Konu
:
Aşk Budur
Yalnız Mesajı Göster
Aşk Budur
01-10-2010
#
1
b@ron
Aşk Budur
EBU BEKR'DEN DAHA ÜSTÜN BİR KİMSENİN ÜZERİNE GÜNEŞ DOĞMAMIŞ VE BATMAMIŞTIR
HADİS-İ ŞERİF
'ın Resulü
emsalsiz bir sabırla insanları hidayete çağırmaya devam ediyor
Sıkıntılar
çileler ve tek tek müslüman olanlar
O
eziyetleri de rahmet gibi karşılıyor
Daima şükür halinde
Evinde
Beytullah'da ve her müsait yerde Rabbine ibadetle meşgul
Kendisine tevdi edilen insanlığı kurtarma vazifisinde yüce
'dan yardım istiyor
metanet diliyor
İşte
mücessem bir nur gibi Kabe'ye yürüyor
Alemlerin Rabbine iltica ederek yalvarıp dua edecek
Ama bırakmıyorlar!
Kim? Bir gurup münkir
Kabe çevresine toplanmış günün aktüel meselesi olan islamiyeti tartışıyorlar
Onlara göre; bir adam çıkıyor ve şöyle giden bir cemiyeti tam aksi tarafa döndürmeye uğraşıyor
Yalnız bir insan
asırlardır yerleşmiş olan her şeyi alt üst ederken kendileri ne yapıyor?
Buna kızıyorlar
Pasif kaldıkları; varlık gösteremedikleri inancındalar
Boyun damarları şişe şişe
ağızları köpüre köpüre
yürekleri gayzla dola-taşa konuşuyorlar
Bu aykırı gidişi durdurmanın günü gelmiş de geçmektedir
Daha gecikme felaketi büyütmek olacaktır
öyleyse her imakını kullanarak bu yeni dini söndürmek; hatta Muhammed'in vücudunu ortadan kaldırmak lazımdır
Onlar böyle hararetle konuşurken birden Kabe-i şerifi tavaf etmekte olan efendimizi gördüler
bu görme
aç kurtlar sürüsünün bir ceylanı kırlarda yalnız başına dolaşırken görmesi gibiydi
işte bundan daha güzel imkan
bundan daha müsait fırsat olamazdı ki!
Kurtlar
O mübarek insana dört bir yandan saldırmak üzere atıldı
Boğmak
öldürmek
kinlerini doyurmak niyetindeler! Ukbe bin Muayt'ın murdar elleri bir çelik kelepçe gibi Sevgili Peygamberimizin boynunu sıkmakta
Bir yandan da yüce nebinin yüzüne tükürüyor
En zor an ve tarihin şansız enstantanelerinden biri; iki cihan sultanı
zor nefes alıyor
Ukbe
işin farkında; az daha sıksa nefesi kesilecek
Hep birden çullanıyorlar
Bir vahşet tablosu
Kendilerini iyiliğe
insanlığa
İslamiyete ve ebedi güzelliğe çağıran hem de soylu
anlı namlı adamların ettiğine bakın
Başlarına problem gibi gördükleri Sevgili Peygamberimizden kurtulmak üzereler
ama kurtulamıyacaklar
Onların dert dediği ebedi saadet
an an
gün gün gelişecek ve nurun aydınlığı bütün cihanı dolduracaktır
Kafirler
Resulullah'ı böyle mecnun bir çılgınlıkla incitirler ve Ukbe ismindeki canavar
Peygamberimizin nefesini kesmeye uğraşırken; Yüce
bir küçük cilve ile onlara hedef şaşırtır ve sevgilisini ellerinden kurtarır
Hazret-i Ebu Bekir
oradan geçiyor
İtişip kakışmakta olan kalabalığın ortasında efendisi; efendimiz Muhammed mustafa
sallallahü aleyhi ve sellem'i fark etmekte gecikmedi
Farkeder etmez de yıldırım gibi azgınların arasına daldı
Narası
müşrikleri olduğu yerde durdurdu ve baışlar kendine döndü; Ukbe'nin parmakları gevşedi
bu ses de kimin? Bu işe karışan da kim?
-Siz alemlerin Rabbinden ayet getiren ve Rabbim
'tır diyen birini mi öldüreceksiniz?
İman
aşk ve ihlasla dolu sual
müşriklerin yüzünde kamçı gibi sakladı
Şimdi öfkeleri daha katmerliydi
Muhammed'e dinini yaymak için destek olması
atalarının dinini tert etmesi yetmiyormuş gibi şimdi de ona arka çıkıyordu ha!
Peygamberimizi bırakarak O'nun aziz dostuna çullandılar
Sakalını yoluyor
tekme-tokat yağdırıyorlardı
Utbe bin Rabia adlı insafsız
ayakkabısı ile Hazret-i Ebu Bekr'in suratına
suratına vurarak yüzünü gözünü kan içinde koydu
Ebu Bekr
radıyallahü anh
linç edilmek üzereydi ki Teymoğullarından bazıları yetişerek kendisini zor kurtardılar
Evine sedye ile götürdüler
Teymoğulları
eshabın en büyüğünün kabilesi
O'nu evine bıraktıktan sonrra da bu alçaklığı yapanlara gelip:
-Ebu Bekr'e hele bir şey olsun
kozumuzu o zaman paylaşırız!!! Diyerek içlerine derin korkular saldılar
Saldırgan sürüsü
kuyruğunu bacak rasına saklayan suçlu köpekler gibi süklüm büklüm oradan savuşup gözden kayboldular
Efendimiz seçkin arkadaşı
gün batımına kadar komadan çıkmadı
Gün
çölü bir sünger gibi eme eme ve her yeri tunca çevirerek batarken gözleri aralandı ve dudakları kıpırdadı
Evet; dudakları kıpırdadı
Başındakiler sevinçle karışık telaşda
ne diyor; bir şey mi istiyor? Su mu
tabib mi
ilaç mı? Kulak tutuyorlar
Sual
derin denizler gibi bereketli bir kalbden havalanan güvercinler gibi
Som aşk
som ihlas ve tam bağlılık:
Ebu Bekr
radıyallahü anh
kafası yarılmış
sakalı yolunmuş
yüzü gözü yara-bere içinde ve bitkin bir halde iken mecalsiz bir sesle soruyor:
-Resulullah nicedir; ne yapar? O'na hakaret etmişlerdi
İşte islam ahlakı ve işte mü'min
En zor zamanda bile kendi canının değil; canından aziz bildiğinin derdinde
Sanki kendisi yoktur O vardır
Evet; bu yüce sahabi
O'nda fena bulmuştur
Bu sebeple konuşabildiği; hislerini kelimelere söyletebildiği an
efendimiz ve O'nun sağlığını soruyor
kendimi düşünmek arka planda
Ev iyice tenhalaştı
Gelenler yavaş yavaş ayrılıyor:
Annesi Hazret-i Ebu Bekr'in başında oğlunun yanında eriyen bir mum gibi
Odanın loşluğundan göz yaşları sesiz dökülüp duruyor
Ordakiler annesine:
-Sor bakalım
diyorlar
Bir şey içmek ister mi?
Anneciği suskun
az bekledi
Gözleri ile oğlunun yüzünü taradı ve yumuşak
tane tane kelimelerle sordu
-Canın ne ister evladım; karnın aç mı?
Sahabi ahlakında önce can sonra canan değil
önce canan sonra can geliyor
önce; her şeyden önce varlık ve imanımızı borçlu olduğumuz kainatın baş tacı
Ebu Bekr efendimiz
kirpiklerini aralayarak annesinin üzüntülerin kaynaştığı yüzüne baktı ve sordu:
-Resulullah nicedir; ne yapar?
-Bilmiyorum
dedi Selma binti Sahr; arkadaşın hakkında malumatım yok
-Hemen Ümmü Cemil'e git
O
'ın Resulü'nü bilir
Efendimin sağlık haberini bekliyorum
Hazret-i Ebu Bekr'in annesi
az sonra Ümmü Cemil'in evine gelerek oğlunun
Peygamberimizi merak ettiğini soruyor
Ümmü Cemil radıyallahü anha
mü'mine hanımlardan biri
Hattabın kızı; yani Hazret-i Ömer'e hemşire
Bir mümin basireti ile tedbirli hareket ediyor ve Selma binti sahr'ın geliş sebebini belli etmeden anlamaya çalışıyor
Çünkü
Selma
henüz müslüman değildir
Resulullah'a herhangi bir kötülük yapabilir
Belki de bunun için ağzını arayarak bilgi topluyor
Bu yüzden:
-Bilmiyorum
diyor
Ne oğlun ne de Peygamberinin nerede ve nasıl oldukları hakkında bir şey bilmiyorum
Selma
oğlunun başından geçenleri anlatınca Ümmü Cemil:
-Haydi öyleyse Ebu Bekr'e gidelim; durumunu merak ettim
diyor
Ümmü Cemil
radıyallahü anha
büyük sahabiyi ağır hasta görünce:
-
ü teala
o azgınların yaptıklarını karşılıksız bırakmasın!
diye beddua etti
Ebu Bekr
radıyallahü anh
Hattabın kızının dediği ile belki de hiç alakadar olmadı
O'nun aklı ve gönlü başka yerde; aşık olduğu insanda
Ümmü Cemil'e sordu:
-Resulullah ne yapar; hali nicedir?
Misafir hanım
tedirgin ve alçak sesle cevap verdi
-Anne burada; ya dediklerim duyarsa?
-Korkma! Ondan bir ziyan gelmez
sırrını söylemez!
Bunun üzerine bu yüksek mümine sahabi
Ebu Bekr Efendimizi rahatlatan müjdeyi verdi:
-Çok şükür hayatta ve sıhhati yerinde
Hazret-i Ebu Bekr
radıyallahü anh
sevindi ve bu güzel haberle kuvvet buldu
Sordu:
-Nerede; kimin evinde?
-Efendimiz
şu an Erkam'ın hanesinde
Hazret-i Ebu Bekr'in yüzünü bir huzur aydınlığı doldurdu; rahatladı
Hoşnud oldu
Fakat yüksek aşkın söylettiğini dedi:
-Vallahi Resulullah'ı gidip görmedikçe ne yer
ne içerim?
Ya ilahi bu nasıl sevgidir? önce canan sonra can
önce Resulullah
sonra ben diyebilen ebedi misal
-Sen şimdi kendini toparlamaya bak; istirahat et
El ayak sokaklardan çekilsin
Herkes uykudayken gideriz
Ve öyle yaptılar
evlerin pencereleri birer birer karanlığa gömülürken büyük dost
annesi ve Ümmü Cemil'in desteği ile Erkam bin Erkam radıyallahü anh'ın evinin yoluna düştü
Ebu Bekr efendimiz
eve girince Resul aleyhisselam'a sarılıp öptü
Mü'minlerle kucaklaştı
Peygamberimiz
arkadaş bu büyük müslümana bir hayli üçüldüler
her ne hal olursa olsun kainatın efendisi üzülmemeli
Ebu Bekr
ağır ağır konuşarak Habibullah'ı teselli etti ve:
-Ey
'ın resulü
bu yanımda gördüğün dünyaya gelmeme vesile olan annem Selma
Müslüman olmasını istiyorum
Dua buyurmanız halinde sonsuz felaketten kurtulacağına inanıyorum
Sevgili Peygamberimiz
sallallahü aleyhi ve sellem
Selma binti Sahr'ın hidayeti için
ü teala'ya yalvardı
Duanın nbereketi ile Ebu Bekr efendimizin annesinin kalbi yumuşadı; imana geldi ve Cehennem ateşinden kurtuldu
Böylece Selma radıyallahü anha da ilk müslümanlardan olma şerefine nail oldu
__________________
b@ron
Kullanıcının Profilini Göster
b@ron tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul