Şengül Şirin
|
Bağımsızlık Endonezya Cumhuriyeti-Sukarno'nun başkanlık dönemi-Suharto dönemi
Bağımsızlık Endonezya Cumhuriyeti
Yabancı bir devletin çıkarına işleyen iktisadi kalkınma gerekli olan reformları beraberinde getirmedi Avrupa'daki düşünce akımlarıyla kurulan ilişkiler, Japonya' nın kazandığı zaferler, 1917 ekim devrimi milliyetçiliği geliştirdi Partiler kuruldu: dini Sarekat islam indonesia partisi (1911), Endonezya komünist partisi ya da PKİ (Partai Kominis indonesia, 1920), Dr Sukarno tarafından kurulan (1927), sosyalist eğilimli Endonezya milliyetçi partisi ya da PNİ (Partai Nasionaiis indonesia) Ortaya çıkan ılımlılar Lahey'den hiçbir ödün koparamadılar ikinci Dünya savaşı sırasında Japonlar, Hollanda sömürgesini işgal ettiler (aralık 1941-nisan 1942) işgalciler, ülkenin kaynaklarını vahşice sömürdüler, ama milliyetçi önderleri serbest bıraktılar; onlar da bu durumdan yararlanarak özerklik istediler Japonya'nın teslim olmasıyla önce bağımsızlık (17 ağustos 1945), ardında Endonezya Cumhuriyeti ilan edildi ve Sukarno cumhurbaşkanı oldu (18 ağustos)
Hollanda hükümeti, mayıs 1946'da tanıdığı cumhuriyet topraklarını Cava ile sınırlamak ve cumhuriyeti Lahey' den yönetilen bir federasyon içinde tutmak istiyordu, ingllizler'in takımadayı işgal ettikleri bir geçiş döneminde sonra hollandalı askerlerin Endonezya'ya çıkmalarıyla başlayan gerilla savaşı ekim 1946'ya kadar sürdü Linggadcati antlaşması'yla (15 kasım 1946) Hollandalılar ve Endonezyalılar, Hollanda krallığı'nı (Hollanda, Surinam, Curaçao) ve Birleşik Endonezya Devletleri'ni (Endonezya Cumhuriyeti [Cava, Sumatra Madura], Kalimantan ve "Büyük Dou") kapsayan bir Hollanda-Endonezya birliği'nin kurulmasını öngörüyorlardı Daha sonra, Hollanda, Cumhuriyet toprakları üzerinde iki kez (temmuz 1947, araiık 1948) polis harekâtına başvurdu Güvenlik konseyi nin kabul ettirdiği bir ateşkesten (3 ağustos 1949) ve Lahey yuvarlak masa toplantısından (23 ağustos - 2 kasım 1949) sonra Hollanda, egemenlik haklarını, 27 aralık 1949'da Hollanda-Endonezya birliği'nin bir parçası olan Birleşik Endonezya Devletleri'ne (14 aralık 1949 tarihli geçici anayasaya göre on altı konfedere devlet) bıraktı
Sukarno'nun başkanlık dönemi
Adalarda, özellikle iktisadi bağımsızlık isteyen Sumatra'da, Moltik adalarında (25 mayıs 1950'de ilan edilen Güney Molük Cumhuriyeti), hatta Cava'da (yüzbaşı Westerling'in Bandung'a yönelik başarısız hükümet darbesi, ocak 1950), Cava hükümetini hedef alan ayrılıkçı hareketler ortaya çıktı Endonezya, bu hareketlere, ülkenin birliğini sağlayan bir anayasayla (ağustos 1950), Hollanda ile birliği bozarak (ağustos 1954), irian'ı (Batı Yeni Gine) talep ederek ve Hollanda plantasyonlarını millileştirerek karşılık verdi Endonezya Bandung konferansı'nda (nisan 1955) üçüncü dünya halklarının temsilcilerini kabul eden de Endonezya oldu
Başkan Sukarno, "batı demokrasisi"ne benzemeyen "güdümlü bir demokrasi" kurdu (şubat 1957) Karşılıklı işbirliği hükümeti (gotong royong) ve PKİ dahil tüm partilerin temsil edileceği bir Ulusal konsey oluşturmaya çalıştı Partilerin çoğu bu girişime karşıydı Mart ayında, Sulavesi (Celebes),Molük adaları ve Sumatra'da ayaklanmalar patlak verdi Sukarno, ordunun ve silahlı kuvvetler komutanı general Nasution'un yetkilerini artıran sıkıyönetimi ilan etti, nisan ayında Cuanda Kartavicaya'nın başkanlığında PNİ-NU'dan (Partai Nasionalis İndonesia-Nahdatul Ulama [müslüman]) oluşan bir olağanüstü durum hükümeti ve PKİ'nin de katıldığı Ulusal konseyi kurdu Ağustos ayında "Yeni bir yaşam hareketi"ni başlattı
30 kasımda düzenlenen bir suikasttan kurtuldu; suikast, Hollanda aleyhtarı yeni bir kampanyaya yol açtı; Hollandalıların mallarına el kondu ve çok sayıda hollandalı sınır dışı edildi 15 şubat 1958'de isyancılar, Pa-dang'da (Sumatra) Endonezya Cumhuriyeti devrimci hükümetini İlan ettiler (PRRİ) Ama ordu, temmuz ayında, ayaklanmacıların işgal ettikleri başlıca kentleri geri aldı; sıkıyönetimin ilan edilmesi ve Hollanda şirket ve plantasyonlarının millileştirilmesi sayesinde gücü artmış olan ordu PNİ ile PKİ'nin yakınlaşmasından kaygılandı
5 temmuz 1959'da Sukarno, başkanlık rejiminin kuran 1945 Anayasası'nı yeniden yürürlüğe sokan bir kararnameyi imzaladı, ve bir "çalışma" hükümeti kurdu; Nasution'u güvenlik ve savunma bakanlığına atadı Ağustos ayında, "Endonezya tipi sosyalizmi" öngören "siyasal manifesto' 'sunu (Manipol) ve'' Nasakom'' u (milliyetçi, dini ve komünist güçlerin ittifakı) açıkladı Mart 1960'ta parlamentoyu dağıttı ve sadece İktidar partilerinin temsilcilerinden oluşan yeni bir meclis oluşturdu; muhalefet bastırıldı Bir "Ulusal cephe" kuruldu Bu sistem eylül 1965 hükümet darbesine dek sürdü Sukarno, ordunun milliyetçi isteklerini karşılamayı ve kamuoyunun dikkatini bozuk iktisadi durumdan uzaklaştırmayı düşünüyordu; bu amaçla irlan için Hollanda'ya, sonra Malezya'ya karşı cephe aldı Cakarta, Lahey' le ilişkilerini kesti (ağustos 1960) ve birkaç komando operasyonuna girişti Ağustos 1962'de Hollanda'nın irian üzerindeki egemenliği BM'ye 1 mayıs 1963'tede Endonezya'ya devredildi
Buna karşılık Malezya ile "çekişme" başarısızlıkla sonuçlandı Malezya başbakanı Tunku Abdurrahman ile görüşen ve 1963 yazında Malezya ve Filipinler'! de içine alan bir Malezya ulusları konfederasyonu (Mafilindo) kurmayı tasarlayan Sukarno, 16 eylül 1963'te Büyük Malezya federasyonumun ya da Mal aysia"nın kurulmasını önleyemedi ABD ve Uluslararası para fonu, Endonezya'ya yaptıkları iktisadi yardımı durdurunca ülke giderek daha fazla SSCB ve Çin'e yöneldi Malayca'nın Güvenlik konseyi'ne kabul edilmesi (ocak 1965) üzerine, Cakarta BM'den ayrıldı Bunun üzerine Sukarno, kendini "ömür boyu başkan" ilan ederek (mayıs 1963) yetkilerini daha da artırdı, ingiliz ve amerikan aleyhtarı gösteriler düzenlendi (1964); tüm yabancı petrol şirketlerinin denetimi devlete geçti (mart 1965) Çin'in etkisi arttı
1961'den beri, Sukarno'yu ve siyasal düşüncesini desteklemek koşuluyla sadece on kadar partinin kurulmasına izin verilmişti Sukarno, etkisizleştirmek amacıyla, komünistler, NU'nun (Nahdatul Ulama) temsil ettiği müslümanlar,askerler ve PNİ' de toplanan milliyetçilerin katıldığı Ulusal cephe'ye dayanıyordu Rolü ve üyesi durmadan artan Aidit'in önderliğindeki PKİ, "Dvikora" kabinesi kurulurken (ağustos 1964) hükümete girdi; orduyu eleştirdi ve köylüleri, 1960'tan beri sürüncemede kalan tarım reformunu bizzat uygulamaya çağırdı Ordu ve sağ güçler, sukarnoculuğu savunma hareketi perdesi altında, güçlenmeyi sürdürdüler, iktisadi durum kötüleşmeye devam etti: 1965'te enflasyon oranı % 500'e çıktı 30 eylül 1965 akşamı Sukarno, sokakta fenalık geçirdi Cumhurbaşkanlığı muhafız birliği (Gabra-birava) komutanı yarbay Untung, nüfuzlu altı generali tutuklattı (daha sonra Halim hava üssünde öldürüldüler), başkentte stratejik noktaları denetimi altına aldı ve bir Devrimci konsey'in kurulduğunu açıkladı Ama, ertesi gün, stratejik yedek kuvvetler (KOSTRAD) komutanı general Suharto, Cakarta'da duruma egemen oldu
"Gestapu"nun (30 eylül hareketi'ni oluşturan sözcüklerin, Endonezya dilindeki ilk harfleri) başarısızlığa uğramasından hemen sonra ordu ülkede denetimi ele geçirdi Askerler, öğrenciler ve müslümanlar, PKİ'yi darbede başrolü oynamakla suçladılar Tarihin en kanlı bastırma hareketlerinden biri başladı (özellikle Cava ve Bali'de): yarım milyon komünist ya da komünist zanlısı -dışişleri bakanı Adam Malik'e göre 200 000 kişi katledildi, 250 000'den fazla insan resmen tutuklandı, çok sayıda tutuklu yargılanmadan on beş yıl cezaevlerinde bırakıldı Aidit yakalandı ve kasım ayında yargılanmadan öldürüldü PKİ yasaklandı (18 ekim) ve üyeleri tüm devlet hizmetlerinden atıldı (16 kasım)
nezya'ya bağlanmasını oy birliğiyle kabul etmişlerdi Bu kararı onaylamayanlar gerilla savaşına giriştiler ve OPM'yi (Organisas,i Papua Merdeka [Bağımsız Papua örgütü]) kurdular Aynı yıl SSCB'yle ilişkiler düzeldi; Nixon, Cakarta'yı resmen ziyaret etti 1971 seçimleri hükümetin başarısıyla sonuçlandı Seçim konusundaki bir değişiklikten yararlanan Golkar, oyların % 63'ünü alarak 227 sandalye kazandı; onu izleyen NU, hoşnut olmayanların oylarını toplayarak 58 sandalye elde etti Oyların°/o 6,9'u yani 20 sandalyeyle yetinmek zorunda kaldı Askerlere verilen 100 sandalyeyle Suharto çok rahat bir çoğunluğa sahip oluyordu Partilerin İki grupta birleşmesi ocak 1973'te gerçekleşti O sırada Millet meclisi (Devan Pervakilan Rak-yat [DPR]) üyeliklerinin dağılımı şöyleydi: Golkar 236, askerler 100, NU yandaşı dört müslüman partiden oluşan PPP 94 (Pariai Persatuan Pembangunan [Kalkınma ve birlik partisi]), ve PNİ yandaşı beş kuruluştan oluşan PDİ (Partai Demokrasi in-donesia) 30 milletvekilliği
Eylül 1971'de Suharto hükümet değişikliğine gitti; sivillere kabinesinde daha çok yer verdi Ertesi yıl başında, siyasal tutukluların bir bölümünü serbest bıraktı Mart 1973'te Parlamento Suharto'yu yeniden başkan seçerken Hamengku Buvono IX'u başkan yardımcılığına getirdi Suharto, 4 nisanda, Endonezya'ya yön veren beş ilkeye (Panca Siia'lar) getirdiği yorumu yasalaştırdı; tek bir Tanrı, hümanizm, milliyetçilik, demokrasi ve toplumsal adalet şeklinde özetlenen Panca Sita'lar her tür sosyalist yaklaşımdan arındırıldı Aynı zamanda silahlı kuvvetlerin ikili görevi ilkesini (Dvifunksi [Ülke savunması ve kalkınması]) vurguladı; bu ilke uyarınca birçok subay, çıkar ve rüşvet kaynağı olan, resmi ve iktisadi kuruluşların yönetiminde görev aldı Suharto'nun 23 martta kurduğu hükümet, sivillerin etkisini daha da artırdı
Ancak, özellikle iş çevreleriyle çlnli azınlığın işine yarayan bir iktisadi politikanın uygulanması sonucu zenginlerle yoksullar arasındaki fark büyüdü ve toplumsal gerginlik arttı 1973'te ülkede çin asıllı 2 milyon Endonezya yurttaşı vardı Ağustos ayında Bandung'da başlayan çin aleyhtarı sert gösteriler, kısa sürede zenginlerle çatışmaya dönüştü Aynı yıl, tarımsal plan açısından çok kötü geçen ve pirinç fiyatında aşırı artışa yol açan bir yıldan sonra enflasyon oranı tekrar % 25'e çıkmıştı
1974 yılı, 15 ocak olayıyla (Endonezya dilinde "Malari") başladı: japon başbakanı Tanaka Kakuei'nin Cakarta'yı ziyareti nedeniyle şiddetli gösteriler ve yağmalama eylemleriyle başladı Japonya'ya karşı duyulan geleneksel kuşkuya bir de hakları ellerinden alınan en yoksul sınıfların öfkesi eklenmişti; ayrıca, bunun yanı sıra kulisler, Suharto'nun her ikisi de özel dairelerin başında olan iki başyardımcısı general Sumitro ve general Murtopo arasındaki siyasal mücadeleyle kaynıyordu "Malari" ile ilişkili olduğu sanılan general Sumitro, 49 yaşında "zorunlu emekliliğe" sevk edildi
Dış politikada Endonezya'nın rolü, 1970'li yılların ilk yarısında arttı 1971'de papa Paulus VI ve kraliçe Juliana, Cakarta'ya geldiler; ertesi yıl da Suharto Avrupa'ya gitti Amacı, Batı Avrupa ile ilişkilerini artırarak ABD ve Japonya ile ilişkilerini dengelemekti Aynı zamanda ASEAN üyesi beş ülke, ilişkilerini, özellikle iktisadi işbirliği konusunda sıkılaştırdılar; Cakarta' da sürekli bir sekreterlik kuruldu (1974) Ocak 1973'te, ABD ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti'nin ortak isteği üzerine Endonezya, Vietnam savaşı'na ilişkin Paris antlaşmalarının uygulanmasını sağlamakla görevli Uluslararası denetim ve gözetim komisyonu'na katıldı
Birinci beş yıllık planın sonunda Suharto, umut verici bir iktisadi bilanço elde etti Ama nüfus, tedirgin edici bir hızla artı-
yor, 109 milyondan 132 milyona çıkıyordu; bunun üçte ikisi Cava ve Bali'de toplanmıştı; oysa öbür adalara göç çok sınırlı kaldı Çalışan nüfusun % 30'u işsizdi Hayat pahalılığı büyük bir hızla artıyordu Topraksız köylü sayısının artması zaten aşırı derecede kalabalıklaşmış olan kentlerin daha da şişmesine neden oldu Ayrıca dış borç, Sukarno zamanındakini geçti
Portekiz devrimi ve Doğu Timor'un sömürgelikten kurtularak bağımsızlığına kavuşma olasılığı endonezyalı askerleri rahatsız etti Suharto, Endonezya'ya bağlanmayı reddeden milliyetçi Fretilin hareketine karşı bir eyleme girişilmesini isteyen generallerini yatıştırmada zorluk çekti Kısa ve karışık bir iç savaştan sonra Fretilin bağımsızlığını ilan etti (28 kasım 1975) 7 aralıkta Doğu Timor'u istila eden Endonezya birlikleri başkent Dili'yi İşgal ettiler Fretilin, buna, yıllarca sürecek bir gerilla savaşıyla karşılık verdi Zora dayalı bu ilhak, halka felaket getirdi; bastırma hareketleri ve kıtlık nedeniyle 1974'te650 000 olan nüfus 1978'de 522 000'e düştü Büyük üstünlüğüne karşın cakarta ordusu direnişi bastıramadı 31 mayıs 1976'da Cakarta'nın kurduğu "Doğu Timor eyalet hükümeti" bölgenin Endonezya'ya katılmasını İstedi; 17 temmuzda Suharto, Doğu Timor'un, ülkenin 27 eyaleti olduğunu ilan etti
Rejime karşı giderek artan iç eleştirilere rağmen, hükümet ve devlet tarafından desteklenen Golkar, 2 mayıs 1977 seçimlerini kazandı Fakat daha ağustos ayında öğrenciler Suharto ve karısına karşı gösterilere başladılar Ordu, bu hareketi bastırdı; haber denetimi yeniden kuruldu Bir kez daha rakipstz kalan Suharto, 22 mart 1978'de oybirliğiyle seçildi
1979'da hükümet, halkın moralini yükseltmek ve canlanan doktriner islamlıkla mücadele etmek amacıyla yeniden "sukarnoculuğa", milliyetçiliğe ve Cava gele'neklerine sarıldı Aralık ayında Gestapu' nun, yargılanmadan tutuklu kalan son siyasal tutukluları da serbest bırakıldı 13 mayıs 1980'de, Nasution ya da Cakarta ~ eski valisi Ali Sadikin gibi emekli generallerin yönettiği "50'ler grubu", Suharto'nun Panca SUa'ya ihanet ettiğini açıklayınca bu sefer kendileri başkanı öldürmeyi tasarlamakla suçlandılar ve evlerinde göz hapsine alındılar 1980 ve 1981'de, Cava' nın merkezinde, kısa sürede zenginlere karşı eylemlere dönüşen çin aleyhtarı ciddi gösteriler düzenlendi
Bununla birlikte konjohktür elverişliydi: fiyatlar, bu arada petrol fiyatı da çok artmıştı Üçüncü beş yıllık kalkınma planı (1978 -1983), bu elverişli durumdan yararlanarak "gelişmenin meyvelerinin eşit bir şekilde dağıtılacağını" açıkladı 1979-80'de petrol arama çalışmaları yeniden başladı Mayıs 1982 genel seçimleri bir kez daha Golkar'ın zaferiyle sonuçlandı Mart 1983'te Suharto yeniden seçildi Paranın değeri, dolara göre, % 27,5 oranında düşürüldü (1983) 24-25 nisan 1985'te Asya -Afrika konferansinın 30 yıldönümünde 80 Asya ve Afrika ülkesinin temsilcileri Bandung'ta yeniden bir araya geldi Toplantıyı açış konuşmasında başkan Suharto, 1955 Bandung konferansinın ilkeleri ışığında, Namibya, Filistin gibi bağımsızlık savaşlarını sürdüren ülkeler halklarının desteklenmesi gerektiğini söyledi Öte yanda Endonezya'ya bağlı D Timor'da bağımsızlık için çarpışan Fretilin örgütüne karşı baskı, işkence ve kıyım sürdürüldü
Suharto dönemi
Sukarno, orduya karşı yeni bir güç oluşturmaya çalışarak ve kendini hakem gibi göstererek durumu düzeltmek istiyordu Ama ordu, yavaş yavaş ağır bastı ("yeni düzen'') Su karno tüm yetkileri Suharto'ya devrettiğini belirten 11 mart 1966 Duyurusu'nu imzalamak zorunda kaldı Ertesi gün, aralarında başlıca yardımcısı Subandrio'nun da bulunduğu on beş bakan tutuklandı 27 martta Sukarno, hükümeti değiştirmek zorunda bırakıldı; yeni kabinede Suharto güvenlik ve savunma, Adam Malik dışişleri ve Cogcakarta sultanı Hamengku Buvono IX iktisat bakanlıklarına getirildiler Bu arada yandaşlarının tasfiye hareketi sürerken, Halk danışma kongresi (MPRS) Sukarno'nun ömür boyu başkanlığını kaldırdı (5 temmuz) ve Suharto'ya görevini yapamama durumunda, Sukarno'nun yerine geçme yetkisi verdi 20 şubat 1967'de yürütme erki kendisine devredilen Suharto mart ayında "vekâleten başkan" oldu Bir buçuk yıl sonra Sukarno, Bogor'da gözetim altına alındı 21 haziran 1970'te öldü
Suharto, öncelinin kurduğu düzeni temelden değiştirdi, içişlerinde antikomü-nizm en sert biçimiyle uygulandı, iyice zayıflamış bir ekonomiye çeki düzen vermek amacıyla, ABD'de yetişmiş ve Dünya bankası'na yakın teknokratların ("Berke-ley mafyası") himayesinde liberal bir siyaset uygulandı Dış siyasette Endonezya, Batı'ya yaklaştı, komünist rejimlerden, özellikle de ilişkilerin "dondurulduğu" (9 ekim 1967) Çin'den uzaklaştı 11 ağostos 1966'da Malaysia ile ihtilafa son verildi; ertesi ay Endonezya, BM'deki yerini yeniden aldı 1967'de Malaysia ve Singapur ile diplomatik ilişkiler yeniden canlandırıldı ve Güneydoğu Asya ulusları örgütü (ASEAN) kuruldu Yeniden Amerika yanlısı olan Endonezya, uluslararası yardımdan yararlanmaya başladı Sultan Hamengku Buvono IX, "3 ekim düzenlemesi" denilen bir istikrar planını yürürlüğe koydu (1966); bu plan, bütçe dengesini, dış ticaretin liberalleşmesini, dış borçların ödenmesini, iç fiyatların yeniden ayarlanmasını, bürokrasiyle mücadeleyi ve yerel zenginlikleri geliştirmek için yabancı yatırımlara çağrıyı öngörüyordu Durum, kısa zamanda düzeldi, petrol üretimi ve ihracat yeniden başladı Ama ülke, uluslararası konjonktürdeki değişmelere gittikçe daha bağımlı oluyordu Ayrıca dış borçlanma büyük ölçüde arttı
Başkanlığı mart 1968'de MPRS tarafından onaylanan Suharto, genel seçimleri 1971'e erteledi, iktidarını pekiştirdi, ama aşırı müslümanlar, ahlaksızlığa karşı gösteriler düzenleyen öğrenciler, sertlik yanlıları ve öbür rakip generallerle uğraşmak zorunda kaldı Partilerin etkisi kalmadı: Sukarno'nun, bölünen PNİ'si, Suharto'ya yanaştı; Suharto, siyasal kuruluş sayısını ikiye, ordu (parlamentoda 460 sandalyeden 100'ünü elde etti) ve çeşitli toplumsal örgüt ve güçleri temsil eden Golkar'ın da bulunduğu parlamento grupları ise dörde indirmek istedi;
Golkar, daha sonra devlet partisi oldu 1969'da ilk beş yıllık plan (Repelita 1) yürürlüğe girdi 16 haziran 1969'da Suharto, irian Papular'ının "özgür seçim kararı"nı açıkladı: Cakarta' nın seçtiği 1 025 delege bölgenin Endonezya'ya bağlanmasını oy birliğiyle kabul etmişlerdi Bu kararı onaylamayanlar gerilla savaşına giriştiler ve OPM'yi (Organisas,i Papua Merdeka [Bağımsız Papua örgütü]) kurdular Aynı yıl SSCB'yle ilişkiler düzeldi; Nixon, Cakarta'yı resmen ziyaret etti 1971 seçimleri hükümetin başarısıyla sonuçlandı Seçim konusundaki bir değişiklikten yararlanan Golkar, oyların % 63'ünü alarak 227 sandalye kazandı; onu izleyen NU, hoşnut olmayanların oylarını toplayarak 58 sandalye elde etti Oyların°/o 6,9'u yani 20 sandalyeyle yetinmek zorunda kaldı Askerlere verilen 100 sandalyeyle Suharto çok rahat bir çoğunluğa sahip oluyordu Partilerin İki grupta birleşmesi ocak 1973'te gerçekleşti O sırada Millet meclisi (Devan Pervakilan Rak-yat [DPR]) üyeliklerinin dağılımı şöyleydi: Golkar 236, askerler 100, NU yandaşı dört müslüman partiden oluşan PPP 94 (Pariai Persatuan Pembangunan [Kalkınma ve birlik partisi]), ve PNİ yandaşı beş kuruluştan oluşan PDİ (Partai Demokrasi indonesia) 30 milletvekilliği
Eylül 1971'de Suharto hükümet değişikliğine gitti; sivillere kabinesinde daha çok yer verdi Ertesi yıl başında, siyasal tutukluların bir bölümünü serbest bıraktı Mart 1973'te Parlamento Suharto'yu yeniden başkan seçerken Hamengku Buvono IX'u başkan yardımcılığına getirdi Suharto, 4 nisanda, Endonezya'ya yön veren beş ilkeye (Panca Siia'lar) getirdiği yorumu yasalaştırdı; tek bir Tanrı, hümanizm, milliyetçilik, demokrasi ve toplumsal adalet şeklinde özetlenen Panca Sita'lar her tür sosyalist yaklaşımdan arındırıldı Aynı zamanda silahlı kuvvetlerin ikili görevi ilkesini (Dvifunksi [Ülke savunması ve kalkınması]) vurguladı; bu ilke uyarınca birçok subay, çıkar ve rüşvet kaynağı olan, resmi ve iktisadi kuruluşların yönetiminde görev aldı Suharto'nun 23 martta kurduğu hükümet, sivillerin etkisini daha da artırdı
Ancak, özellikle iş çevreleriyle çlnli azınlığın işine yarayan bir iktisadi politikanın uygulanması sonucu zenginlerle yoksullar arasındaki fark büyüdü ve toplumsal gerginlik arttı 1973'te ülkede çin asıllı 2 milyon Endonezya yurttaşı vardı Ağustos ayında Bandung'da başlayan çin aleyhtarı sert gösteriler, kısa sürede zenginlerle çatışmaya dönüştü Aynı yıl, tarımsal plan açısından çok kötü geçen ve pirinç fiyatında aşırı artışa yol açan bir yıldan sonra enflasyon oranı tekrar % 25'e çıkmıştı
1974 yılı, 15 ocak olayıyla (Endonezya dilinde "Malari") başladı: japon başbakanı Tanaka Kakuei'nin Cakarta'yı ziyareti nedeniyle şiddetli gösteriler ve yağmalama eylemleriyle başladı Japonya'ya karşı duyulan geleneksel kuşkuya bir de hakları ellerinden alınan en yoksul sınıfların öfkesi eklenmişti; ayrıca, bunun yanı sıra kulisler, Suharto'nun her ikisi de özel dairelerin başında olan iki başyardımcısı general Sumitro ve general Murtopo arasındaki siyasal mücadeleyle kaynıyordu "Malari" ile ilişkili olduğu sanılan general Sumitro, 49 yaşında "zorunlu emekliliğe" sevk edildi
Dış politikada Endonezya'nın rolü, 1970'li yılların ilk yarısında arttı 1971'de papa Paulus VI ve kraliçe Juliana, Cakarta'ya geldiler; ertesi yıl da Suharto Avrupa'ya gitti Amacı, Batı Avrupa ile ilişkilerini artırarak ABD ve Japonya ile ilişkilerini dengelemekti Aynı zamanda ASEAN üyesi beş ülke, ilişkilerini, özellikle iktisadi işbirliği konusunda sıkılaştırdılar; Cakarta' da sürekli bir sekreterlik kuruldu (1974) Ocak 1973'te, ABD ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti'nin ortak isteği üzerine Endonezya, Vietnam savaşı'na ilişkin Paris antlaşmalarının uygulanmasını sağlamakla görevli Uluslararası denetim ve gözetim komisyonu'na katıldı
Birinci beş yıllık planın sonunda Suharto, umut verici bir iktisadi bilanço elde etti Ama nüfus, tedirgin edici bir hızla artıyor, 109 milyondan 132 milyona çıkıyordu; bunun üçte ikisi Cava ve Bali'de toplanmıştı; oysa öbür adalara göç çok sınırlı kaldı Çalışan nüfusun % 30'u işsizdi Hayat pahalılığı büyük bir hızla artıyordu Topraksız köylü sayısının artması zaten aşırı derecede kalabalıklaşmış olan kentlerin daha da şişmesine neden oldu Ayrıca dış borç, Sukarno zamanındakini geçti
Portekiz devrimi ve Doğu Timor'un sömürgelikten kurtularak bağımsızlığına kavuşma olasılığı endonezyalı askerleri rahatsız etti Suharto, Endonezya'ya bağlanmayı reddeden milliyetçi Fretilin hareketine karşı bir eyleme girişilmesini isteyen generallerini yatıştırmada zorluk çekti Kısa ve karışık bir iç savaştan sonra Fretilin bağımsızlığını ilan etti (28 kasım 1975) 7 aralıkta Doğu Timor'u istila eden Endonezya birlikleri başkent Dili'yi İşgal ettiler Fretilin, buna, yıllarca sürecek bir gerilla savaşıyla karşılık verdi Zora dayalı bu ilhak, halka felaket getirdi; bastırma hareketleri ve kıtlık nedeniyle 1974'te650 000 olan nüfus 1978'de 522 000'e düştü Büyük üstünlüğüne karşın cakarta ordusu direnişi bastıramadı 31 mayıs 1976'da Cakarta'nın kurduğu "Doğu Timor eyalet hükümeti" bölgenin Endonezya'ya katılmasını İstedi; 17 temmuzda Suharto, Doğu Timor'un, ülkenin 27 eyaleti olduğunu ilan etti
Rejime karşı giderek artan iç eleştirilere rağmen, hükümet ve devlet tarafından desteklenen Golkar, 2 mayıs 1977 seçimlerini kazandı Fakat daha ağustos ayında öğrenciler Suharto ve karısına karşı gösterilere başladılar Ordu, bu hareketi bastırdı; haber denetimi yeniden kuruldu Bir kez daha rakipstz kalan Suharto, 22 mart 1978'de oybirliğiyle seçildi
1979'da hükümet, halkın moralini yükseltmek ve canlanan doktriner islamlıkla mücadele etmek amacıyla yeniden "sukarnoculuğa", milliyetçiliğe ve Cava gele'neklerine sarıldı Aralık ayında Gestapu' nun, yargılanmadan tutuklu kalan son siyasal tutukluları da serbest bırakıldı 13 mayıs 1980'de, Nasution ya da Cakarta ~ eski valisi Ali Sadikin gibi emekli generallerin yönettiği "50'ler grubu", Suharto'nun Panca SUa'ya ihanet ettiğini açıklayınca bu sefer kendileri başkanı öldürmeyi tasarlamakla suçlandılar ve evlerinde göz hapsine alındılar 1980 ve 1981'de, Cava' nın merkezinde, kısa sürede zenginlere karşı eylemlere dönüşen çin aleyhtarı ciddi gösteriler düzenlendi
Bununla birlikte konjohktür elverişliydi: fiyatlar, bu arada petrol fiyatı da çok artmıştı Üçüncü beş yıllık kalkınma planı (1978 -1983), bu elverişli durumdan yararlanarak "gelişmenin meyvelerinin eşit bir şekilde dağıtılacağını" açıkladı 1979-80'de petrol arama çalışmaları yeniden başladı Mayıs 1982 genel seçimleri bir kez daha Golkar'ın zaferiyle sonuçlandı Mart 1983'te Suharto yeniden seçildi Paranın değeri, dolara göre, % 27,5 oranında düşürüldü (1983) 24-25 nisan 1985'te Asya -Afrika konferansinın 30 yıldönümünde 80 Asya ve Afrika ülkesinin temsilcileri Bandung'ta yeniden bir araya geldi Toplantıyı açış konuşmasında başkan Suharto, 1955 Bandung konferansinın ilkeleri ışığında, Namibya, Filistin gibi bağımsızlık savaşlarını sürdüren ülkeler halklarının desteklenmesi gerektiğini söyledi Öte yanda Endonezya'ya bağlı D Timor'da bağımsızlık için çarpışan Fretilin örgütüne karşı baskı, işkence ve kıyım sürdürüldü __________________
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|