Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Hep O Şarkı- Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Eski 09-18-2010   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Hep O Şarkı- Yakup Kadri Karaosmanoğlu



Nafi Molla Konağı:

Bu konakta yemekten İçmekten, yatıp uyumaktan başka bir şey yok Kaynanam, o zengin sofralarda bazen o kadar çok yiyip içiyordu ki, yorgun düşüp sofra başında uyuyakalıyordu Kocam da aynen annesi gibi yer, içer ve uyuya-kalırdı Ben de hemen elime bir roman alır okumaya başlardım Okuduğum romanlarda Cemil Bey'i hep yanı başımda hayal eder, onunla beraber dünyayı dolaşırdım

Rüknettin Bey, artık kendisine karşı göstermiş olduğum soğuk hallere alışmıştı Geceleri, sık sık yataktan ayrılıp gidiyor, ne zaman döndüğünün farkına varmıyordum Bir gün yine böyle sessizce yanımdan kalkıp gidince, merakımı yenemeyİp, yavaşça takip ettim Küçük Molla Bey ikisi Çerkeş, biri Habeşi üç genç hizmetçi kızın yattığı odaya girdiBir şey fark ettirmeden, gelip yatağıma yattım

Zeyrekli Fatma Hanım:

Kaynanamın yanına gelip giden kadınlardan birisi de Zeyrekli Fatma Hamm'dı Bu kadm, diğerlerine göre daha ağırbaşlı ve oturaklı duruyordu Bir gün usulca yanıma sokulup "Cemil Bey'in selamı var" deyip, elime bir zarf sıkıştırdı Uçarcasına yukarı çıktım ve mektubu bir çırpıda okudum Mektup "Sevgili Münire" diye başlıyor, beni unutmak İçin alkole sığınmaktan tutunda, uzak yerlere gitmeye kadar, her şeye başvurduğu halde, bir türlü beceremediğini anlatıyordu En sonunda da, Fatma Ha-nım'a güvenebileceğimi belirtiyordu

O gece, bu mektubu kaç kere okudum, kaç kere koynuma soktum çıkardım bilmiyorum Zeyrekli Fatma Hamm'ın "yarın gidiyorum" demesi üzerine, onu hiç unutmadığımı belirten bir mektup yazarak gönderdim
Birkaç gün sonra gelen cevapta "Fatma Hamm'ın bir buluşma yeri ayarlayacağı" yazıyordu Nitekim ayarladı da

Perşembe günü buluşacaktık Haberi pazartesi vermişti O üç günü nasıl geçirdim, bir ben bilirim O sabah, bir gelin gibi süslendim Tüm bu hazırlıklar, heyecan, bekleyiş neticesinde sadece ve sadece onunla iki saniye bakışabildik, o kadar Bu kısa zaman süresi bile beni canlandırmaya yetmişti

Yeni Dünya:

İki yıllık bir ayrılıktan sonra, Cemil Bey'le zaman zaman buluşmaya başladı Lakin, aramızda herhangi bir birleşme meydana gelmedi

Bir gün, sır ortağım, hizmetçilerden Cenan yanıma gelerek, Habeş hizmetçinin Rüknettin Bey'den hamile kaldığı için evden çıkartıldığını, Rüknettin Bey'in bu seferde sık sık kendisini sıkıştırdığını söyledi Hemen kafamda şimşekler çaktı, kurtuluş bunda diyerek, soluğu hemen bizim konakta aldım

Kapıda beni karşılayan Dadıma her şeyi bir bir anlattım Kadıncağız olduğu yere çöküverdi Annemin merdivenlerden indiğini görünce ona doğru koştum, sarılıp ağlaştık Karar için, akşam babamı beklemeye karar verdik
Babam gelince, annem her şeyi anlatmış Babam beni çağırarak, isteğimi sordu Ne emrederseniz o, diye cevap verdim "Artık yanımızda kalacaksın" deyince dünyalar benim olmuştu

Bir Dönüm Noktası:

Artık evde, el üstünde tutuluyordum Sanırım, fazla üzülmemem için böyle davranıyorlardı Yalnız, babamın Cemil Bey konusunda, önceden beri neden bu kadar katı davrandığını çözememiştim
Biz yalıya geçtikten birkaç gün sonra, Cemil Bey'lerin yalısında da hareket başladı Çok bir zaman geçmeden, gelip yerleştiler Artık, Cemil Bey ile arada bir görüşebiliyorduk Yalnız, bu buluşmalar içimizdeki susuzluğu gidermeye yetmiyordu
Bir gün, halamlara ziyarete gittim Olanları anlatınca, halam çok üzüldü Sonra da bana "Cemil Bey'le aranız nasıl" diye bir akramymışım gibi sordu Çok şaşırmıştım "Ben her şeyi biliyorum kızım" deyince rahatladım
Artık, halamın yardımları ile Cemil Bey'le sık sık buluşuyorduk

Yirmi Beş Yıl Sonra:

Bütün bu yazdıklarımın üzerinden tam yirmi beş yıl geçmiş bulunuyor Olup bitenler, şimdi bana bir rüya gibi geliyorBu dünyada artık hiç kimsem kalmadı Sevdiklerim birer birer göçüp gittilerCemil Bey'den haber almayah neredeyse yirmi dört yıl oldu
Nasıl mı oldu? Neler mi oldu? Hatırlamaya çalışayım Cemil Bey en son buluşmamızda, "Yarın akşam gelemezsem merak etmeyin" demişti Sebebini sorduğumda "Yarın gelebilirsem söylerim" deyip gitti İşte gidiş, o gidiş

Sonra, yazdığı mektupta her şeyi anlatmıştı, ancak neye yararMeğer, Saraydan Cemil Bey ile bir kızı evlendirmek istemişler Cemil Bey kabul etmeyince, babası Hakkı Paşa'nrn tayinini Çıkarmışlar Tabii Cemil Bey'in de Kahrolmuş, yıkılmıştım Tek teselli kaynağım Halam Şahende Hanım idi Bu şartlar altında, evimizi Fazlı Paşa'ya taşıdık Halam da Laleli'ye taşındı

Halamın kızı Hasibe'nin daha Önce var olan hastalığı artmıştı Çok geçmeden aramızdan ayrıldı Hayat iyice çekilmez bir hal almıştı Kaç sefer hayatıma son verme düşüncesi içinde oldum Lakin, Cemil Bey'i bir kez daha görebilirim ümidi ile hep vazgeçtim
Bir gün babam, omuzları düşük, beli bükük, avurtları göçmüş, kamburu çökmüş bir vaziyette eve geldi Bir daha da evden çıkmadı Hatta Rüknettin Bey'in babası benim boş kâğıdımı dahi eve getirmek zorunda kaldı


Boş kâğıdını alınca, hemen halama koştum ve artık Cemil Bey ile evlenebileceğimi söyledim Halam da "Acele etme, hele Cemil Bey bir gelsin" diyordu Ben de her an bu hayalle yaşamıyor muydum? Ne yapıp, edip öğrenmeliydim İlk fırsatta, Hakkı Pa-şa'Iarın yalısına gittim Kimsecikler yoktu Kapı komşuları Pakize Hanım'dan, Hakkı Paşa'nın çok Önceleri vefat etmiş olduğunu öğrendim Cemil Bey ise bir yerlerde reji müdürlüğü yapıyormuş Nerede diye heyecanla sorduğum soruya, "Metin ol kızım, duyduğum kadarı ile orada evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmış, sen de daha genç ve güzelsin, kendine yeni bir hayat kurabilirsin" diye cevap verdi
Oradan nasıl ayrıldım, halamın yanına nasıl vardım bilmiyorum Bildiğim tek bir şey vardı ki, ben de artık halam gibi yaşlı bir kadındım

Meğer feleğin çemberinden geçmek bu imiş İnsana bir sabır, bir tevekkül geliyor
Ben bu haldeyken Moskof muharebesi oldu Memleketin, altı üstüne geldi Hiç bilmediğim, görmediğim geçim sıkıntıları baş göstermeye başladı Babam bazı çalışanları çıkarmak zorunda kaldı Ve babacığım, harp bitmeden bu dünyadan göçüp gitti Bundan sonra çektiğimiz sıkıntılar yüz misline çıktı Düşman Ayastefanos'a kadar geldi Yakmaya bir parça kömür dahi bulamıyorduk Bütün bu sıkıntılar içerisinde, gönül meselelerine yer mi kalır Artık, sadece annemi düşünüyordum Nihayet korktuğum başıma geldi Anneciğim de Önce hastalandı, sonra İyice elden ayaktan düştü, bir gün de yüzündeki gülümsemesi ile aramızdan ayrılıp gitti Yapayalnız kalmıştım Halamların yanma taşındım

Hep O Şarkı, Fakat:


Bir gün halam, "bu böyle olmaz, biraz gayrete gelip ruhumuzun ¦paslarını sümehyiz, diri diri mezara gömülmemeliyiz" dedi Peki ne Halamın Bektaşi tarikatı üyesi olduğunu, bu yüzden babamla aralarının soğuk olduğunu duymuştum Sırf merakımı gidermek için, onunla beraber bu toplantılara gitmeye karar verdim 1 Hatta katıldığım ilk toplantıdan aklımda kalan şu mısra idi:

"Uzak sanıp bağırma
O senedir çağırma"


Bir gün halam, Vaniköy'deki Eşref Paşa yalısına davetli olduğumuzu söyledi Gitmek istemiyordum Ancak, ısrarlarını kıramayıp gitmeyi kabul ettim
Ziyafet yerinde, kadınlar üst katta yiyip içiyor, erkekler ise bahçede kurulu sofralarda bu işi yapıyorlardı Pakize hanım, bahçedeki erkekleri tek tek isimlerini sayarak gösteriyordu Bir ismi söylerken bana bakıp sesini kısmasının sebebini anlayamadım Sonra, bahçede çalgılar çalınıp, şarkılar söylendi Pakize Hanım, yanımıza gelip, şimdi söylenecek şarkıyı iyi dinlememizi söyledi Müziğe kulak kabarttım Evet, bu bizim şarkımızın müziği idi Ama söyleyen kimdi? Allah'ım, hayır, olamazdı Bu sesin sahibi o muydu?Yığılmışım

Halama, sık sık Cemil Bey'i anlatmasını istiyordum Ancak, anlattıkları kafamdaki Cemil Bey'le bir türlü uyuşmuyordu O cıvıl cıvıl, korkusuz Cemil Bey'i değil, ürkek, sığıntı gibi duran birinin portresini çiziyordu

Bu geceden üç gün sonra, halamla oturduğumuz eve ziyarete geldi Tam da halamın anlattığı gibiydi Ürkek, sinmiş, hep sıkıntılı bir halde idi Meğer beni görmek için değil, halamdan kendi mesleki haklarının iadesi için Eşref Paşa'dan ricada bulunması için gelmişmiş Keşke hiç gelmeseydi Keşke hiç görmeseydim Hayalimde hep o yıllar öncesi Cemil Bey olarak kalsaydı Şimdi bütün hayatım birdenbire anlammı yitirdi Kötü olan önümdeki değil, arkamdaki boşluk Sanki Cemil Bey ile hiç tanışmamışız, hiç sevişmemişiz gibi

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla