Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Maaş Için Ihtar

Eski 08-24-2009   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Maaş Için Ihtar



ÜCRETİNİN ÖDENMEMESİ SONUCUNDA DERHAL FESİH HAKKINI KULLANAN İŞÇİ İHBAR VE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANIR MI?



Yazar: Ekrem TAŞBAŞI*

Yaklaşım Dergisi/ Haziran 2008 / Sayı: 186





I- GİRİŞ

Ücret işçinin en önemli gelir kaynağıdır İşçi emeğinin karşılı olan ücretle kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığı gibi, barınma, giyim, sosyal ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçlarını karşılamaktadır “İşçiyi Koruma Kanunları” olarak da adlandırılan İş Kanunları işçi lehine birçok düzenlemeyi içermektedir 4857 sayılı İş Kanunu’nda da buna paralel düzenlemeler yapılmıştır

4857 sayılı İş Kanunu’nun 34 maddesi uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilmektedir Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilememektedir Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmaktadır Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca ücreti ödenmeyen işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilmekte ve bunun sonucunda kıdem tazminatı da alabilmektedir

Bu makalede 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca ücretin tanımı yapılıp ücrete ilişkin genel bilgiler verildikten sonra ücretin gününde ödenmemesi ve yaptırımı, ücreti ödenmeyen işçinin iş sözleşmesini feshetmesi ve bunu sonucunda kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konuları üzerinde durulacaktır

II- GENEL OLARAK ÜCRET

4857 sayılı İş Kanunu’nun 32 maddesi uyarınca ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır

4857 sayılı İş Kanunu’nun 32 maddesinin ikinci fıkrası TBMM’de kabul edilen 17042008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla değiştirilmiş, değişiklik sonrasında ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler

Kanun’un 32 maddesine TBMM’de kabul edilen 17042008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla üçüncü fıkra eklenmiş, eklenen fıkra uyarınca işçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usul ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir

Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz

Ücret en geç ayda bir ödenir İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir

III- ÜCRETİN GÜNÜNDE ÖDENMEMESİ VE YAPTIRIMI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 34 maddesi uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır

Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz

4857 sayılı İş Kanunu’nun 102 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi TBMM’de kabul edilen 17042008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla değiştirilmiş, değişiklik uyarınca 32 maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanun’dan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için yüz Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir

IV- ÜCRETİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ ÜZERİNE İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHETMESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca süresi belirli olsun veya olmasın işçi, ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir

Yargıtay 9 Hukuk Dairesi’nin Kararı’nda “Mahkemece, 27102004 tarihinden itibaren 3 gün üst üste işe gelmediğine ilişkin devamsızlık tutanaklarının, tutanak tanıklarınca doğrulanması nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiği kabul edilerek, ihbar ve kıdem tazminatı talebi reddedilmiş, fazla mesai ve genel tatil ücret alacağı talepleri ise kabul edilmiştir Davacı, 22102004 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı () Bölge Müdürlüğüne başvurusunda, ücret, bayram tatili ve fazla mesai ücretlerinin ödenmesini istediğinde işverenin tepki göstererek ödeme yapmadığını, 19102004 tarihini ayrılma tarihi olarak beyan etmiştir Davacı tanığı da, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle tartışmadan sonra, davacının işten çıkarıldığını açıklamıştır Davacının fazla mesai, genel tatil, ücret alacağı mahkemece kabul edilmiş ve bu husus temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir Davacının ücret kapsamında, yukarıda gösterilen alacaklarının işverence ödenmemesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verdiğinden sözleşmeyi haklı da olsa fesheden davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerindeyse de kıdem tazminatına ilişkin isteğin kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde reddi hatalıdır”[1] denmektedir

Yargıtay’ın Kararı’nda da belirtildiği üzere işveren işçinin ücretini Kanun’un 32 maddesi uyarınca ödemediği takdirde, işçi iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca haklı olarak feshedebilecektir Bu husus işçinin en önemli gelir kaynağı olan ücretin ödenmesi sağlayabileceği gibi işçi açısından da önemli bir güvence de sağlayacaktır

V- İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN İŞÇİNİN KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI ALIP ALAMAYACAĞI

1475 sayılı eski İş Kanunu’nun yürürlükte olan 14 maddesinde kıdem tazminatı düzenlenmiştir Bu madde uyarınca kıdem tazminatına aşağıdaki durumlarda hak kazanılır

1- İşveren tarafından bu Kanun’un 17 maddesinin (4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 maddesi) II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2- İşçi tarafından bu Kanun’un 16 maddesi (4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 maddesi) uyarınca,

3- Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

4- Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5- 506 sayılı Kanun’un 60 maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanun’un geçici 81 maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır

Yukarıda da görüldüğü üzere ücreti ödenmeyen işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca feshetmesi halinde kendisine kıdem tazminatı ödenmektedir Nitekim Yargıtay da Kararı’nda bunu “… kıdem tazminatına ilişkin isteğin kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde reddi hatalıdır” şeklinde ifade etmiş ve kıdem tazminatı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir

4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca işçi iş sözleşmesini derhal fesih hakkı kapsamında feshettiğinden ihbar tazminatı alamayacaktır Nitekim Yargıtay da bu hususa ilişkin Kararı’nda “… Davacının ücret kapsamında, yukarıda gösterilen alacaklarının işverence ödenmemesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verdiğinden sözleşmeyi haklı da olsa fesheden davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerindeyse de…” şeklinde belirtmiştir Yerel Mahkeme de Kararı’nda aynı doğrultuda karar vermiştir

VI- SONUÇ

İşçinin en önemli geçim kaynağı ve emeğinin karşılığı olan ücretin ödenmemesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesi uyarınca işçiye iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verecek, bunun sonucunda işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır İş Kanunu’nda yer alan bu düzenleme iş sözleşmesinin ve çalışma hayatının zayıf tarafını oluşturan işçiler için bir güvence olacaktır



--------------------------------------------------------------------------------

* Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi, Marmara Ünv Sosyal Bilimler Enstitüsü İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Yüksek Lisans Programı Öğrencisi

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla