Şengül Şirin
|
Kan İçici Bir Kağan
Kan İçici Bir Kağan

Abaka da diğer Moğol çocukları gibi küçük yaşta kılıç tutar, at kovalar, uçana, kaçana ok atar Dedesi Cengiz'le, babası Hülagu, onun "kendileri gibi" hırslı ve acımasız bir kağan olmasını çok arzular ve ufacıkken meydana taşırlar Minik cengaverin şerefine görülmedik bir kıyım (Urgenç katliamı) yapar, çocuğun duygularını törpüler, gözünü kana doyururlar Şaka değil sadece o gün 100 bin kafa koparırlar
Moğollar öldürdükleri insanın yüreğini çiğneyip, yutar; böylece ruhuna da sahip olacaklarını sanırlar Ömürlerine ömür katmak için (!) habire baskın yapar, biteviye baş vururlar Moğol komutanları haritadan anlamaz, plan, program yapmazlar Önce esirleri sürüp hasımlarını yorar, ardından kalın boyunlu, koca kafalı, kısa bacaklı ama çok çevik Asya atlarıyla saldırır ortalığı dağıtırlar Hayvan idrarında bekletilerek katılaşmış at derisinden zırhlar giyer ve teke gibi kokarlar
Abaka, komutanlık stajına Bağdat'ta başlar, şehir yıkmak ve kitap yakmak üzerine ihtisas yapar Sekiz yüz binden fazla Müslüman'ı kılıçtan geçirir ve ele geçmez hatları nehre atar Öyle ki Dicle günlerce mürekkep akar

Bir Moğol mutlaka kendine hasım bulmalı, punduna getirip rakibini vurmalı, malını ve hayvanlarını alıp karılarını ağlatmalıdır Bunu bir daha, bir daha yapar ve iyice canavarlaşırlar O devir Müslümanları, Moğollarla dövüşmek ya da uz-laşmak hususunda kararsızdırlar Cihad yanlıları vuruşur ve şehit olurlar ama iş-birlikçiler de çok yaşamaz Kağanlar teslim olanlara ya kendi mezarlarını kazdırır ya da ön saflara sürerek kardeşlerine kırdırırlar
Bu çapulcu sürüsü sadece et yer Ekmez, biçmez, depo ambar yapmazlar Okuyamaz, yazamaz, katiplik işlerinde Uygurlar'ı kullanırlar Büyücülere çok itibar ederler, adı büyük kağanlar bile bunak ihtiyarların elinde oyuncak olurlar Şamanlar güpegündüz yıldızlara bakar, bol kanlı müjdeler sunarlar
O devirde İslâm ülkeleri iç çekişmelerle uğraştığı için bu haramilere karşı koyamaz Haçlılar, Müslümanların kırılmasından büyük zevk alır, habire Moğol-ların sırtını sıvazlarlar
Bizans İmparatoru bu kirli ittifakın devamını çok arzular ve hatta biricik kızını Hülagu'ya yollar Ancak yaşlı cengaver bu sarı saçlı, gök gözlü hatunu görünce bir hoş olur, yorgun kalbi heyecanı kaldıramaz
Abaka Han evlatlığını yapar (!) kırk mehtap yüzlü kızı öldürüp, babası ile gömdürür ve müstakbel anasına el koyar Bu fettan kadın Abaka'yı avucuna alır ve biteviye İslâm ülkelerinin üstüne salar
Avrupalılar Müslümanların başına sarılan gaileye çok sevinir, adeta zil takıp oynarlar Ancak Abaka bütün gayretine rağmen Memlukler üzerinde hakimiyet kuramaz ve Kafkasya'da yaşayan kırık dökük kabileleri emri altına alamaz Belki bu öfke ile Anadolu'ya girer ve yağmaya başlar
Kayseri-Erzurum arasında hayvanları bile öldürür, tek canlı bırakmaz Sonra doğuya döner, Çağataylıları kırar, Buhara gibi bir ilim merkezini harabe yapar
Hasılı, Abaka Han geçtiği yeri kana boyar, beldeleri yıkar, kitapları yakar İyi de bütün bunlar neye yarar? "Kuru bir cihangirlik sevdası" ile kendini kandırır, o kadar 
Abaka Han'ın ardından İlhanlı hükümdarı olan Ahmed Han (Teküdar) halis bir Müslüman'dır Hayatında taş üstüne taş koymayan haydutları hizaya sokar, onlardan mimarlar mühendisler çıkarır Kâh köprüler, çeşmeler kurdurur, kâh medreseler, şifa haneler yaptırır Gariplerin (ırkına, meşrebine bakmadan) elinden tutar, fukaraya aş dağıtır
Bakın şu işe ki iki kardeş de iz bırakır
Ama biri "lanetle", öbürü "rahmetle" anılır
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|