ELA, “Aklını Delilere Ver” albümünü yaratmak için stüdyoda taş üzerine taş koymaya başladı Grup ellerindeki bestelerin rock tınılarıyla kolayca yoğrulabildiğini gördüklerinde yeni bir şey fark etmişti; rock aslında hiç kaybolmamış hep bir yerlerde var olmuş ve şarkılar bu yeni halleriyle sanki kendi asıllarını bulmuştu Grup önce davul kayıtlarını ardından gitar kayıtlarını tamamladı
Vokal kayıtları Birol Topaloğlu’nun stüdyosunda İlkay tarafından alındı Türkay, on günde on şarkıyı okuyabilmesinde Topaloğlu’nun da büyük katkısı olduğunu özellikle belirtiyor Albümün basgitarları ise gruba o dönemde katılan İlkan Evirgen tarafından çalındı Miksaj aşamasını Türkay üstlendi ancak o noktadan sonra rahatlayacaklarını düşünmüş olmalarına rağmen mastering zamanı geldiğinde Türkiye’de aradıklarını bulmak için iki ay harcadılar Sonunda tatmin olmayarak “Bu müziğin vatanı Amerika’dır” dediler Bunun üzerine “Aklını Delilere Ver”, son dokunuşlar için San Fransisco’ya yollandı
Albümdeki en eski beste 1998 tarihli Sadece ‘Cennet Elveda’ 1992’ye dayanan bir hikayeye sahip Türkiye’de şarkıların dört dakikayı geçmeyeceğine dair yazılmamış bir kural olduğunu bilmelerine rağmen bunu umursamadılar ve altı dakika olmasını istedikleri altı, dokuz dakika olmasını istedikleri şarkı dokuz dakika olarak hayat buldu Ela’nın tüm üyeleri bestelerin kendilerini kayıtta bulduklarını söylüyorlar Akustik bestelenmiş şarkılar çalındıkça sertleşti, sertleştikçe beste yapıları değişti ve Ela şarkı sürelerinde kendini nasıl kısıtlamadıysa, şarkılarının doğru buldukları kalıplara doğru akmasının da önünü kesmediler Üçünün de ortak paydasının daha sert bir müzik yapmak olduğunu fark ettiklerinden bunun ötesinde bir kaygıları kalmamıştı artık
“Aklını Delilere Ver” içerik itibariyle akıl ve kalp arasında çelişki yaşayan insanın hikayesini anlatıyor Grubun ortak görüşü insanın kalbini izlemesinin doğru yol olduğu yönünde Toplumun “deli” olarak algıladığı insanların “akıllılardan” çok daha rahat ve özgür olduğuna inanıyorlar Deli olmak toplum tarafından kodlanmış bir kelime dahilinde kötü bir şey olabilir ama delilik gerçek özgürlüktür, diye düşünüyorlar Modern insanın sokakta otobüs beklemesinden en doğal haliyle gülmesine kadar her alanda kontrol ve denetim altında olmasını ‘Ela’ şarkısında da ifade ettikleri üzerine “filtrelenmiş”, özgür olmayan bir var oluş biçimi olarak algılıyorlar
ELA, Türkiye’de pop müziğin yanında rock müziğin bile, özellikle şarkı sözleri itibariyle, çok dar bir alana sıkıştığını düşünüyor Şu an yapılan rock müzikteki içine kapanmış, herkes tarafından dışlanmış insana ait sözlerin aksine, sokağa çıkıp bir şeyler yapabilme cesaretinin, söz söyleyebilme ve enerji yayabilme vasıflarının rock müziğin olmazsa olmazı olduğuna inanıyor Hayatındaki en küçük olumsuzluklarla bile savaşma gücü kalmamış, bir şeyler yapabilmek için hep birilerini bekleyen insanlara; pusulasını savaşa çevirmiş, batık bir gemiye benzettikleri bu dünyada “Bir omuz ver, birlikte yürüyelim, İrena (Mavi Peri Kuşu) hiç gelmese de özgürlüğe gidelim!” diyorlar
“Aklını Delilere Ver” gruba adını veren ‘Ela’ şarkısına çekilen klipiyle Türk Rock sahnesine adımını atıyor Hasan Yalnızoğlu’nun muhteşem oyunculuğuyla Tuzla Tersanesinde “zor” şartlarda çekilen klipin yönetmenliğini ve kurgusunu grubun solo gitaristi İlkay Nişancı yaptı
ELA, şarkı sözleri, besteleri ve soundunun yanında bu göz alıcı klipiyle de dikkatleri üzerine çekmeye ve Rock müzikte kendine özgü ve kalıcı bir sayfa açmaya kararlı
alintidir
|
|
|
|