06-26-2010
|
#1
|
Şengül Şirin
|
Peygamberlerimizin Risaleti
Peygamberlerimizin Risaleti
Peygamberlerimizin Hayatı-lmam Şibli
Resul-i Ekrem'in doğduğu sıralarda Mekke putperestliğin merkezi idi Kabe'de Arapların ibadet ettiği 360 put vardı Hz Muhammed'in ailesinin en belirgin özelliği, Kabe'nin koruyuculuğunu yapmaları ve buranın anahtarlarını taşıyor olmalarıydı Buna rağmen Hz Mu-hammed, bir kere bile başını putlara eğmemiş, putların şerefine yapılan törenlere katılmamıştı O zamanlarda Kureyş üstünlüğünü göstermek için hac mevsiminde Arafat'a çıkmaz, hacıların Kureyş'in giydiği elbiselere benzer elbiseler giymelerini yasaklar, buna karşı çıkanlar Kabe'nin etrafında çırıl çıplak tavafa mecbur olurlardı 22 Bu yüzden Kabe'yi çırılçıplak tavaf etmek âdet olmuştu Fakat Hz Muhammed Kureyş'in bu çirkin adetlerinden hiçbirine uymamıştı 23
Arabistan'da efsane ve masal çok yaygındı Bunun için halk gündüz işlerini bitirir, sonra geceleri toplanır, bütün gece güzel masal anlatan kişileri dinlerlerdi Hz Muhammed çocukluğu sırasında böyle bir meclise katılmak istemiş, fakat yolda bir düğüne rastlayıp onu seyrederken uykuya dalmış ve uyandığında sabah olmuştu Hz Muhammed masal okumak için bir araya gelen insanlar arasında bulunmaya ikinci defa teşeb büs etmiş, fakat yine bir engel çıkmış ve oraya gidememişti Hayatında bu meclislere iki defa katılmak isteyen fakat ikisinde de başanlı olamayan Hz Muhammed'e sanki kaderin dili: "Senin yerin anlamsız eğlencelerle vakit geçiren bu meclislerden daha yüksektir" diyordu 24 Sağlam bir fikir, selim bir fıtrat bunu gerektirir Fakat yeni bir şeriatın kurucusu, mükemmel bir dinin öğreticisi ve bütün insanlığın rehberine daha fazla şeyler lazımdı Daha o zamanlarda Varaka gibi, Zeyd gibi, Osman b Huveyris gibi adamlar putperestliği çirkin buluyor, hak dini arıyorlar, fakat ümitsizlik ve üzüntü içinde bulunuyorlardı Varaka ve Osman Hıristiyanlığı kabul etmişler, fakat Zeyd hasret ve üzüntüsünü ifade eden: "Ya Rabbi! Sana nasıl ibadet edileceğini bilseydim sana öyle ibadet ederdim!" sözleriyle hayatına veda etmişti
Peygamberimizin o zaman yerine getireceği pek çok dünya işleri vardı Çünkü uzun seferlere çıkmasını gerektiren ticarî işler peşinde koşuyordu Çoluk çocuğu vardı Bunlardan başka görülecek vazifeleri çoktu Bununla beraber kader onu başkasının yerine getiremeyeceği bir vazife için seçmişti
Hz Muhammed Mekke'den üç mil uzaklıktaki Hira dağına gider, orada aylarca ibadet ve tefekküre dalardı Peygamberimiz buraya giderken azığını yanında götürür, bunlar bitince evine döner, sonra tekrar giderdi
Buhari Peygamberimizin Hira dağında ibadetle meşgul olduğunu beyan eder Aynî, Buhari şerhinde bu konuyu sorulacak olursa, bunun tefekkür ve ibretten ibaret olduğunu söyleyebiliriz" der Peygamberimizin büyük dedesi Hz İbrahim de peygamber olmadan önce bu şekilde ibadet ederdi Hz İbra*him, yıldızların doğduğunu gördüğü zaman biraz zihni açılmıştı Daha sonra ayın doğduğunu görünce zihninin bulanıklığı artmış, güneşin gözler kamaştıran ziyası onu biraz şaşırtmış, fakat bütün bunların doğup battıklarını görünce "Ben batıp gidenleri istemem Ben yüzümü göklerin ve yerin Yaratıcısına çevirdim" demişti
Cariyle, "Kahramanlar" isimli kitabında Peygamberimizin bu durumunu şu şekilde tasvir eder:
"Muhammed'in zihnine her dakika, her an binlerce soru hücum ediyordu: Ben kimim? Niçin varım? Bu sınırsız kainat ne? Neye inanmalı? Fakat Hira'nın kayaları, veya Tur'un göklere uzanan zirveleri, veya harabeler, ovalar bu sorulara cevap veriyor muydu? Asla! Şu devreden kainat, birbirini takip eden gündüz ve gece, parıldayan yıldızlar ve sağnaklar getiren bulutlar  Bunların hiçbiri bu sorulara cevap veremiyordu "
Peygamberliğin başlangıcında Resul-i Ekrem'e sırlar, rüyasında belirmeye başladı Onun rüyada gördüğü her şey aynen gerçekleşiyordu 25
Bir gün Hz Muhammed Hira mağarasında tefekküre dal*mışken, gayb aleminin meleği kendisine şu sözleri söyledi:
"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir O Rab ki kalemle yazmayı öğretti İnsana bilmediği şeyleri öğretti "26
Kaynak
Emine Eroğlu
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|