Yalnız Mesajı Göster

Hatay-Tarihi-Ekonomisi-Doğal Yapısı-Toplum Ve Kültürü

Eski 07-08-2009   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

Hatay-Tarihi-Ekonomisi-Doğal Yapısı-Toplum Ve Kültürü










Akdeniz Bölgesi'nin en doğusunda yer alır Doğu ve güneyde Suriye'ye komşu olan il toprakları batıda Akdeniz ve İskenderun Körfezi kıyılarına kadar uzanır Hatay ilinin kuzeyinde Gaziantep ve Adana illeri vardır

Türkiye'nin oldukça gelişmiş illerinden biri olan Hatay eskiçağlardan beri önemli bir yerleşme yeridir Samandağı yöresindeki bazı mağaralarda yapılan kazılarda Taş Devri'nden kaldığı sanılan insan ve memeli hayvan fosillerine rastlanması da bunu gösterir Ayrıca ilin 46 değişik yöresinde Tunç Çağı'nda kurulduğu anlaşılan yerleşme kalıntıları saptanmıştır Kuruluşu İÖ 4 yüzyıl sonlarına dayanan Antakya kentinin eskiden 30 km uzunluğunda olduğu bilinen surları, İstanbul surlarından sonra Türkiye'nin en uzun surudur Romalılar'ın sayfiye yeri olarak kullandıkları Harbiye'de (Daphne) yapılan kazılarda ortaya çıkarılan villalarda kullanılmış olan mozaikler, Paris'te ve

ABD'deki çeşitli müzeler ile Hatay Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir Hatay Arkeoloji Müzesi dünyanın ikinci büyük mozaik koleksiyonuna sahiptir
Hatay adının, İÖ 13 yüzyıl ile 7 yüzyıl arasında, merkezi bugün Çatalhöyük olan Kanula olmak üzere il topraklarında kurulan Hattena Krallığı'nın adından kaynaklandığı sanılmaktadır

Doğal Yapı
Hatay ili topraklarını, batıdaki kıyı kesiminde yer alan dar ova şeridi ile doğu kesimindeki geniş ovalar arasında kuzeydoğugüneybatı doğrultusunda uzanan Amanos Dağları ve güneydeki Ziyaret Dağı engebelendirir

HATAY İLİNE İLİŞKİN BİLGİLER

YÜZÖLÇÜMÜ: 5403 km2

İL MERKEZİ: Antakya

İLÇELER VE NÜFUSLARI (1990): Merkez ilçe (284195), Altınözü (58288), Belen (22893), Dörtyol (111368), Erzin (29160), Hassa (47131), İskenderun (259475), Kırıkhan (103075), Kumlu (15541), Reyhanlı (63254), Samandağı (89202), Yayladağı (26172)

BAŞLICA KENTLER VE NÜFUSLARI (1990): İskenderun (154807), Antakya (123871), Kırıkhan (68601)

BAŞLICA YÜKSELTİLER: Mığırtepe (2240 metre), Akça
Dağı (1795 metre) SICAKLIK: Antakya kentinde en düşük 14,6°C
(1511950), en yüksek 43,9°C (2681962), ortalama
18°C YAĞiŞ MİKTARI: Antakya kentinde yıllık ortalama 1203,5 mm

L TRAFİK NO: 31


LGİ ÇEKİCİ YERLER: Soğukoluk ve Yayladağı orman içi dinlenme yerleri; Arsuz plajları; Alalah (Tel Açana), Tel Tayinat, Çatalhöyük (Kanula), Harbiye (Daphne), İssos, elMina, Arsuz (Rhossos ya da Rosus), Seleukeia Pieria yerleşme ve kent kalıntıları; Antakya (Antiokheia) surları; Traianus Sukemeri; Heronion; Koz (Kürşat), Payas, Bakras, Sarıseki, Şalen ve Darbı Sak (Bayezidi Bistami) kaleleri; Aziz Petrus Grottosu; Cin Kulesi; Kızlar Sarayı (Kasr elBenet); Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi; Habib Neccar Camisi; Sokullu Külliyesi; Hatay Arkeoloji Müzesi





Amanoslar kuzeyde yükselen ve Daz Dağı da denen Bozdağ'daki Mığırtepe'de 2240 metreye, Ziyaret Dağı ise Akra Dağfnda 1730 metreye ulaşır Mığırtepe Hatay ilinin en yüksek noktasıdır

Afrika'nın doğu kesiminden başlayıp kuzeye doğru uzanarak Kahramanmaraş'a kadar varan büyük bir çöküntü oluğu Hatay ilinin doğal yapısını büyük ölçüde belirler Bu çöküntü alanının Türkiye sınırları içinde kalan bölümüne KahramanmaraşHatay Çöküntü Oluğu denir Bu çöküntü oluğundan geçen çeşitli akarsuların getirip yığdığı alüvyonlarla oluşan Amik Ovası Hatay ilinin başlıca tarım alanıdır İlin batıdaki kıyı kesiminde yer alan öteki düzlükler ise Erzin, Dörtyol ve Arsuz ovalarıdır Hatay ilinin yüksek





kesimlerindeki Belen ve Soğukoluk gibi yaylalar yazın serinlemek için gelenlerle dolar Dağların yüksek düzlüklerindeki bazı yaylalar da hayvancılık açısından önem taşır
İl topraklarından kaynaklanan sular çeşitli akarsular aracılığıyla Akdeniz'e ulaşır Bu akarsuların en önemlisi, Lübnan'daki dağlardan kaynaklanan suların Bikaa Vadisi'nde birleşmesiyle oluşup bir süre Suriye'de aktıktan sonra Türkiye topraklarına giren Asi Irmağı'dır Türkiye ile Suriye arasında doğal sınır da oluşturan bu akarsudan ilin tarım yapılan topraklarının sulanmasında yararlanılır Afrin ve Karasu çaylarının katıldığı Asi Irmağı, Harbiye yakınlarında çağlayanlar oluşturduktan sonra Samandağı'nın güneyinde Akdeniz'e dökülür Amanos Dağlan'nın batıya bakan yamaçlarından kaynaklanan küçük akarsular da dar kıyı ovalarından geçerek denize ulaşır

Eskiden Amik Ovası'nın en alçak kesiminde bulunan Amik Gölü kurutularak bu kesimdeki büyük bir alan ovadaki tarım yapılan topraklara katılmıştır Hatay ilinde turizm açısından önem taşıyan birkaç küçük göl vardır
Hatay ili Akdeniz ikliminin etkisindedir; yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer Dağların Akdeniz'e bakan alçak yamaçlarında makiliklere, iç kesimlerde meşe ve kayından oluşan ağaç topluluklarına, yükseklere çıkıldıkça da kızıl çam ve kara çam ormanlarına rastlanır

Tarih






Çok eski bir yerleşme alanı olan Hatay ili topraklarında, yaklaşık 50 bin yıl önce burada yaşayan insanlardan kaldığı sanılan çeşitli buluntular ele geçirilmiştir Yöredeki başlıca yerleşim yerlerinden biri olan ve Tel Açana olarak da bilinen Alalah önce Akad, Yamhad, Hitit, HurriMitanni, Mısır ve gene Hitit yönetiminde kaldıktan sonra İÖ 1200'lerde denkden gelen halklar tarafından yıkıldı Daha sonra Geç Hitit devletlerinden Hattena Krallığfnın egemenliğinin ardından Asur, Pers, Makedonya, Selevkos, Roma, Sasani, Arap, Selçuklu, Haçlı ve Memlûk yönetimlerini yaşayan yöre 1517'de Osmanlı

topraklarına katıldı Hatay'ın 19 yüzyıl sonlarında kuzey kesimleri Adana vilayetine, güney kesimleri de Halep vilayetine bağlı sancakların sınırları içinde yer aldı I Dünya Savaşı sonunda Fransızlar tarafından işgal edildi İskenderun'a 10 Kasım 1918'de asker çıkartan Fransızlar aralık sonuna kadar Hatay'daki tüm kasabaları ele geçirdi İşgale karşı başlayan direniş sırasında 20 Ekim 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Fransa arasında Ankara Antlaşması imzalandı

Ekonomi


Ekonomik açıdan oldukça gelişmiş olan Hatay, Türkiye'de nüfus yoğunluğu bakımından dördüncü ildir Nüfusun yaklaşık yarısı 10 binden çok nüfuslu ilçe merkezlerinde yaşamaktadır
Bir yandan gelişmiş ulaşım bağlantılarıyla pazarlama olanaklarının kolaylığı, öte yandan tarımsal ürünlerin işlenmesine dayalı birçok sanayi tesisinin kurulması tarımın çeşitlenmesine yol açmıştır Hatay ilinde yetiştirilen başlıca ürünler buğday, soğan, çiğit, pamuk, arpa, baklagiller ve patates; bağ ve bahçe ürünleri ise portakal, mandalina, greyfurt, zeytin, üzüm, incir, kavun ile başta domates olmak üzere çeşitli sebzelerdir Hatay ilinin

Türkiye turunçgil üretiminde önemli bir yeri vardır Hayvancılık, tarım alanlarının genişletilmesine bağlı olarak eskiye oranla gerilemiştir Reyhanlı ilçesindeki Hatay Tarım İşletmesi il tarımının gelişmesine katkıda bulunmaktadır
Kara ve deniz ulaşımında hizmetlerin çok gelişkin olduğu ilde ticaretin önemli bir yeri vardır İskenderun Türkiye'nin Akdeniz'deki iki büyük limanından biridir Ortadoğu bunalımı nedeniyle Beyrut'un eski önemini yitirmesi İskenderun'a bölgede önemli bir yer kazandırmıştır Ortadoğu ülkelerinin temel gereksinimlerinin büyük bölümü bu liman aracılığıyla sağlanır




Eskiden Hatay ilindeki sanayi tümüyle tarıma dayalıydı Bunlar ipekli ve pamuklu dokuma, pamukyağı, zeytinyağı ve sabun fabrikaları ile tabakhanelerdi 1950'lerden sonra gübre, tarım ilaçları, makine, oto yedek parçaları, tuğla ve kiremit, çeşitli dokuma ve hazır giyim fabrikalarının kurulmasıyla il sanayisi çeşitlilik kazandı 1975'te İskenderun DemirÇelik Tesisleri'nin (İSDEMİR) üretime geçmesiyle il sanayisinde büyük bir gelişme oldu

İskenderun Körfezi kıyısındaki Arsuz plajlarında kurulan tesisler, ilin çeşitli kesimleri ile komşu illerden gelenlerin ve Ortadoğu ülkelerinden gelen Arap turistlerin bu yöreye ilgisini artırmıştır Arsuz'da bulunan karacalar için koruma ve üretme alanı kurulmuştur İl topraklarında demir, fosfat ve boksit yatakları vardır


Toplum ve Kültür


Hatay ilinin çok eski bir yerleşim alanı olduğunu gösteren birçok kalıntıya rastlanmıştır İlde farklı etnik kökenden gelme topluluklar yaşar Geçmişte dinsel ve ulusal ayrılıklar topluluklar arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkilemekle birlikte kültürel etkileşime de yol açmıştır

İşgal ve manda yönetimi yıllarında Fransızlar kendi dil ve kültürlerini yaygınlaştırmak için çeşitli etkinliklerde bulundular Hatay Arkeoloji Müzesi'nin kurulmasıyla sonuçlanan tarihsel yapı kalıntılarının araştırılması çalışmaları da bu dönemde hız kazandı Türkiye sınırları içine girmesinden sonra Suriye uyruğunu seçenlerin gitmesiyle ilin etnik yapısındaki çeşitlilik azaldı Yaşayış bakımından geleneksel yapı 1950'lerden sonra değişti ve 1970'lerde sanayileşmenin gelişmesiyle kentlere göç başladı
Geleneksel el sanatları arasında başta gelenler dokumacılık ve ağaç işçiliğidir Ama her iki el sanatı da sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte önemini yitirmektedir
Antakya tarım, ticaret ve hizmet merkezi, İskenderun da ticaret ve sanayi merkezi olarak gelişmiştir

İlde dilden dile dolanan birçok söylence vardır Bunlardan Hıdır İlyas söylencesi Asi Irmağı'nın oluşumunu da anlatır Söylenceye göre binlerce yıl önce Samandağı'nın Hıdırbey köyünde şifalı bir su vardı Bu suyu bir ejderha beklemekte ve her yıl kurban edilen bir kıza karşılık sudan bir yudum vermekteydi Kurban edilme sırası kralın kızına gelir Kızın elleri bağlanarak ejderhanın önüne atılacağı sırada bir çoban yetişerek mızrağını ejderhanın yüreğine saplar Öldürücü yara alıp acılar içinde kıvranan ejderha çobandan kendisini öldürmesini isterse de çoban arkasını döner gider Bunun üzerine ejderha çevresini pençeleriyle parçalayarak kaçar ve Lübnan'daki kayalara çarparak ölür Buradan bir ırmak doğarak ejderhanın açtığı
yoldan Hatay'a doğru akar Bu Asi Irmağı' dır Halk bu yiğit çobana Hıdır Bey adını takar, kral da kızıyla evlendirir

İl Merkezi: Antakya

Hatay ilinin iç kesiminde yer alan Antakya kenti İÖ 4 yüzyıl sonunda kurulmuştur Büyük İskender'in ölümünden sonra Hatay topraklarını da içine alan Selevkos Krallığı'nı kuran I Selevkos Nikator, Asi Irmağı'nın kıyısında bir kent kurdurdu Kente, daha sonra I Antiokhos Soter adıyla kral olan I Selevkos Nikator'un oğlunun adı verilerek Antiokheia dendi Sonraki yıllarda kurulan öteki Antiokheia'larla karışmaması için kıyısında bulunduğu Asi Irmağı'nın o zamanki adıyla Antiokheia Orontes biçiminde anıldı Daha sonra Selevkos Krallığı'nın merkezi olan kent dört ayrı yerleşim yerinden oluştuğundan, "dört kent" anlamında Tetrapolis


adıyla da anıldı Roma döneminde dünyanın üç büyük kentinden biri olan Antiokheia önemli bir ticaret, kültür ve siyaset merkeziydi Kentin surları eskiden Silpius Dağı denen Habib Neccar Dağı'ndan Orontes (Asi) Irmağı kenarına kadar uzanıyordu Hz İsa'nın ölümünden sonra buraya gelen Aziz Petrus zamanında ilk kilisenin kurulduğu ve ilk vaftiz töreninin yapıldığı Antiokheia, Hıristiyanlar için uzun yıllar önemli bir dinsel merkez işlevi gördü

Adı daha sonra Antakya'ya dönüşen kent, Hatay ilinin yönetsel merkezi ve ildeki tarımsal çalışmalara hizmet veren bir ticaret merkezidir Ortasından Asi Irmağı'nın geçtiği kent sırtını Habib Neccar Dağı'na dayamıştır Kentte, zengin tarihsel geçmişi yansıtan değişik dönemlerin kalıntıları ile Osmanlı mimarlığının birçok güzel örneği vardır Hıristiyanlar için bir hac yeri olan Aziz Petrus Grottosu'ndan başka Hatay Arkeoloji Müzesi de kentin en çok ilgi gören turistik yerlerindendir Kentteki başlıca eğitim ve kültür kurumları Çukurova Üniversitesi'ne bağlı Hatay Eğitim Yüksekokulu ile Antakya Meslek Yüksekokulu'dur
Kentin nüfusu 107821'dir (1985)

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla