01-28-2012
|
#2
|
Şengül Şirin
|
Cevap : Ağrı,vücuttaki Herhangi Bir örselenmeye Ya da Yaralanmaya Eşlik Eden Duyum.
Bununla birlikte,alıcısına yakın olan bazı sinir liflerinin ( örn vücudun deri gibi çevrel bölümlerine yakın sinirlerin ) zarar verebilecek uyaranlar karşısında oldukça kendine özgü yanıtlar verdiği de bilinmektedir Bu açıdan bakıldığında,merkezi sinir sisteminden en uzak çevrel sinirlerde bile,ağrı duyumunun fizyolojik temeline etkin olarak katılan birtakım sabit öğelerin bulunduğu düşünelebilir Ama bu sabit öğelerin etkisinin aynı anda sinir sisteminin daha derinlerinde gelişen başka etkinlik kalıplarınca değişikliğe uğratıldığı sanılmaktadır Zarar verici uyarıları hep aynı biçimde yanıtlayan sinir lifleri ,genel olarak miyelinsiz sinir lifleri ve miyelinle kaplı ince sinir lifleri grubundandır Bu sinirler,dokunma ve basınç gibi duyumların iletiminden sorumlu olan kalın sinir liflerine oranla ,uyarıları daha yavaş iletirler
Ağrı sinirleri de denilen bu sinir liflerinin bir bölümü omirilikteki bozmaddenin arka boynuz diye adlandırılan kesimine dağılmıştır ve arka boynuzun uç bölümünü kaplayan jelatinsi maddeyle yakın ilişki içindedir Kimi sinir lifleri iki arka boynuzdan çıkarak omuriliğin öbür yanına geçer ve akmaddenin "anterolateral kolon" denilen ön-yan bölümünde yoluna devam eder Bu bölümü boydan boya geçen pek çok sinir demeti vardır en önemlisi de beyinde tıpkı bir röle merkezi ya da makas istasyonu gibi çalışan talamusta sonlanan omurilik -talamus sinir ileti yoludur Omurilik -talamus yolunun tam o bölgede yıkıma yol açan yaralanma ya da hastalık gibi nedenlerle kesintiye uğraması durumunda,vücudun öbür yanına,kopukluk naktasının altında kalan bölümlere uygulanan tüm uyaranların yanıtsız kaldığına ve ağrı duyumu yetisinin yok olduğuna ilişkin pek çok kanıt derlenmiştir
Sinir ileti yolları tam anlamıyla kesintiye uğradığında ,bu tür duyu yitimleri kaçınılmaz bir sonuçtur Buna karşılık,tek tek sinirlerin örselenmesi,daha dar alanlarda duyu yitimine yol açar Çok seyrek olarak sinir ileti yollarındaki herhangi bir hasar duyu yitiminin yanı sıra bu demetteki sinirlerin yayıldığı bölgede hiçbir uyarana bağlı olmaksızın gelişen bir ağrıya neden olabilir Eğer bu ağrı çevrel sinirlerin örselenmesinden ileri geliyorsa genellikle yanma duyusunun eşlik ettiği yakıcı bir ağrıdır Kolunu ya da bacağını yitiren kişi ,genellikle yetirdiği organın hala yerinde durduğu izlenimine kapılır Böyle bir "sanal organ" çoğu kez son derece rahatsız edici "sanal ağrıları" da birlikte getirir Omurilik ya da talamus gibi daha merkezci yapıların zarar görmesi de,yakıcı ağrıya benzeyen ve merkezi ağrı olarak adlandırılan ağrı duyumuna yol açar Merkezi ağrı,sanal ağrı ve yakıcı ağrı,genellikle aynı bağlamda ve nörojenik ağrı adı altında toplanır
Böylelikle,hem çevrel sinirler düzeyinde gelişen sınırlı olayların hem de daha yüksek düzeydeki sinir sistemi yapılarının etkilerini göz önünde tutarak,ağrı duyumundaki değişkinlikleri açıklayabilecek tutarlı bir kuram oluşturabilmiştir Nörofizyoloji terimleriyle dile getirilen bu kuram,bugüne değin gözlenmiş olguların çoğunu açıklayabilmektedir Kuramda çevrel sinirlerle alınan değişmez verilere olduğu kadar,verinin nörofizyolojik kalıbına ve beyinde geçireceği süreçlere eşlik edebilecek psikolojik etkilere de özel bir önem verilir
Kaynak:AnaBritannica cilt 1 frmsinsi net için derlenmiştir
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|