Şengül Şirin
|
Cevap : İslâm’ın İlk Dönemine Ait Bir Hiciv Örneği: Hassân B. Sâbit’in Hemziyye’si
Hassân b Sâbit'in Hemziyye'si
İslâm'ın ilk dönemlerinde, Müslümanlar ile müşrikler arasında yaşanan ve zaman zaman silahlı karşılaşmalara dönüşen durum, hicvin canlanması için çok uygun bir ortam sağlamıştır Bir taraftan maddî mücadele yürütülürken, diğer taraftan buna yardımcı olmak üzere psikolojik savaş stratejileri yürütülmüştür ki bunun en çarpıcı örneğini de hiciv teşkil etmektedir Yapılan savaşlarda yenen tarafın bu zaferini şiirine yansıtması, yenilen tarafından da buna cevap vermeye çalışması, oldukça canlı bir ortam oluşturmuştur Meselâ,hicretle beraber, Medine'de Evs ve Hazrec kabileleri arasında bu kabilelerin şairlerinin şiirlerine de yansıyan sürtüşme, sönme nokta¬sına gelmiş, fakat bu sefer Mekke müşriklerinin sözcülüğünü yapan, 'Abdullah b ez-Ziba'râ (ö m 636?), Dirâr b el-Hattâb (ö m 633) gibi şairlere cevap vermeye yönelmiştir Bu konuda öne çıkan iki
Medineli şair Hassân b Sâbit ve Kâ'b b Mâlik'tir (ö 50/670)
Aşağıda metnini ve tercümesini verdiğimiz, Hassân b Sâbit'e ait 'Hemziyye' unvanlı kaside, İslâm'ın ilk dönemine ait bir hiciv örneğidir Bu dönemi kendinden önceki ve sonraki dönemlere göre ayrıcalıklı kılan şey, Câhiliye dönemi tarzındaki hicvin en parlak dönemini temsil ediyor olmasıdır Zira, bu dönemde hicvetmek için gereken motivasyon yeni davetle beraber zirveye ulaşmıştı Putpe¬restlerle Müslümanlar arasındaki şiddetli ve zaman zaman savaşa dönüşen mücadele, benzer şiddette -psikolojik bir harp stratejisi olduğu düşünülen- şiire ait sahada da yaşanıyordu Bununla birlikte bu dönem, yepyeni bir inanç ve değerler sisteminin şiir vasıtasıyla tanıtılması noktasında, hicvin muhtevası bakımından da bir yenilik anlamı taşıyordu Bu yüzden, Kahtân Reşîd et-Temîmî'nin şu değerlendirmesi oldukça yerinde görünmektedir:
"Her ne kadar İslâm; şarap, gazel ve eğlence gibi şiirin bazı konularının geri plana itilmesine yol açmışsa da, başka bazı bakımlardan hicvin güçlenip gelişmesinde de etkili olmuştur Zira, İslâm'ın ilk dönemlerinde, Câhiliye ruhu hala ideal ve değerleriyle insanlar üzerinde etkisini devam ettiriyordu Dolayısıyla Câhiliye dönemi hicvi, dinî hicivde de kendini güçlü bir şekilde hissettirmiştir İslâm'ın zuhurundan sonra soy, asalet, kabile ırkçılığı, korkaklık ve teslimiyetçiliğin yerilmesi gibi konular zayıflamamıştır Bununla birlikte hiciv üslubunda, İslâmî etki, sadeliğiyle, anlaşılırlığıyla, bazı Kur'anî mefhumları kullanmasıyla ve zaman zaman Kur'anî tarzda münakaşa ve delillendirmeye başvurmasıyla açık bir şekilde görünüyordu "
İslâm'ın topluma tamamen hakim olmasından sonra ise, bu tür hicivde bir gerileme yaşandığı, bunun yerini siyasi hicvin aldığını da ifade etmek gerekir
Hassân b Sâbit 'Hemziyye' kasidesini, Hz Peygamberi hicvet¬miş bulunan Ebû Sufyân b el-Hâris'e cevaben -ki o sırada henüz Müslüman değildi- Mekke'nin fethinden hemen önce söylemiştir Kaside, kafiyeleri hemze ile bittiği için 'hemziyye' adını almıştır
Bu şiirin başındaki (ilk on beyit) şarap tasvirinin yapıldığı bölümle ilgili olarak, Hassân b Sâbit'in bunları Câhiliye döneminde yazdığı, kalan kısmını ise İslâmî dönemde tamamladığı şeklinde yorumlar vardır Bu yorumların sebebi İslâm'ın şarap içmeyi kesin olarak yasaklamasıdır Böyle bir yasak ortada iken şarap içmeye özendirici özellik taşıyan tasvirlerin dile getirilmesinin mümkün olmadığını düşünenler, kasidenin bu bölümünün Câhiliye döneminde söylenmiş olması gerektiği kanaatini taşımaktadırlar Ancak, şiirin rivayeti konusunda herhangi bir problem olmadığını varsaydığımızda, bu tür yorumların çok da kabul edilebilir olmadığını söylememiz gerekir Zira Câhiliye döneminde yarım bırakılmış bir kasidenin, İslâmî dönemde tamamlanmak zorunluluğunun bulunmasını anlamak mümkün değildir İslâmî dönemde de yeni bir kasideye yeni bir giriş yapılması pekala mümkündür
Hassân b Sâbit'in divanını şerh eden Berkûkî'ye göre de, kasidenin bu bölümü Hassân b Sâbit tarafından, henüz Müslüman olmadan söylenen kısmıdır Kasidenin geri kalan kısmı ise, Müslü¬man olduktan sonra tamamlanmıştır Yine Berkûkî'nin kaydettiğine göre, Hassân b Sâbit şarap içen bazı gençleri şiddetle azarladığında ona, "Bize bu izni veren sensin, bizim içki içmeyi bırakmamıza senin 'İçeriz de aslanlara dönüşürüz  ' demen engel olmuştur' dedikle¬rinde, şöyle cevap vermiştir: "Bunlar benim Câhiliye döneminde söylediğim şeylerdir Ben, vallâhi, Müslüman olduktan sonra ağzıma hiç içki koymadım "
Yine kasidenin başındaki bu kısmın önceden yazılmış olması gerektiğini söyleyenler, ikinci bir delil olarak, bu bölümünün kasidenin diğer bölümüyle hiçbir manevi irtibatının olmadığını ileri sürmektedir Bu yüzden bu bölümün Hassân b Sâbit'e nispetinin şüphe taşıdığını dile getirenler de vardır
İhsân en-Nass ise, kasidenin bu şekliyle, bir bütünlük taşıdığını, ilk bölümün kaldırılması durumunda, kasidenin şeklîbütünlüğünün bozulacağını dile getirerek, bu kısmın da Hassân b Sâbit'e ait olması gerektiğini ifade eder Bununla birlikte, kasidenin ilk bölümünün Câhiliye döneminde söylenmiş olduğu düşünülse bile, Hassân b Sâbit'i İslâmî dönemdeki bir kasidesi için böyle bir giriş bölümünün güzel bir tercih olmadığı kanaatini taşımaktadır Bu durumda söylenebilecek tek şey, buradaki ifadelerin İslâm öncesi gençlik günleri anılarını tazelemek olduğudur Yoksa İslâm dönemindeki yaşantısı değildir
Esasen Câhiliye dönemi şiirlerinde kasideye, sevgilinin anlatımı, şarap, kalıntılar vs zikredilerek giriş yapılması, şairin ustalığını ve şiir söyleme sanatında söz sahibi olduğunu göstermesi açısından önemlidir Zira, bu konular Arap şiirinde oldukça fazla işlenen konulardır Bu yüzden yeni ve orijinal ifadeler bulabilmek, muhatapların dikkatini çekebilmek ve etkileyebilmek için, ustalık sergilenmesi gerekmektedir Şiirin bu bölümünü asıl konuya geçiş yapılması için bir tür 'ısınma faaliyeti' olarak değerlendirmek mümkündür Bu sebeple, ustalık sergilenmesi gereken bu bölümde, kişinin kendi düşüncelerinden daha çok sanatını konuşturması ve ustalığını sergilemesi gerekmektedir Böyle bir bakış açısı, 'Hemziyye'de giriş kısmında, kasidenin geri kalan kısmı arasında irtibat bulunmadığını söyleyenler için de makul bir cevap olabilir Yine böyle bir değerlendirme, Câhiliye şiirinin şeklî yapısı göz önünde bulundurulduğunda Müslüman bir şairden, şarap ve kadın tasvirine dair ifadeler işitilmesini de belli bir mantıkî çerçeveye oturtmaktadır Yani bu kısımdaki temel amaç, şairin kendi duygu ve düşüncelerini dile getirmekten daha çok, sanat ve ustalığını gösterme amacına yöneliktir Bu yüzden, giriş kısmında dile getirilen hususların gerçekliğinin sorgulanmasının çok da önemli olmadığını belirtmekte fayda vardır __________________
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|