07-06-2009
|
#2
|
Şengül Şirin
|
Bedir Savaşı
Bu arada Sahabe-i Kiramı topladı ve nasıl bir hareket planı uygulayacakları konusunda istişarede bulundu Yapılan uzun müzakerelerden sonra düşmana karşı savaşmaya karar verildi
Bir avuç mücahit her şeyçi rağmen, kendilerinden gerek sayıca, gerek silahça kat kat fazla olan müşrik ordusuna karşı koyacaklardı
Mücahitlerin sayısı az, fakat iman ve cesarederi fevkalade yüksekti
islam ordusu, Cuma gecesi yatsı vakti Bedir yakınma geldi Resûl-i Ekrem (s av) efendimiz:
"Şu küçük tepe yakınındaki kuyu başında bir takım bilgiler elde edileceğini umarım", buyurduktan sonra Hz Ali, Zübeyr Bin Avam, Sa'd Bin Ebi Vakkas gibi bazı sahabeleri oraya gönderdi
Tam o sırada müşriklerin sucuları, su taşıyan develeriyle birlikte kuyunun başında bulunuyorlardı Mücahitler onlardan bîr kısmını ele geçirerek Efendimiz'in huzuruna getirdiler
Peygamber efendimiz (s a v), müşrik suculara bir çok sorular sorarak müşriklerin sayı ve gücü hakkında epeyce malumat edindi
Efendimiz, Bedir'e vardığı gece:
"inşallah, yarın sabah filanın vurulup düşeceği yer şurasıdır! İşte şurasıdır!" buyurarak ve elini o yerlere koyarak müşrik Kureyş reislerinden her birinin nerede öldürüleceğini birer birer gösterdi
Hz Ömer (r a) der ki;
"Onlardan hiçİMİsi de, Resulullah efendimiz'in elini koyduğu yerlerin ne ilerisinde ne de gerisinde vurulup düşmediler"
Alemlerin efendisi (s a v), mücahitlerle, müşriklerden önce Bedir'e vardı ve Bedir kuyusuna en yakın bir yere indi
Karargahın yeri ve nerede kurulacağı konusu görüşüldü
Yapılan görüşme sonucunda Habab Bin Münzür'ün görüşü benimsendi Habab şöyle dedi:
"Ya Resulullah!
Burası, sana Allah'ın emrettiği, bizim için ileri gidilmesi veya geri çekilmesi caiz olmayan bir yer midir? Yoksa şahsi bir görüş neticesi, bir harp tedbiri olarak mı seçildi?"
Bunun üzerine Resul-i Ekrem efendimiz (s a v):
"Hayır! Şahsi bir görüş neticesi, bir harp tedbiri gereği olarak seçildi" dediler
Sonra Habâb şöyle dedi:
'Ya Resulullah! Burası karargah kurmak için pek uygun bir yer değildir
Siz, halkı hemen buradan kaldırınız) Kureyş kavminin konacağı yerin yanındaki su başına gidip konalım Ben orayı bilirim Orada suyu bol bir kuyu vardır Onun gerisindeki bütün kuyuları kapatalım Sonra bir havuz yapıp onu su ile dolduralım Sonra da müşriklerle çarpışalım Biz, susadıkça havuzumuzdan içeriz Onlar su bulup içemezler Zor duruma düşmüş olurlar"
Resulullah Efendimiz (s a v):
"Ey Habab, senin görüşün daha doğrudur" Buyurarak hemen ayağa kalktı Bunu gören mücahider de derhal ayağa kalktılar Kureyş müşriklerinin konacakları yerin yakınındaki suyun altına kadar gittiler
Daha sonra Efendimiz'in (s a v) emriyle kuyular kapatıldı
Bir havuz yapılıp içerisi kuyu suyu ile dolduruldu ve içine de bir kap konuldu Bu arada Peygamber efendimiz'e (s a v), hurma dallarından bir gölgelik yapıldı
Sa'd Bin Muaz hazretleri, kılıcını kuşanarak Ashab-ı Kirâm'dan da birkaç kişi yanma alarak gölgeliğin kapısı önünde nöbet beklemeye başladı
Kâinatın Efendisi (s a v), orduyu harp nizamına soktu Son hazırlıkları gözden geçirdi ve orduya şu talimatı verdi:
"Kesinlikle hatlarnızı bırakıp ayrılmayınız! Bir yere kımıldamadan orada sabırla bekleyiniz Ben emir vermedikçe savaşa başlamayınız"
Sevgili efendimiz (s a v), ordusunu bir taraftan taarruz konumuna getirirken, öte yandan yüce Allah'a dua ve niyazda bulunuyordu
Efendimiz'in (s a v) herkesi derinden duygulandıracak duası Şöyle idi:
"Allah'ım! Bana yaptığın vaadini yerine getir
Ey Allah'ımî Eğer bu bir avuç Müslüman helak olursa, artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz "
Peygamberimiz (s a v), çadırından dışarı çıkarken şu ayeti kerime nazil oldu:
'Yakında o topluluk hezimete uğrayacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar" (Kamer Sûresi 54/45) buyruldu Yine Cenab-ı Hak meleklerine:
"Şüphesiz ki ben sizinle beraberim Haydi iman eden (o micahit)lere sebat ilham edin" (Enfal Suresi 8/12) diye vahyediyordu Sonra Peygamberimiz'e (s a v) de:
"Habibim, endişelenme Şimdi size birbiri ardınca bin melek gönderiyorum" (Enfal Sûresi 8/9) diye vahyediyordu Sonra ikinci bir ayette:
"Meleklerden üç bin daha yardımcı indirdim" (Ali İmran Suresi 3/124) buyruldu __________________
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|