04-19-2010
|
#2
|
Şengül Şirin
|
Cevap : Şirketlerde Sermaye Artışı ve Tescil İçin İstenen SMMM/YMM Raporları
yevmiye kayıtları ile 600 000 TL' den 200 000 TL zarar mahsup edilecek ve sermaye olumlu farkları hesabında 400 000 TL kalacaktır Kalan bu tutar sermayeye ilave edilebilecektir Bilanço da enflasyondan kaynaklanan herhangi bir zarar yoksa sermaye düzeltmesi olumlu farklarının tamamı sermayeye ilave edilebilecektir
V U K 'nun geçici 25'inci ve mükerrer 298 maddelerinde yer alan hükme göre, "Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur Ancak, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir Bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz " Denilmektedir
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere sermaye olumlu farklarından geçmiş yıl zararlarının mahsup edilebileceği ya da sermaye ye ilave edilebileceği bunun yapılması sadece kurumlar vergisi mükellefleri yönünden kâr dağıtımı sayılmayacağı hükme bağlanmıştır Bu işlemin gelir vergisi mükellefleri tarafından yapılması halinde kâr dağıtımı yapılmış sayılıp, gelir vergisi stopajı yapılması gündeme gelecektir
Sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye ilave edilmesi tescile tabi bir işlemdir Sermayeye ilave edilmesine karar verilmesi halinde SMMM veya YMM raporu istenmesi gerekmekte isede bazı ticaret sicil memurluklarında, bunu değerleme artışı kabul ederek, Yeminli Mali Müşavir raporu istenilmektedir
2- Ortakların Şirketten Alacakları
Özellikle bazı limited şirketler aynı ailenin iki bireyi arasında kurulup, aile şirketi şeklinde faaliyetini sürdürdüğü bir vakıadır Bu şirketler kuruluşunda koydukları sermayeleri hiç artırmadan uzun yıllar düşük sermayeleri ile faaliyetini sürdürmekteler İşletme sermayesi eksikliği, ortaklar tarafından şirkete borç verilmiş gösterilerek giderilmektedir Bir süre sonra ortağın şirketten alacağı, sermayesini katlayarak geçtiği görülür
Sermayenin düşük, ortaklarının şirketten alacaklarının bu denli yüksek seyretmesi, vergi incelemesinde, vergi inceleme elamanlarının, bankalardan kredi alınması sırasında ise bankacıların eleştirilerine maruz kalmaktadır
Böylesi bir duruma meydan vermemek için ortakların şirketten olan alacaklarını sermayeye ilave ederek şirketin ihtiyacı olan gerçek sermayeyi göstermek gerekmektedir
Önceki yıllarda aile şirketi şeklindeki şirketlerde, şirketle, ortağın varlığı aynı olduğundan ortağın şirketten para çekmesi veya şirkete para koyması hiçbir prosedürü gerektirmemekteydi Muhasebe kaydının gerektirdiği duruma göre, ortak alacaklandırılmakta ya da borçlandırılmaktaydı
28 10 2003 tarihinde yayımlanan 324 sayılı V U K genel tebliğine göre ortakların şirkete 10 000 TL'nin üstünde borç para koyması ya da çekmesi tevsiki zorunlu olup, para koyması ya da çekmesi mutlaka banka, özel finans kurumlarından ya da PTT aracılığıyla tevsik edilmesi gerekmektedir Bu tutar 332 sıra no'lu V U K tebliği ile 8 000 TL düşürülmüştür
Bu şekilde tespiti yapılan ortakların şirketten alacakları sermayeye ilave edilebilecektir
Ortakların şirketten olan alacaklarının sermayeye ilave edilmesine karar verilmesi durumunda bu artışın ticaret sicilinde tescili gerektiğinden ticaret sicil memurluğu alacakların tespitine dair SMMM veya YMM tarafından düzenlenmiş rapor istemektedir
3-Geçmiş Yıl Kârları
Bilindiği üzere kurumlar vergisi mükellefleri kâr dağıtımı yapmadıkları sürece gelir vergisi stopajı yapmamaktadırlar Kâr dağıtımı yaptıklarında ise G V K 'nın 94/6 maddesinin (b-i) alt bendine göre stopaj yapmak durumundadırlar Stopaj oranı Bakanlar kurulu kararıyla 23 7 2006 tarihinden itibaren %10'dan %15'e çıkarılmıştır
Ortaklara dağıtılmayıp bilançoda geçmiş yıl kârları olarak bekletilmekte olan bu kârlar sermayeye ilave edilmesi durumunda bunun kâr dağıtımı sayılmayacağı dolayısıyla gelir vergisi stopajı yapılmayacağı aynı düzenlemede belirtilmiştir
Geçmiş yıl kârların sermayeye ilave edilmesine karar verilmesi halinde bunun ticaret sicil memurluğunda tescili gerektiğinden, tescil sırasında ticaret sicil memurluğunca, geçmiş yıl kârlarının tespitine dair SMMM veya YMM tarafından düzenlenmiş rapor istenmektedir
4- Değer Artış Fonları
V U K mükerrer 298 maddesi değişmeden önce mükellefler, aktifindeki maddi duran varlıkları her yıl yeniden değerleme oranıyla değerlendirerek bilançonun pasifinde "Sermaye Yedekleri" hesabının altında, MDV Yeniden Değer Artışları, İştirakler Yeniden Değer Artışları ve G V K 'nun 38/4 maddesine göre oluşturulan Maliyet bedeli değer artışları adı altında fonlar oluşturulmaktaydı Oluşturulan bu fonlar istenilmesi halinde sermayeye ilave edilebiliyordu Sermayeye ilave edilme kâr dağıtımı sayılmadığından vergilemede söz konusu değildi G V K 'nun 38/4 maddesi 5024 sayılı kanunun 9 maddesiyle kaldırılmıştır V U K 'nun mükerrer 298 maddesi ise 5024 sayılı kanunun 2 maddesiyle değiştirilmiştir Değişen ve 1 1 2004 tarihinde yürürlüğe giren madde de, 1 1 2004 tarihinden itibaren yeniden değerleme yapılmayacağı, bunun yerine şartlar oluştukça bilançoların enflasyon düzeltmesine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır Daha önceki yıllarda yapılmış olan yeniden değerleme değer artışlarına ait fonlar, 2003 yılı bilançolarının enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaları sırasında sıfırlanmıştır Dolayısıyla da 2003 ve sonrası yılların bilançolarında değer artış fonları yer almamaktadır
5-İştirak Hisseleri ve Gayrimenkul Satış Kârından oluşan Fonlar
Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından elde edilen kazançları öteden beri geçici maddelerle istisna edile gelmiştir 5520 sayılı kanunla 1 1 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren yeni kurumlar vergisi kanununun 5-e maddesinde bu istisna sürekli hale getirilmiştir Ancak yeni kanunda bu satışlardan elde edilen Kazancın tamamı değil %75'i
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|