Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Yurdumuzun Güzellikleri ve Dünyaca ünlü Tarihi Eserler

Eski 07-12-2010   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Yurdumuzun Güzellikleri ve Dünyaca ünlü Tarihi Eserler



Adres: Beykoz

Boğaz’ın Anadolu yakasında, Göksu Deresi’nin denize döküldüğü yerde, adını hisardan alan semtte bulunmaktadır Bu hisar, Osmanlılar’ca Boğaz’da yapılan ve geçişleri kontrol altına almayı hedefleyen ilk hisardır İstanbul’u fethetmek isteyen ve kuşatan Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından, Karadeniz’den Bizans’a gelecek yardımlara engel olmak için 1394’te yaptırılmıştır Bu yapıya II Mehmed (Fatih) Devrinde "Hisarpeçe", depo ve bazı ikametgah amaçlı yapılar eklenmiştir 1928 yılında Kandilli Belediyesi tarafından bazı küçük onarımlar yapılmıştır 1991-1993 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından bazı onarımlar yapılmıştır Bugün Anadoluhisarı, Beykoz Belediyesi sınırları içinde yer almaktadır Hisarda taşınır kültür varlığı bulunmamaktadır


haritadaki yeri







BoluGerede tarihi eserleri


TARİHİ ESERLER


İlçedeki eşsiz tabii güzelliklerin yanında hatırlatılmayı, tanıtılmayı, keşfedilmeyi bekleyen ve her biri kendi döneminin özelliklerini devam ettirmek için inatla direnen ve ne yazık ki birçoğu bilinçsizce yapılan tamir ve yenilemelerle yozlaşan tarihi mekanların bir kısmı ve sayıları birkaç tane kalan fakat bakımsızlıkları nedeniyle harap hale gelen ahşap evler bu güzellikleri tamamlar niteliktedir


Kitirler Mahallesinde Saraç Emin Evi

1 CAMİLER

Hacı Emin Efendi Camii : 1957 yılında ahşap çark örtü tarzında yeniden yapılmıştır Demirciler Mahallesindedir

Yıldırım Bayezid Camii : Şehir merkezinde Seviller Mahallesi sınırları içindedir 1395’te Sultan Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış 1944 yılı depremiyle yıkılmış ve yeniden inşa edilmiştir

Yukarı Tekke Camii : Kabiller Mahallesindedir Kitabesine göre 1267 H tarihinde Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır Cami ker*** olup dikdörtgen planlıdır Şeyh Hüseyin Efendi Camii Yapım yılı bilinmiyor 1957 de yeniden ahşap çark örtü tarzında yapılmıştır

Çataklı Camii : 1974 yılında ahşap yapı tarzında olan cami betonarme olarak yeniden yapılmıştır Seviller Mahallesindedir

Aşağı Tekke Camii : 1957 yılında yıkılarak yeniden imal edilmiştir Seviller Mahallesindedir


Aşağı Ovacık Köyü Camii

2ÇEŞMELER


Hacı Ayenler Çeşmesi


- Kadınlar Panayırı Çeşmesi -? (Seviller Mahallesi)
- Mahdı (Mehdi) Çeşmesi –1696 (Seviller Mahallesi)
- Hacı Ahmet Ağa Çeşmesi –1792 (Demirciler Mahallesi –Çayboyu Sok)
- Hacı Ahmet Ağa Çeşmesi –1792 (Demirciler Mahallesi-Santral Sok)
- Karapınar Çeşmesi -1824 (Demirciler Mahallesi)
- Bosnalı(Bosnavi) Çeşmesi -1824 (Orta Mahalle)
- Hacı İpekoğlu Çeşmesi -1844 (Kitirler Mahallesi-Dispanser Arkası)
- Oruçlar Çeşmesi (Kitirler Mahallesi)
- Hacı Ayenler Çeşmesi –(Kitirler Mah)
- Figani Baba Çeşmesi (Kabiller Mahallesi-Figani Baba Sok)
- İlyas Pınarı Çeşmesi (Kabiller Mahallesi-Kaya Sok)
- Boyacı Pınarı Çeşmesi -? (Seviller Mahallesi)
- Çataklı Çeşmesi -?-Yenilendi (Sevilller Mah)
- 5 Filkeli Çeşme 1298-1299 (Karacadağ Demirciler Köyü Semerciler Mah)
- Sapanlı Köyü Çeşmesi -?
- 1 Afşar Köyü Çeşmesi –1320
- 2 Afşar Köyü Çeşmesi –1320
- 2Afşar Köyü Yolunda Çeşme -?
- Dağkara Köyü Çeşmesi - 1231

3 DİĞER TARİHİ ESERLER



Asar Kalesi

Asar Kalesi : Asar Kalesi Kesin tarihi bilinmemektedir İlçe merkezine yaklaşık 20 km mesafede, Çağış, Akçaşehir, Ertuğral, Çalışlar köyleri yolu üzerinde her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir Tepenin doğu tarafına inşa edilmiş olan kalenin iç kısmında şimdi girişleri kapalı olan kaya içi odalar bulunmaktadır Tamamen kayalık bir alan olan tepenin kuzey ve batı yönleri doğal sur halinde olup kaleye buradan çıkmak imkansız görünmektedir Gerek yapı tarzı gerek hakkında aşağıda anlatılan hikaye kaleyi oldukça ilginçleştirmektedir Çevreye olan hakimlik ve çevredeki mükemmel tabiat güzellikleri bilhassa fotoğraf meraklılarının ilgisi olacaktır

Hikayeye göre kale ile kalenin doğusunda bulunan kalenin bulunduğu tepeden den daha alçak olan tepe arasında “Ulusu” deresi altında bir geçitle bağlantı bulunmaktadır Aslında halk bu küçük tepede kurulu şehirde yaşamakta ve bir düşman saldırısı anında dere altındaki geçit vasıtasıyla Asar Kalesine çıkarak kendisini savunmaktadır


Keçi Kalesi


Keçi Kalesi : Keçi Kalesi Şehrin kuzeyinde Arkut dağı tepesinde,şehre 5 km uzaklıktadır Bitinyalılar zamanındandır 1995’de restore edilmiştir

Şu hikaye rivayettir Bir düşman saldırısı üzerine şehir halkı mal ve hayvanları ile kaleye sığınır (veya zaten kale içinde yerleşiktirler) Etrafa hakim bir büyük tepe üzerine yapılmış olan kale Geredeliler tarafından uzun süre istilacı düşmana karşı savunulur Düşman tabii yapı ve Geredelilerin izin vermemesi üzerine kale etrafına yerleşmiş ve kaleyi almak için gündüzleri saldırmakta fakat muvaffak olamamaktadır Bu nedenle onlarda bıkkınlık meydana gelmiştir Zamanla kalede yiyecek sıkıntısı başlar şartlar Geredeliler için ağırlaşmaktadır Bir gece kaledeki tüm keçilerin boynuzlarına mumları takarak yakıp kalenin dışına salıverirler ve hayvanları düşman karargahına sürerler Düşman bir anda neye uğradığını şaşırır Karanlıkta ellerinde ateşlerle çok büyük bir ordunun üzerlerine geldiğini sanarak bozguna uğrayıp kaçışırlar, dağılıp giderler Geredeliler keçileri sayesinde istiladan kurtulmuştur Hikayeye göre kalenin ismi artık Keçi Kalesi olarak anılmaya başlar

Not: Bazı kaynaklarda bu hikayede kaledekiler Rumlar, kaleyi kuşatanlar ise Türklerdir


Kiliseli Tüccar Hanı

Kiliseli Tüccar Hanı : Kiliseli Han Bizanslılardan kalma konaklama hanıdır (Bizans döneminde kilise olarak kullanılmış olması yapı şekli ve kullanma alanı nedeniyle kuvvetle muhtemeldir) Kitirler mahallesinin çarşı bölümünde bulunan yapı iki katlı olup alt katı hayvan barınağı, alışveriş merkezi ve kahvehane bölümünü üst katı ise konaklama odalarını kapsar Binaya güneyde at arabası ve suvari girecek kadar büyük bir kapıdan girilerek Üstü açık büyük bir avluya geçilir Avlu etrafında alt kat batı ve kuzey cepheleri taş, doğu cephesi ahşap sütunlarla çevrili odalar halindedir Bu bölüm dinlenme ve alış veriş yapmaya müsait tarzdadır İki ahşap merdivenle çıkılan üst katta ise yatak odaları bulunmaktadır

Esentepe Hamam ve Köprü Kalıntıları : Tarihi bilinmeyen bu yapıların bugün sadece temel kalıntıları mevcuttur

Yıldırım Bayezid Hamamı : Yıldırım Bayezid Ankara savaşı sırasında buradan geçerken burada bir takım kişilerin hayvan derileri ile uğraştıklarını, bunların tabak esnafı olduğunu görür ve şehre bir hamam ve köprü yaptırır Esentepe arkasındaki hamam ve köprü kalıntıları,Yıldırım Bayezid zamanında yaptırılan hamam gibi yapılar Gerede’nin Eski İpek yolu olarak anılan Bağdat yolu üzerinde bir konaklama yeri olduğunu,yine Fuat Köprülü’nün Köprülüler devrinde Gerede’de iki tane kervansaray olduğundan bahsetmesi bu görüşü desteklemektedir

Aşağı Hamam : Kitirler mahallesi Bolu caddesinde yer alan hamamın 14 Yüzyıl sonlarına ait olduğu sanılmaktadır Moloz taştan imal edilmiş ve sıcaklık, ılıklık, soğukluk bölümleri vardır(Bolu 1998 Yıllığı)

Not: Yazarın kanaatine göre, Aşağı Hamam’la ilgili Bolu 1998 Yıllığı’ndan alınan bu bilgi dışında aslında bu hamamın Yıldırım Bayezid Camii Batısında şu anda bulunan iş hanının yerinde var olan bir hamam olduğu, bu nedenle asıl Aşağı Hamam’ın şu anda mevcut olmayan hamam olmasının muhtemeldir


Çalar Saat ve Kulesi

Çalar Saat ve Kulesi : Çalar Saat ve Kulesi Kitirler Mahallesinin Şehir merkezi bölümünde 1882’de Ahmet Usta tarafından yapılmıştır Yapı ahşap kare planlı bir kule şeklinde olup cumhuriyet devrinde zaman zaman tamir edilmiştir Şu anda çalışmayan saati çalışır hale getirilirse tarihi özelliğini göstermeye devam edecektir


Çoğullu Köyü Kemer Köprüsü

Çoğullu Köyü Kemer Köprü (1207) : Çoğullu Köyü Kemer Köprü Kesme taştan yapılmıştır Yapı özelliğini korumaya devam etmektedir

Salur Köyü Köprüsü : Muhtemelen Çoğullu köprüsünün yapıldığı yıllarda yapılmıştır Fakat kendine has özelliği üzerine sonradan yapılan beton ilave ile bozulmuştur

Salur Köyü Mağaraları : İçinde eski insanların yaşantılarını tasvir eden figür ve şekillerin var olduğu anlatılmaktadır

Danişmentler Köyü Medrese Kalıntıları : Temel kalıntıları dışında bilgi yoktur

Aşağı Ovacık Köyü Konağı : 1316’da mabeyn ser marangozu El Hac İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır


Rize İl Merkezi ve İlçelerindeki Tarihi Eserler


Rize Atatürk Müzesi (Mataracı Mehmet Efendi Evi)


Müftü Mahallesi'nde yer alır Kuzeyinde geniş bir bahçesi vardır 20 yy'ın başlarında yapılmıştır İç sofalı, planlı, üç katlı bir evdir İkinci katta, kuzeydoğudaki oda Atatürk'ün kaldığı odadır

Atatürk, 1924 yılı Eylül ayında "Atatürk'ün Sonbahar Gezisi" olarak bilinen birkaç ay süreli bir geziye çıkmış, bu gezi sırasında Karadeniz illerini ziyaret etmiştir İşte bu gezi günlerinde Atatürk, beraberinde eşe Latife Hanım, birkaç milletvekili olduğu halde 17 Eylül 1924 gürü Trabzon'dan Hamidiye Vapuru ile Rize'ye gelmiş, Rize de coşkun gösterilerle karşılanmıştır O geceyi Rize'de Mataracı Mehmet Bey'in evinde geçiren Atatürk, ertesi günü şehirde bazı ziyaretlerde bulunmuş, incelemeler yapmış, saat 1630'da ayni vapurla Giresun'a hareket etmiştir

Çatısı ile birlikte 3 katlı olan ev 1902 yılında Mataracı ailesi tarafından yaptırılmıştır Rize'de Atatürk'ün bir gece konuk olduğu ev, daha sonra sahibi Mehmet Mataracı'dan yeğeni Osman Mataracı'ya geçmiştir Atatürk'ün 100 Ölüm yıldönümü dolayısı ile Atatürk Müzesi yapılmak üzere, Osman Mataracı evini Rize Özel İdaresine bağışlamıştır Mataracı Mehmet Efendi Evi restore edilmiş ve müze olarak 27121985 tarihinde ziyarete açılmıştır Evin bir bölümü de Kültür Merkezidir Zemin katta, Rize İl merkezinden toplanan kitabeler ve mezar taşları, birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari parçalar, dokuma araç gereçleri, etnografik eserler sergilenmektedir İkinci katta ise Atatürk zamanından kalan eşyalar, Atatürk'e ait giysiler, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk'e ait fotoğraflar bulunmaktadır

Rize Müzesi

Rize Müzesi Müdürlüğü 1984 yılında Atatürk evi olarak hizmet vermeye başlamıştır Kültür Bakanlığı tarafından şehir merkezinde restorasyonu tamamlanan iki adet eski eser yapıdan sarı ev olarak adlandırılanın teşhir ve tanzimi tamamlanarak 27061998 tarihinden itibaren müze olarak parçalanmış olup, zemin kat kafeterya bölümü ve ikinci kat ise yöresel yemeklerin sunulduğu lokanta olarak hizmet vermektedir Rize müzesinde 52 arkeolojik, 1014 etnografik, 594 sikke, 17 Mühür ve mühür baskısı ve 3 arşiv vesikası, 17 el yazması olmak üzere toplam 1695 envanterli eser bulunmaktadır






KALELER

Rize Kalesi


Şehir merkezinin güneybatısında yer alır İç Kale ve Aşağı Kale'den meydana gelmektedir Yoğun yerleşme sebebiyle Aşağı Kale tamamen yok olmuş, batı tarafından bazı sur parçaları ve kuleleri günümüze gelebilmiştir

Kız Kalesi

Pazar İlçe merkezinin batısında küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur Kayaklık bir zemin üzerinde bulunan kalenin kara ile bağlantısı kesilmiştir Yaklaşık 7x7 m boyutlarındaki kalenin duvarlarında muntazam taş işçiliği görülür Giriş kapısı batıdandır Güney surlar yıkılmıştır Sağlam kalan duvarlarda mazgal pencereleri ve yuvarlak kemerli üst kat pencereleri yer almaktadır Kız Kalesi'nin kesin olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir 13-14 yüzyıllarda Trabzon Devleti zamanında yapıldığı sanılmaktadır Kale, Osmanlı döneminde onarılarak kullanılmıştır

Cihar Kale

Sahilden 7 km içeride, Yücehisar Köyü sınırları içinde Hemşin Deresi'nin doğusunda yer alır Ana plan yuvarlaktır Surların taş işçiliği muntazam değildir Kapısı kuzeydoğudadır ve iki kule ile desteklenmiştir Ortada yarım daire planlı bir kule bulunmaktadır


Bozuk Kale


İl merkezinin 10 km doğusunda Gündoğdu'da, aynı adla anılan derenin kenarında yer alır Denizden 30 m yükseklikte kurulmuş küçük bir gözetleme kulesidir Karadeniz sahillerinde sık görülen küçük orta çağ kalelerinden biridir

Zil Kale

Bölgenin en dikkate değer eserlerinden birisidir İlçe merkezinin 15 km güneyinde, Fırtına Deresi'nin batı yamaçları üzerinde kurulmuştur Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi denizden 750 m dere yatağından yaklaşık 100 m yüksekliktedir Kale; dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir Kale doğal bir kaya kütlesi üzerinde kurulmuştur Dış kalenin kapısında kuzeybatı yönündeki patika bir yolla ulaşılır Kuzeydeki kapının söğe taşları sökülmüştür Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır Buradan ikinci kapı yardımıyla kale içerisine girilir Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır Bunlar muhafız binası, şapel ve başkuledir Kulenin dört katlı olduğu, duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır Duvarlar üzerinde doğu yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktadır Kulenin üstünün dendanlı bir teras şeklinde olduğu belirlenmiştir Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvaları belki de kapanmış sarnıçları su akıtıyordu



Kaynaklar

TC Kültür Bakanlığı Resmi Sitesi
Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla