Şengül Şirin
|
Cevap : Böcek Virüslerinin Biyoteknolojik Önemi-The Significance of Insect Viruses in Biotechnology
Virüs genomuna yabancı genlerin yerleştirilme prensipleri: Bakülovirüs genomlarının büyük (80-180 kbp) olmasından dolayı, yabancı DNA'ların bakülovirüs genomuna yerleştirilmesi için bakteri veya maya vektörlerine benzer bir tarzda, restriksiyon enzimleri ve DNA ligaz kullanılarak, direkt olarak çalışmada güçlükler vardır Polh genini oluşturan virüs genomu bölgeleri, bakteriyal plazmide yerleştirilerek Escherichia coli'de veya polimeraz zincir reaksiyonuyla (PCR) çoğaltılır
Daha sonra, polh geni restriksiyon enzimleri ve ekzonükleazlar kullanılarak elde edilir Promotorün hemen aşağısında sadece bir restriksiyon enzimi yeri oluşturulması, yabancı DNA'nın yerleştirilmesini kolaylaştırır Oluşturulan bu son plazmid transfer vektörü veya rekombinasyon vektörü olarak adlandırılır ve çeşitli şekillerde düzenlenir Böylece, transfer vektörü polh genine ait kodlayan bölgeden mahrum fakat, rekombinasyon için gerekli olan askı bölgelerine sahip ve işaret geni taşıyan bir plazmiddir
Şekil 2'de, ilgili bir ekzogen proteini ifade etmekte olan rekombinant bakülovirüslerin üretimi, seçimi ve izolasyonu şematik olarak gösterilmektedir Öncelikle, uygun promotor-okuma zinciri-askı bölgelerini taşıyan bir transfer vektörü, kültür edilmiş böcek hücrelerine ya yabani tip virüs enfeksiyonu sonrası ya da yabani tip virüs DNA'sıyla birlikte transfer edilir Bu enfeksiyonun ürünlerinden rekombinant virüsler seçilir ve plak saflaştırmasına tabi tutulur Saf rekombinant virüsler ilgili proteini üretmek için kullanılır
Tüm rekombinant proteinler için ideal bir gen ifade sistemi henüz geliştirilememiştir Gen ifadesinde kullanılan bakteriyal, plazmid, faj, viral ve YAC vektörlerinin her biri, rekombinant protein yapısına ve onun kullanılış özelliğine uygunluk gösterir BEVS diğerlerine göre birçok avantaja sahiptir
Bunlar, BEVS'inin protein üretimi için ökaryotik bir ortam olması, sistemde çeşitli virüs gen ürünlerinin kullanılabilmesi, sistemin güçlü gen promotorlerine sahip olması, sistemde temporal faktörlerin olması, olgunlaşmamış genlerin (örneğin, cDNA'lar) yüksek oranda ifade edilmesi, büyük genlerin ekspresyonlarının yapılabilmesi, gen ifadesinin 27°C'de meydana gelebilmesi, teknoloji basitliği, sistemin güvenilir olması ve bol miktarda üretimin yapılabilmesidir
Böcek virüslerinin gen terapi vektörü olarak kullanılmaları: Gen terapisi, hastalıkların oluşmasına sebep olan kusurlu genleri düzeltmek için son zamanlarda geliştirilen önemli bir yöntemdir Araştırıcılar bu amaçla çeşitli yaklaşımlardan faydalanmaktadır Bunlardan en sık kullanılanı, fonksiyonel olmayan genler çıkarılıp, genomda spesifik olmayan bir yere fonksiyonel genlerin sokulmasıdır Bir başka yöntemde kusurlu genler homolog rekombinasyonla normal gen ile değiştirilebilirler Diğer bir yöntemde ise normal gen bu genin işlevinin geri dönmesini sağlayan geri mutasyon ile tamir edilebilir Ayrıca, belli genlerin regülasyonu uyarılabilir
Günümüzde, gen terapisi için böcek virüslerinin kullanılmasına yönelik çalışmalar istenen düzeyde olmamasına rağmen, bazı önemli çalışmalar mevcuttur Bu çalışmalarda gen terapisinde bakülovirüslerin kullanımının diğer gen terapisi yöntemlerine göre avantajları açıkça sergilenmiştir (Hofmann ve ark 1995; Boyce ve Bucher 1996; Ghosh 2002; Kost ve Condrey 2005; Van Oers 2006) Bunların böcek kaynaklı olmaları, insan bağışıklık sistemine cevap oluşturmamaları ve insanlarda patojen olmamaları gibi özellikleri bu virüslerin gen terapisinde kullanılma nedenlerini artırmaktadır Ayrıca, vektörlerde rekombinatların seçimine imkan veren işaret genleri, çermeleri, yapay kromozomlar gibi büyük DNA'ların aktarılabilmelerine imkan sağlamaları, çok yüksek verimlilikte rekombinasyon oluşturma kapasitelerine sahip olmaları, serumsuz ortamlarda üretilebilmeleri gibi özellikler bakülovirüsleri önemli gen terapi vektörü haline getirmiştir
Hatta bu özellikler diğer böcek virüslerinde de bulunabilir Ancak, böcek virüsleriyle yapılan gen terapisi çalışmaları günümüzde bakülovirüslerle sınırlı olup, diğer böcek virüsleri bu anlamda henüz çalışılmamıştır Bakülovirüslerin bu alandaki çalışılma avantajları, diğer böcek virüslerinin de etkili bir şekilde gen terapisinde kullanılabileceği yönündeki görüşleri güçlendirmektedir Bu nedenle, diğer böcek virüslerinin gen terapisi çalışmalarında kullanılması yönünde detaylı çalışmalara ihtiyaç vardır
Sonuç
Yukarıda da belirtildiği gibi, böcek virüsleri son yıllarda zirai mücadele, moleküler biyoloji, gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarında tüm dünyanın ilgisini çeken, bilimsel çalışma materyalleri haline gelmişlerdir Bu virüslerin, sadece bir alanda değil, çok yönlü olarak insanlığa hizmet etmekte oldukları görülmektedir İnsanlık belki de bu virüslerden yararlanmanın henüz başlarındadır Moleküler genetik ve biyoteknoloji alanlarındaki baş döndürücü bir hızla meydana gelen gelişmeler, böcek virüslerini gelecekte çok daha popüler hale getirecek ve çok daha etkin bir şekilde insanoğlunun hizmetine sunacaktır
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|