Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Mustafa İslamoğlu'ndan Güzel Sözler

Eski 10-23-2009   #20
gülgüzeli
Varsayılan

Cevap : Mustafa İslamoğlu'ndan Güzel Sözler



159 Bir mü'minin size karşı yaptığı hatayı küçük, sizin başkalarına karşı yaptığınız hatayı büyük görünüz Başkalarının size yaptığı iyiliği büyük, sizin başkalarına yaptığınız iyiliği küçük görünüz Bu meziyettir Şeytanın dürbünü vardır Kardeşiniz size karşı bir hata yaparsa ya da siz başkalarına ikram yaparsanız, şeytan dürbününün büyülten tarafını gözünüze dayar Yok eğer kardeşiniz size bir iyilik yapmış ya da siz ona karşı bir hata yapmışsanız, bu kez şeytan dürbünü ters çevirip küçülten tarafını gözünüze dayar ki senin karşı tarafa yaptığın hatayı ya da karşı tarafın sana yaptığı ikramı küçük göstersin
160 Şeytanın dürbününü aradan kaldırınız Olaylara en azından çıplak gözle bakmayı deneyiniz O zaman vardığınız sonuçların ve hükümlerin abartılı olduğunu hayretle göreceksiniz
161 Faal olunuz Uyuşuk ve pısırık olmayınız İyi biliniz ki tarihi, kalabalıklar değil, her toplumun içinden çıkan faal ve çalışkan insanlar yazmaktadır Siz de insanlık tarihi içerisindeki rolünüzü Yaratıcınızın sizin için yazdığı senaryoya uygun olarak oynayınız
162 Edilgen değil etken olunuz İslami olmayan ortamlarda etken olamıyorsanız hiç olmazsa yalıtkan olunuz Unutmayınız ki Müslüman, içine girdiği ortama uyan değil, ortamı kendi inancına uydurandır
163 Allah için bir hizmet verileceği zaman ilk atılan gönüllü siz olunuz Ancak ödül dağıtılacağı zaman, hediye verileceği zaman ilk atılan siz olmayınız Rableri için çalışanlar, O'nun katında en güzel ödül ile ödüllendirileceklerinden emin olmalıdırlar
164 Niteliksiz ve sıradan olmayınız Kalifiye ve mütehassıs olunuz Alanınızda ikinciliğe razı olmayınız Hep arayan biri değil 'aranan' biri olunuz İhtisasa hürmet ediniz ki başkaları da sizin ihtisasınıza hürmet etsin İhtisasa hürmet İslami bir şiardır
165 Yaptığınız işin en iyisini biliniz ve iyisini yapınız Müslüman kimliğiniz işinize, eşinize, aşınıza özetle herşeyinize yansımalıdır Herkesin hobisi, özel zevki olabilir Herkes ayrı bir şeyden hazzedebilir Ancak mü'minin hobisi, özel zevki, insana hizmet olmalıdır
166 Hiçbir alanda ikinciliğe razı olmayınız Müslümana yakışan meşru her alanda birinci olmaktır Mesleğinizi öyle iyi icra ediniz ki, inancınızın düşmanları dahi "galiba bu mesleği iyi icra edebilmek için onun gibi inanmam gerek" desin
167 İnancınıza küfredilen, dalga geçilen yerlerde durmayınız Allah'ın kitabında belirttiği gibi o meclisi protesto ediniz Siz de başkalarının inancına küfretmeyiniz İnsanlar ya dinde kardeşiniz, ya insanlıkta eşinizdir Dinde kardeşiniz olanla akide ve insaniyet gibi iki bağınız, olmayanla yalnızca insaniyet bağınız vardır Bu bağlar muhteremdir Bunların ihtiramına riayet ediniz Akidenizin düşmanları dahi sizin insaniyetinize laf atamasın ve takdir etmek zorunda kalsın
168 İnsan olmak ayıp değildir; melek olmaya çalışmayınız Aslolan hata yapmamak değil, hatada ısrar etmemektir Hatayı itiraf erdemdir Hiç bir hata, hatayı savunmaktan daha büyük olamaz Şeytanı şeytan eden hatası değil, hatasını savunmasıydı
169 Kötü alışkanlıklardan, sizi hafif düşürecek, imanınızın vakarını zedeleyecek sulu davranışlardan uzak durunuz Müslüman toplumda saygı uyandıran insandır
Asabiyet *
170 Asabiyet dahimizin bulunmadığı bir özelliğe dayanarak üstünlük iddia etmektir Irk asabiyetine ırkçılık, ulus asabiyetine milliyetçilik, kabile asabiyetine kabilecilik, devlet asabiyetine devletçilik, toprak asabiyetine toprakçılık denilir Bunlar ne övünülecek, ne yerinilecek şeylerdir Bir vatanda dünyaya gelmeyi, bir dili konuşmayı, bir ırka, bir kabileye, bir soya mensup olmayı kişinin kendisi seçmez Kişinin seçiminde söz hakkı olmayan bir şeyle övünmesi ise ahmaklıktır
171 Efendimiz Aleyhisselam "Kim asabiyete çağırırsa, o bizden değildir" buyurmaktadır Taassup gözü kör, kulağı sağır, düşünceyi felç, imanı tahrif eder
172 Meşru olmayan taassup adaletin düşmanıdır Mutaassıp, âdil ve mutedil olamaz Çünkü taassubun kendisi bir aşırılıktır, zulümdür
173 Allah ve Rasulü dışındaki herhangi bir kimseye meşru sınırlar içerisinde itaat ve bağlılık elbette taassup olarak adlandırılamaz Ancak bu bağlılık "akıllı itaat" değil de "körü körüne itaat" ise, o zaman taassup kapısı açılmış demektir Öndekinin ayağı kayıp yere düşse, onun ardındaki körü körüne itaat edenler, secdeye kapandı diyerek kendilerini kaldırıp yere atarlar Halbuki onlara düşen "düşme"yi "secde etme" olarak yorumlamak değil, düşeni tutup kaldırmaktır
174 Taassuptan kaçınma adına İtikadı hünsa olmayınız Dini hissiyatı hem özünüzde, hem toplumunuzda diri tutmaya çaba gösteriniz "İman ettim" demek "mutlu oldum" demektir Çünkü İslam mutluluğun öbür adıdır Onun tüm kuralları insanın ebedi saadetini temin içindir O halde bu mutluluğu yaygınlaştırınız İslam'ın sınırlarını çiğnemeyi, insanın mutluluğuna doğrulan bir tecavüz biliniz Bu tecavüzü önlemek, insanı sevmek, onun mutlu olmasını yürekten istemek demektir Bu nedenle Allah'ın emir ve nehiylerinin şahsınızda, toplumunuzda yaygınlaşmasına ve ikamesine çalışınız
175 Yobazlıkla dindarlığı birbirine karıştırmayınız Allah'ın hudutlarının çiğnenmesine göz yummayınız Bu bir iman zaafıdır ki sonu nifaka çıkar Küfrün ekmeğine yağ sürecek hiçbir şey yapmayınız ki insanın mutluluğuna bir darbe de siz vurmuş olursunuz
176 Hakkı haykıranları küçümseyici ve horlayıcı tavırlara girmeyiniz Zor zamanlarda hakkı haykıran Allah erlerini "hızlılık" ve "aşırılık"la suçlamak çok ucuz ve iğrenç bir savunma yöntemidir Elbet bu yolda, yürüyenlere göre koşanlar, oturanlara göre yürüyenler 'hızlı' olarak adlandırılacaktır Koşanları "hızlı" ya da "aşın" olmakla suçlamak, yatanların ya da oturanların kendi suçlarına kılıf bulmak için icad ettikleri bir ucuz savunma yöntemidir
177 Tek taassubunuz olsun: Hakikat Nefsinizin hoşuna gitmese de haktan, haklıdan ve hakikatten yana olunuz Eğer hakkı desteklemekle birileri size düşman olacaksa varsın olsun Unutmayınız ki insanlık tarihi haktan yana olanlarla, batıldan yana olanların birbirlerine dost olduğuna birkez bile şahid olmamıştır Hakla batılı aynı bünyede barındırmak istemenin dini literatürdeki adı "şirk"tir, bunu iyi biliniz
178 Hakkı savunmanın, haklıdan yana olmanın bir bedeli olduğunu, hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayınız Batılı savunmanın bile bir bedeli varken hakkı savunmanın bir bedeli olmasın mı? Hiç bir hakikat yoktur ki onu savunmak savunana külfet getirmesin Eğer hakkı savunuyorsanız tarih boyunca olduğu gibi bunun bir bedeli olduğunu, yeri gelince bu bedeli ödemekten geri durmamanız gerekliğini unutmayınız

__________________
Alıntı Yaparak Cevapla