Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Büyük Okyanus-Jeomorfoloji-Hidroloji-Yaşam-Keşifler-Tarih

Eski 01-09-2011   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Büyük Okyanus-Jeomorfoloji-Hidroloji-Yaşam-Keşifler-Tarih



• Hidroloji Büyük Okyanus’un su kütlesi, ortalama olarak, öbür okyanuslardan daha az sıcak ve daha az tuzludur Büyük Okyanus’un daha az tuzlu olmasının nedeni akarsuların buraya büyük hacimde su boşaltması, kıyısındaki dağ doruklarının ötesine atmosfer neminin çok az ulaşması ve kutup sularının Büyük Okya-nus’a katılmasıdır Büyük Okyanus, su ve meteoroloji özellikleri bakımından üç bölgeye ayrılabilir Kutup suları, önemli bir tuzsuzlaşmaya, çok büyük bir soğumaya (Japon denizi’ne kadar bankizler) ve rüzgârlarla şiddetli bir sürüklenmeye uğrar Kuzey yarıkürede, kenar denizlerden (Bering, Ohotsk) yayılan sular Alaska’ya ve Aleut adalarına kadar büyük batı akıntısıyla sürüklenir; güney yarıküredeyse büyük Antarktika çevresi akıntısı egemendir Ilıman ve tropikal doğu suları, kuzey ve güney ekvator büyük akıntılarına yol açan Kaliforniya ve Paskalya adası antisiklonlarının (yüksek basınç merkezi) etkisinde kuzey ve güney ekvator akıntılarını oluşturur; bunların sularının bir bölümü Kaliforniya ve Peru (Şili) akıntılarından gelir Bu son iki akıntı yükselen soğuk dip suları nedeniyle zenginleşir Batı’nın ılıman ve tropikal suları musonun almaşık etkisine girer Sistemin esas parçaları, G’e (Tasman akıntısı) ve özellikle K’e doğru (Filipinler, Formosa, Kuroşio akıntısı) sapan kuzey ve güney ekvator akıntılarının son bulduğu yerlerdir

• Yaşam Suyun saydamlığı ve besleyici tuzların bolluğu Büyük Okyanus’a canlı maddeler bakımından oldukça yüksek bir verimlilik sağlar: Orta Büyük Okyanus’taki takımadalara yerleşmiş büyük balıkçı uygarlıklarının eskiliği bu verimliliğin sonucudur Soğuk sular, balıkçılık (kıyı balıkçılığı ve trolcülük) ve avcılık bakımından ayrıcalıklı alanlardır Çok daha yakın dönemlerde Kaliforniya ve özellikle Peru suları sanayi balıkçılığı alanları olmuştur
Büyük Okyanus kıyılarında, erken tarihlerde, alabildiğine özgün, ama birbirlerine uzaklıkları nedeniyle aralarında hiçbir bağ bulunmayan uygarlıklar gelişti Ne var ki, ancak deniz ulaşımının gelişmesi ve modern sanayinin kurulmasından sonra değişim ağları kurulabildi

• Keşifler Ortaçağ’ın sonlarında, Batı’ya doğru giderek Çin’e ulaşmak isteyen gemiciler için uçsuz bucaksız Atlas okyanusu aşılmaz bir su örtüsü gibi görünüyordu Kolomb’un 1492’deki kesifi, Avrupa ile Doğu arasında başka toprakların varlığını kanıtladı Ancak, Avrupalılar’ın öbür okyanusa varmaları için yirmi yılı aşkın bir süre gerekti; Bal-boa, dar Panama kıstağını ancak 1513’te geçebildi Böylece conquistador’ların, Aragön kralı Fernando ve kızı Juanna adına "Güney denizi"ni (kıstak burada doğu-batı yönünde uzanıyordu) ele geçirmeleriyle sonuçlanan gelişmeler başladı

Amerika’nın dev boyutlu bu deniz cephesi büyük keşiflere sahne oldu: Pizarro, inka İmparatorluğu’nun kapılarına bu cepheden geçerek ulaştı (1528) Daha kuzeyde Cortes yaptığı keşifleri Kaliforniya körfezinde noktaladı (1536) Ama kıyının düzenli biçimde keşfinden önce çok anlamlı bir gelişme oldu: kader Macellan’ in dünya turunu tamamlamasına engel olduysa da, portekizli denizci 1520-1521’ de bu bitip tükenmek bilmeyen Güney denizi’ni ilk kez araştırmayı başardı ve bu denizi aşarken "hiçbir kötü olayla" karşılaşmadığından ona "Pasifik okyanusu" (barışçı okyanus) adını verdi
Portekiz, 1529’da, Molük adalarını -Macellan’ın hedefiydi-, Karl Ve verdiği 350 000 duka altın karşılığında aldı Tüm gücüne karşın İspanya, yerkürenin üçte birini kaplayan bu deniz yüzeyine egemen olamadı Bununla birlikte, İspanya’nın ticaret yollarını Doğuya doğru genişletmesi gerekiyordu Meksika’dan yola çıkan Ruy Löpez de Villalobos, Caroline adalarına, sonra Filipinler’e (1542) vardı 1564’te keşiş Andres de Urdaneta, orta enlemlerden geçerek Amerika’ya doğru dönüş yolunu ve büyük batı rüzgârlarının estiği kuşağı buldu: artık bu yol kalyonların izlediği yol oldu Daha sonra, Urdaneta ile birlikte olan Miguel Löpez de Legazpi Çin ile ticari ilişkiler kurdu: böylece İspanyol etkisi ekvatorun kuzeyine iyice yerleşti

Güneyde tüm keşif çabalan, Eskiçağ’ dan beri çok sayıda haritanın alçak enlemlerde gösterdiği geniş güney topraklarını bulmaya yöneldi: 1570’te haritacı Ortelius bu toprakları, iki noktada Oğlak dönencesinin kuzeyine kadar çıkardı 1567’de buraları aramaya çıkan Alvaro de Mendaria yalnızca Solomon adalarını buldu, İngiliz ler de Francis Drake ile (1577-1580 arasında Büyük Okyanus’u geçti), kendi ilk dünya turlarını düzenleyerek bu keşif yarışına katıldılar; 1606’da portekizli Pedro Fernândez de Ouirös, Tahiti ve New Hebrides adalarını buldu ve güney karasının uç noktalarından birinin New Hebrides adaları olduğunu sandı

Sıra Avustralya’nın sınırlarının belirlenmesindeydi ve uçsuz bucaksız güney kıtası da yalnızca Avustralya’ya indirgeniyordu Avustralya kıyılarının keşfini daha çok Hollanda lılar gerçekleştirdi 1606’da Willem Jansz, Yeni Gine körfezinin uzantısı sandığı Carpentaria körfezi kıyılarının bir bölümünü keşfetti Abel Janszoon Tasman, Avustralya’nın çevresini dolaştı (1642-43) ve böylece bu altkıtanın bir ada olduğunu gösterdi

XVIII yy’la birlikte bilimsel amaçlı keşifler başladı: 1722’de Jacob Roggeveen, Paskalya adasını ve buradaki esrarengiz dev heykelleri buldu, İngiliz John Byron (1766) ve Samuel Wallis (1767) araştırma gezisini sürdürdü 1768’de fransız Bou-gainville, bir süre Tahiti’de kaldı Büyük Okyanus’un keşfindeki temel evreyi İngiltere aştı: James Cook, ikinci yolculuğu sırasında (1772-1775), Antarktika’nın sınırlarının çok daha güneyde olduğunu ortaya koydu

Okyanusun kuzey kesiminin öğrenilmesine katkıda bulunan Cook ve La Perouse’un araştırmalarından sonra, geriye yalnızca ayrıntı niteliğinde çalışmalar kaldı Bunları da İngiliz George Vancouver (Amerika’nın kuzey-batı kıyısında, 1792-1795) ve Robert Fitzroy (güney-doğu kıyıları, 1831-1836), rus Fedor P Lütke (Kamçatka’dan Caroline adalarına kadar, 1826-1829) tamamladı Büyük Okyanus’un güney sınırıysa, Antarktika’ya hücumu başlatanlar tarafından belirlendi

• Tarih Büyük Okyanus, ancak XIX yy sonundan başlayarak, hem İngiliz ve Alman sömürgeciliği için, hem gelişmekte olan Japonya için, hem de Kaliforniya’yı hareket noktası yaparak Büyük Okyanus’ ta özel bir rol oynamayı planlayan ABD için stratejik bir nitelik kazandı Adalar bu devletler arasında paylaşıldı; deniz yolları güvenlik altına alındı; 1918’den sonra ABD ile Japonya arasındaki rekabet arttı ve ancak Pearl Harbor’da başlayan ve 1945 ağustosunda biten savaşla çözümlenebildi O tarihten bu yana, ABD bu bölgeyi siyasal ve askeri egemenliği altına almış (Avustralya ve Yeni Zelanda’nın savunmasını örgütleyen ANZUS [1951]; SEATO [1954]) ve işi, Vietnam savaşı’na müdahaleye kadar vardırmıştır ABD’nin bu bölgeden 1972 ve 1975’te göreceli olarak çekilmesi, bölgelerarası işbirliği kuruluşlarının (Güney Pasifik komisyonu) canlanmasını ve Avustralya ile Yeni Zelanda’ nın bölgede ağırlıklarını duyurmalarını sağladı Japonya, tüm bölgenin pazarlarını ele geçirmek için bütün ekonomik gücünü seferber ederken, Endonezya, Güney Kore, Çin gibi ülkeler de okyanus bölgesinin önemini gün geçtikçe daha iyi kavramaya başladılar

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla