Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Soğuk Savaş Dönemi (1945-1960)

Eski 06-21-2009   #14
KRDNZ
Varsayılan

Cevap : Soğuk Savaş Dönemi (1945-1960)



Rus Emperyalizminin Canlanması-Avrupa'da Sovyet Üstünlüğü



İkinci Dünya Savaşı sonunda Birleşik Amerika ile Sovyet Rusya'nın iki büyük kuvvet olarak ortaya çıkmalarında, milletlerarası politika arenasında meydana gelmiş olan boşluklar şüphesiz en büyük rolü oynamıştır Savaştan önce milletlerarası kuvvet dengesinin temel unsurlarını teşkil eden devletler, 1945'in dünyasında artık mevcut değildir Bunlardan Almanya, Japonya ve İtalya yenilmiş devletlerdir
Fransa ve İngiltere galip devletlerden olmakla beraber, savaşın bunların üzerinde yaptığı tahribat o kadar büyüktür ki, bunların değil eski yerlerini almaları, sadece milletlerarası politikada aktif hale gelmeleri için 1970'lerin sonunu beklemek gerekecektir Anahatları ile manzara şudur: Gerek Asya kıtasında, gerek Avrupada büyük kuvvet boşlukları teşekkül etmiştir Her iki kıtada da bir tek kuvvet vardır: Sovyet Rusya Her ne kadar Birleşik Amerikanın 1944 Haziranından itibaren Avrupa muharebe alanlarına yığdığı askeri kuvvetleri henüz geri çekilmemiş ise de, savaş esnasında Sovyet Rusya ile yapmış olduğu askeri işbirliği, Birleşik Amerika'yı Sovyetlerle olan münasebetlerinde bir takım ümit ve hayallere sevketmiş ve bunun neticesi olarak da Avrupadan çekilerek tekrar kendi kıtasına kapanmaya hazırlanmaktadır
Komünizmin evrensel tatbikçisi olarak ortaya çıkmış bulunan Sovyet Rusya için bu öyle bir manzaradır ki, belki tarihinin hiçbir döneminde böyle bir fırsat önüne tekrar çıkmayacaktır Bu sebeple savaşın hemen ertesinde Sovyet Rusyanın üç istikamette faaliyete geçtiğini görüyoruz Bu üç istikametten biri Avrupa, ikincisi Orta Doğu ve üçüncüsü de Uzak Doğu veya Asya'dır
Sovyetler savaşın son yılları olan 1944-45'te, Alman işgalinden kurtarmak bahanesile askerlerini soktukları Polonya, Çekoslovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'da komünist rejimlerin kurulması için faaliyetlerine hız verirken, Uzak Doğu'da da, Kuomintag'ın milliyetçilerine karşı Mao Tse-tung'un komünistlerine yardımlarını arttırmak Çin'i komünizmin kontrolu altına almak için harekete geçmişlerdi
Bütün bunlar olurken, İran, Türkiye ve Yunanistan üzerinde de çeşitli baskılara ve oyunlara girişerek, Basra Körfezi ve Hind Okyanusuna ve öte yandan Doğu Akdenize inmek için çaba harcamaya başlamışlardı
Bu üç istikametten sonuncusu, milletlerarası politikayı en fazla hareketlendirip, Birleşik Amerika ile Sovyet Rusya'nın münasebetlerinde krizlere sebep olduğu için, önce bu konuyu ele alacağız


Avrupa'da Sosyalist Blokun Kuruluşu
Sovyetler bu faaliyetleri ile Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgelerine girmeye çalışırlarken, bir yandan da Avrupadaki durumlarını sağlamlaştırmak için, askeri işgalleri altında tuttukları ülkelerde komünist rejimleri yerleştirmeye muvaffak olarak, bugünkü Sosyalist Blok veya Sovyet Uyduları dediğimiz durumu ortaya çıkarmak suretiyle Avrupada da gayet tehlikeli bir genişleme göstermişlerdir

Bununla beraber, bu ülkelerde komünist rejimlerin yerleşmesi birdenbire olmuş değildir Bu ülkelerin komünizmin hakimiyeti altına girmesi bir takım merhalelerden, bir takım safhalardan geçerek olmuştur Bu gelişimi beş merhalede tesbit edebiliriz:


Ekonomik ve Sosyal Düzenin Sovyet Modeline Göre Kurulması
Bu şekilde bu ülkeler komünist partilerinin tam kontrolu altına girdikten sonra, yapılan anayasalarla ekonomik, sosyal ve siyasal düzen Sovyet modeline göre kuruldu Fakat ne var ki, bu ülkelerin milli ve tarihi hususiyetlerini gözönüne almadan kurulan bu Sovyet düzenine karşı, 1953 Martında Stalinin ölümünden sonra bu ülkelerde tepkiler ve başkaldırmalar ortaya çıkacaktır Komünist ülkelerden Yugoslavya ile Arnavutlukta komünist rejimlerin kurulması ise çok daha başka şekilde olmuştur Her iki ülke de savaş sırasında Alman işgaline uğrayınca, bunların komünist partileri hemen direnme kuvvetlerini teşkil etmişler ve savaş boyunca Almanlara karşı çarpışarak, savaşın sonunda ülkelerinin kontrolunu ellerine almışlardır Denebilir ki, bu gelişmelerde Sovyet Rusyanın hiç bir yardımı ve tesiri olmamıştır Bundan dolayı, Yugoslavya ve Arnavutluk Moskova'ya karşı bundan sonra daha bağımsız tutum alacaklar ve hatta bir süre sonra Moskova'dan kopacaklardır

Sovyet Rusya böylece sınırları üzerindeki komşu ülkelerde komünist rejimleri tesis ederek, etrafında bir güvenlik çemberi meydana getirdiği gibi, Avrupaya komünizmi yaymak hususunda da bir takım illeri karakollar elde etmiş olmaktaydı

Diğer taraftan, Sovyetler bu komünist uydularını kontrolleri altında tutmakla beraber, bunların kendi aralarında da bir takım dostluk, işbirliği, saldırmazlık gibi adlarla bir sürü anlaşmalar imzalamalarını sağlamak suretile yekpare (monolitik) blr blok teşkil etmekteydiler



Koalisyon Kabineleri
1945 Şubatında Kırımda Yalta'da Amerika, İngiltere ve Sovyet liderleri arasında yapılan toplantı sonunda yayınlanan Kurtarılmış Avrupa Hakkında Demeç, serbest ve demokratik seçimler için gerekli tedbirler alınıncaya kadar, Sovyet işgalindeki ülkelerde geçici hükümetlerin kurulmasını ve bu hükümetlerde bütün siyasi partilerin ve siyasi eğilimlerin temsil edilmesini öngörmekteydi Esasına bakılırsa, bu ülkelerde hiç bir parti tek başına hükümeti kurabilecek oy gücüne sahip değildi Gerek bu demeç dolayısiyle, gerek yapılan Kurucu Meclis seçimlerinin oy neticeleri doiayısiyle, hükümetler bu ülkelerde genellikle koalisyon kabineleri şeklinde kuruldu Fakat dikkati çeken nokta, bu kabinelerde komünistlerin hemen daima İçişleri, Adalet ve Enformasyon bakanlıklarını almaları idi Bu suretle, İçişleri Bakanlığı ile ülkenin güvenlik kuvvetleri, Adalet Bakanlığı ile mahkemeler ve Enformasyon Bakanlığı ile de basın ve radyo gibi kitle haberleşme vasıtaları komünistlerin kontrolu altına girmiş olmaktaydı


Komünist Partilerinin Hükümetlere Hakim Olması
Bir süre sonra komünistlerin hükümetleri tamamen ele geçirdikleri görüldü Çünkü çeşitli hadiseler ve baskılar yüzünden, bazan da Sovyetlerin baskısı ile, Komünist Partisinin dışındaki siyasi partiler hükümetlerden ayrılarak muhalefete geçtiler Böylece hükümetler bir süre sonra, tamamen komünistlerden meydana gelmiş oluyordu

Muhalefet Partilerinin Tasfiyesi

Bu merhalenin, bilhassa 1947 yılında, yani 10 Şubat 1947'de barış antlaşm alarının imzasından sonra gerçekleştirildiğini görüyoruz Çünkü Sovyet işgali altındaki ülkelerle barış antlaşmaları yapıldıktan sonra, artık Sovyet askerlerinin bu ülkelerden çekilmesi gerekiyordu Halbuki komünist partileri iktidara sahip olmakla beraber, aynı zamanda komünistlerin karşısında da kuvvetli muhalefet partileri bulunuyordu Sovyetler, bu muhalefet partilerini tamamen bertaraf edip komünist rejimleri yerleştirmeden bu ülkelerden çekilmek istemediler ve bu sebeple 1947 Şubatından sonra bu ülkelerde muhalefet partilerinin tasfiyesine girişildi

Mesela, 25 Şubat 1947 de Macaristanın Küçük Emlak Sahipleri Partisi'nin (bu Parti 1945 seçimlerinde oyların % 57'sini almıştı), Genel Sekreteri Bela Kovacs, ülkenin güvenliğine karşı komplo hazırlamakla suçlandı ve tevkif edildi Partinin lideri ve Başbakan Ferenc Nagy o sırada İsviçrede bulunuyordu ve başına geleceği bildiğinden ülkesine dönmedi

Bulgaristanda ise, bu ülkenin en güçlü partisi olan Çiftçi Partisi'nin lideri Nikola Petkov, vatana ihanet suçundan 1947 Haziranında tutuklandı ve ölüme mahkum edilerek Eylül ayında da idam edildi

Romanyada da, komünistlere karşı çetin bir mücadele açmış olan Köylü Partisi lideri Julius Maniu 1947 Temmuzunda vatana ihanet suçundan tutuklanıp mahkemeye verildi ve Kasım ayında da müebbed hapse mahkum oldu

Polonyada ise, ülkenin en popüler partisi olan Polonya Köylü Partisi'nin lideri ve savaş sırasında Londradaki mülteci Polonya hükümetinin başkanı Stanislav Mikolajczyk, komünistlerin kendisini tutuklamaya hazırlandıklarını farkedince, 1947 Kasım ayında Londraya kaçmaya muvaffak oldu ve bu şekilde hayatını kurtardı

Çekoslovakya gelişmeleri ise biraz daha farklı oldu Savaştan sonra, cumhurbaşkanlığına Çekoslovakyanın eski devlet adamlarından Dr Beneş ve başbakanlığa da Komünist Partisi lideri Klement Gottwald getirilmişti Bakanların çoğu Komünist Partisi dışındandı Çekoslovakya'nın kurucusu Thomas Masaryk'in oğlu Jan Masaryk Dışişleri Bakanı idi Ülkenin yeni liderleri Sovyet Rusya ile iyi geçinme taraflısı oldukları için 1948 Şubatına kadar Çekoslovakyada mühim bir gelişme görülmedi Lakin Sovyetler yine de Çekoslovakyadan emin değildiler Çünkü yeni liderler aynı zamanda Batı taraftarı idiler Bu sebeple, hükümeti tamamen komünistlere teslim etmek için Sovyetler Çekoslovakyaya açıkça müdahale ettiler ve bir hadiseyi protesto eden 11 bakanın yerine komünistleri baskı ile hükümete soktular Dr Beneş'in direnmesi fayda etmedi Bu kriz sırasında Dışişleri Bakanı Masaryk 10 Mart 1948 günü Bakanlık binasının dördüncü katından kendisini atarak intihar etti Mamafih Masaryk'in komünistler tarafından öldürüldüğüne dair de iddialar vardır

"Çekoslovak Darbesi" adı verilen bu hadise Batı'da büyük yankılar ve tepkiler uyandırdı Bu hadise üzerine Batılılar, Sovyet emperyalizminin yayılmasına karşı tedbirler almak üzere 1948 Martından itibaren harekete geçtiler


Sovyet İşgali
Doğrusu aranırsa, bu ülkelerin Sovyetlerin askeri işgaline girmesini bir bakıma Batılılar istemişlerdir Çünkü, 1944 yazından itibaren Almanlar Rusya cephesinde geri çekilmeye başladıkları zaman gerek Amerika, gerek İngiltere, Sovyetlerin Almanları kendi topraklarından attıktan sonra savaştan çekilmelerinden endişe etmişler ve korkmuşlardır Onlara göre, savaşın bir an önce sona ermesi için Kızılordu'nun Doğu Avrupada ilerlemesi ve Alman işgalindeki toprakları Almanlardan temizlemesi gerekliydi Sovyetler bunu yaptılar Fakat, Kızılordu ile beraber bu ülkelerin savaştan önceki dönemde yasaklanmış olan komünist partilerinin Moskovada bulunan ve orada daha da eğitilmiş olan liderleri de ülkelerine dönmekteydi Kızılordu'nun bir kurtarıcı olarak bu ülkelere girmesi ve oralarda kalması, şüphesiz komünist partileri için büyük ve güçlü bir dayanak teşkil etmekteydi

__________________

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?




Ey ŞaiR! Bana Yağmurdan bahsetme, yağdır
Alıntı Yaparak Cevapla