Şengül Şirin
|
Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nda Türk Ordusunun Yunan Kuvvetlerine Karşı Giriştiği Genel Saldırı
Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nda Türk Ordusunun Yunan Kuvvetlerine Karşı Giriştiği Genel Saldırı
Büyük taarruz, Kurtuluş savaşı’nda Türk ordusunun yunan kuvvetlerine karşı giriştiği genel saldırı (26-30 ağustos 1922) Sakarya savaşı’nda (23 ağustos -12 eylül 1921) saldırı gücü kırılan yunan ordusu, Eskişehir - Kütahya - Afyon demiryolu hattının batısına çekilerek sağ kanadını Ahır dağına dayayıp savunma düzenine girdi Bu arada, Sovyetler ve Fransızlar ile anlaşmalar yaparak D ve G -D sınırlarını güvence altına alan ve bu cephelerden sağlanan silahlı birlikleri batı cephesine aktaran Türk ordusu, kesin sonuçlu bir taarruz için hazırlıklara başladı
Yaklaşık bir yıl süren hazırlıklar sonunda tarafların savaş gücü şöyleydi:
1) Türk ordusu -Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, erkânı harbiye reisi (genelkurmay başkanı) Fevzi Paşa (Çakmak), Batı cephesi komutanı ismet Paşa ve batı cephesi kurmay başkanı albay Asım (Gündüz) Bey’den oluşan ordu üst kademesi buyruğunda 186 000 yaya ve 15 000 atlı asker, 98 000 tüfek, 2 025 hafif makineli, 839 ağır makineli, 325 top, 5 282 kılıç ve 5 uçak
2) yunan ordusu -Başkomutan orgeneral Papulas Hacı Anesti, korgeneral Yuvan Diyenis ve tümgeneral Trikopis komutasında 195 000 yaya ve 6 300 atlı asker, 105 000 tüfek, 3 100 hafif makineli, 1 280 ağır makineli, 544 top, 1 300 kılıç ve 12 uçak
Afyonkarahisar bölgesinde iki orduya ayrılmış bulunan Türk kuvvetlerinde 1 Ordu komutanlığını Ali ihsan (Sabis) Paşa (sonra Nurettin Pasa [Sakallı Nurettin Paşa]) ve Akarçay’ın kuzeyindeki 2 Ordu komutanlığını Yakup Şevki Paşa (Subaşı) üstlenmişti
Türk kuvvetlerinin mevzilenme durumuysa şöyleydi:
1 Ordu’ya bağlı albay izzettin (Çalışlar) komutasındaki i Kolordu Çay yöresinde yedekte olmak üzere;
2 Ordu’ya bağlı albay Şükrü Naili (Gökberk) komutasındaki III Kolordu Eskişehir’de;
albay Ali Hikmet (Ayerdem) komutasındaki II Kolordu ile albay Kemalettin Sami (sonra paşa,Gökçen) komutasındaki IV Kolordu Bolvadin yakınlarında;
Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki V Süvari kolordusu Ilgın’da;
bir mürettep süvari tümeni Döğer yakınlarında; albay Halit (Deli Halit Paşa) komutasındaki Kocaeli grubu Geyve’de, VI Kolordu, Kâzım Paşa (inanç) komutasında Afyon kuzey cephesinin karşısında
Bu savaşta görev alan kurmay başkanları:
1 Ordu kurmay başkanı albay Emin (general Koral"), 2 Ordu kurmay başkanı albay Hüseyin Hüsnü (general Erkilet); kolordu kurmay başkanları: binbaşı Muharrem Mazlum (general İskura), yarbay İbrahim (general Beğen), yarbay Hayrullah (general Fişek), yarbay Ziya (general Ziya), binbaşı Şükrü (general Koçak), yarbay Nihat Tümen komutanları: yarbay Naci (general Tınaz), yarbay Ömer Halis (general Bıyıktay), albay Reşat (taarruz sırasında Çiğiltepe’de intihar etti), yarbay Ethem (Çallı Ethem Bey), yarbay Halit, yarbay Derviş (Derviş Paşa), albay Osman (general Koptagel), albay Kâzım (general Sevüktekin), albay Mürsel (general Baku)
Ankara’da yayımlanan Hâkimiyeti milliye gazetesi Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’daki yabancı misyon şeflerine bir çay ziyafeti vereceğini yazdığı gün (20 ağustos 1922) Paşa, Dikmen sırtlarından gizlice hareketle, Akşehir’deki genel karargâha ulaştı (24 ağustos) Ertesi gün Mustafa Kemal Paşa ile kurmay heyeti, büyük taarruzun odak noktası olan Koca-tepe’nin güneyindeki çadırlı ordugâha yerleştiler Aynı gün (25 ağustos) Türk birliklerine hazır olmaları bildirildi; ertesi sabah erken saatlerde taarruz başladı
Büyük taarruzun evreleri gün gün şöyle gelişti:
26 ağustos 1922 -Havanın sisli olması yüzünden, önceden saptanandan yarım saatlik bir gecikmeyle Türk topçusu, yunan mevzilerine yoğun ve etkili bir salvo ateşi açtı 06 00 da süngü takarak taarruza geçen Türk piyadeleri, birkaç saat sonra, yunan siperlerinin bulunduğu en yüksek tepe olan Kaleciksivrisi üzerine Türk bayrağını diktiler ve hemen ardından Tınaztepe’yi ele geçirmeyi başardılar Bu arada, V Süvari kolordusu da düşman üstüne at sürdü
Afyonkarahisar ve Ahır-dağı bölgesinde gün boyu süren Türk taarruzu sonucunda, Yunanlılar birkaç yer dışında, tüm hatlarda çözülürken, Türk askeri birçok stratejik konumlu yer ve tepeyi ele geçirdi AtaTürk , Nutuk’ta 26 ağustosu şöyle anlatır: "Topçularımız mevzilere gece geldiler Karanlık içinde mevzi aldılar ve fecirle beraber bütün dünyanın gözleri açıldığı zaman ateşe başladılar Mevziler çok ve çok müstahkemdi Bu mevziin müdafaa kıymetini en son tetkik eden bir İngiliz erkânıharbinin verdiği raporda, eğer Türkler, bu mevzii, dört beş ayda işgal ederlerse bir günde sukut ettirdiklerini iddia edebilirler, deniliyordu Fakat Türkler’e, bu mevzii düşürmek için aylar değil, bir gün değil, bir saat kâfi geldi
Saat altıda Tınaztepe’ye hücum vaziyetinde, hücum mesafesine yaklaşmış bulunan piyadelerimiz, önündeki tel örgüleri kesmeye ve bertaraf etmeye lüzum görmeyerek, ayağını kaldırdı ve tel örgüsünden bacağını aşırarak atladı Ve orada bulunan yunan neferlerini süngüleriyle tamamen tepeledikten sonra, Tınaztepe’yi işgal etti Ben bu manzarayı seyrederken bir suale cevap vermeyi hatırladım Bu tel örgüyü nasıl geçebilirler diyorlardı Oradakilere dedim ki: işte böyle ayaklarını’ kaldırır ve geçerler "
27 ağustos -Yunan hatlarının çözülmesi sonucunda Türk askerleri Afyonkarahisar’a girdi IV Kolordu Kurtkaya ve Erk-mentepe’yi ele geçirirken Belentepe, Türk mentepe, Tınaztepe ve Sivritepe’yi alan I Kolordu, yunan kuWetlerini izleyerek Balmahut mevkiini tuttu Yunan ordusunun İzmir ile olan bağlantısı kesildi 
28 ağustos -Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, yanına genelkurmay başkanı Fevzi Paşa ve Garp cephesi komutanı İsmet Paşa’yı da alarak Afyonkarahisar’a geldi Düşman güçlerinin büyük bölümü yarı bozgun halinde Dumlupınara doğru çekildi Olağanüstü bir çabayla umutsuzca direnen general Trikupis komutasındaki yunan askerleri de sonunda çekilmek zorunda kaldılar
29 ağustos -Bir Türk tümeni Toluksivrisi çevresinde sıkışıp kalmış olan düşman güçlerinin önemli bir bölümünü tutsak aldı Ancak, Türk kuWetleri çok geniş bir alana yayılmış olduklarından birlikler arasındaki bağlantı bir süre kaybolduysa da, sonunda, gece yansına doğru bağlantı yeniden sağlandı Mustafa Kemal Paşa 1 Ordu, Fevzi Paşa 2 Ordu cephesinin komutanlığını üstlenirken, ismet Paşa da genel karargâhın yönetimini ele aldı
Komutanların dört günlük Büyük taarruz sonuçlarını harita üzerinde hep birlikte değerlendirmelerinden sonra yunan ordusunun güney ve güney-batı’dan kuşatılmış olduğu anlaşıldı Bu değerlendirmelerin ışığında, taarruzun tüm şiddetiyle sürdürülmesine ve gecikilmeden yok etme amacına yönelik olarak düşmanın amansız bir biçimde izlenmesine karar verildi
30 ağustos -Dumlupınar yakınlarındaki Aslıhanlar meydan savaşı’nda düşmanın beş tümeni yok edildi İzmir yolu Türk ordusuna tam anlamıyla açıldı
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|