Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Soğuk Savaş Dönemi (1945-1960)

Eski 06-21-2009   #9
KRDNZ
Varsayılan

Cevap : Soğuk Savaş Dönemi (1945-1960)



İngiliz-İran Petrol Anlaşmazlığı 1951-1954

Bu mesele, halen günümüzde karşılaştığımız veya çok sözü edilen "Körfez Petrolleri ve Batı" meselesinin başlangıcını teşkil etmiştir dense yeridir
Diğer taraftan, bu meselenin patlak vermesi, Sovyetlerin İran üzerindeki baskılarından, beş yıl gibi kısa bir süre sonra olduğu için, bu bakımdan da ehemmiyet ifade etmektedir
Nihayet, bu anlaşmazlık Batı'nın hatalı ve yanlış "sömürü" tatbikatının bir neticesi olarak ortaya çıkmış ve bu tatbikatın son kalıntısınıda temizlemiştir
İran petrollerinin bulunduğu 20'inci yüzyılın başından beri bu petrolleri Anglo-Iranian Oil Company adlı bir İngiliz şirketi işletmekteydi Bu işletme hakkını düzenleyen en son anlaşma şirket ile İran hükümeti arasında 29 Nisan 1933 de imzalanmıştı II Dünya Savaşından sonra İran bu anlaşmanın değiştirilmesini istedi Çünkü Şirketin İran'a ödediği para çok azdı İran bu paranın arttırılmasını istedi ve 17 Temmuz 1949 da, 1933 anlaşmasına ek bir anlaşma imzalandı Bu anlaşma Şirketin İran'a ödeyeceği parayı çok az arttırmıştı Halbuki bu sırada Amerikan şirketlerinin Venezuela ve Suudi Arabistan ile yaptıkları anlaşmalarda, üretimden elde edilen kar yarı yarıya paylaşılmakta idi
Bu anlaşmanın İran Milli Meclisince tasdik edilmesi gerekiyordu Fakat Meclis'teki Milli Cephe grubu ile onun lideri Dr Musaddık bu anlaşmaya karşı çıktılar Dr Musaddık'a göre, İran petrolleri devletleştirilmeliydi Dr Musaddık'ın çabaları sonucu İran Meclis'i 28 Aralık 1949 da, anlaşmayı tasdik etmeyip reddetti Bunun üzerine bütün İran'da petrolün millileştirilmesi için gösteriler başladı Bu gösterileri komünist Tudeh Partisi ile, aşırı sağcı Molla Kaşani'nin fanatik şiileri destekliyordu
Şirket bu durum karşısında gerileyip, Amerikan şirketleri gibi kardan 50 hisse vermeği kabul etti ise de, bir defa ok yaydan çıkmıştı Şimdi millileştirme İranın her tarafından gelen bir sesti Bu şartlar altında Musaddık, İran petrollerinin millileştirilmesini öngören bir kanun tasarısını 19 Şubat 1951 de Meclis'e sundu Müzakereler sırasında, Başbakan Ali Razmara, 3 Mart 1951 günü yaptığı bir konuşmada, "teknik, ekonomik ve politik sebeplerle" millileştirmenin mümkün olamıyacağını söyledi Fakat dört gün sonra camiden çıkarken öldürüldü Durum artık bütün açıklığı ile ortada idi
Bu şartlar altında İran Şahı Dr Musaddık'ı 28 Nisan 1951 de Başbakanlığa getirmekten başka çare göremedi Meclis de 30 Nisanda İran petrollerinin millileştirilmesini öngören kanunu kabul etti Bir ferman ile kanun İran Şahı tarafından da tasdik edildi
Bu andan itibaren İngiltere hükümeti sahneye çıkmaya başladı İngiltere'nin işe karışması, bu devletle İran arasında milletlerarası bir anlaşmazlığın patlak vermesi demekti Bunu önlemek için İngiltere'nin arkasından Amerika araya girerek uzlaştırma çabalarına başladı 1951'in Temmuz ve müteakip aylarında Amerika'nın yaptığı aracılık bir netice vermedi Çünkü, Şirket İran petrollerinin satış tekelini elinde tutmak istiyordu İran da bunu kabul etmedi İran ancak belli bir miktarın satış hakkını Şirkete vermek, gerisini kendisi satmak istiyordu
İngiltereye gelince: Bir yandan meseleyi Milletlerarası Adalet Divanına götürürken, bir yandan da İran üzerinde baskıda bulunmak üzere İran sularına bir kruvazör ile bir miktar asker gönderdi Fakat daha fazla ileriye gidemedi Çünkü 1921 Sovyet-İran anlaşmasına göre, Sovyet Rusya işin içine girebilirdi
1951 Ekiminde İngiltere'de yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi düşüp, Muhafazakarlar iktidara gelince, Amerika'nın ağırlığı İngiltere tarafına kaymaya başladı Lakin ne var ki, 1952 Mayısında İran'da yapılan seçimlerde de Dr Musaddık'ın Milli Cephesi ile Tudeh'çiler Mecliste çoğunluğu almışlardı Bu ise, Dr Musaddık'ı büyük oyununu oynamaya sevketti: 1953 Şubatında Şah'ı tahtından feragate zorladı ve Şah da bu isteği kabul zorunda kaldı Şimdi Dr Musaddık İran diktatörü idi Lakin bu andan itibaren de işler karışmaya başladı
Şahın tahtından feragati ve daha sonra da ülkeden ayrılıp Roma'ya kaçmak zorunda kalışı, bir yandan Ordu'yu harekete geçirirken, öte yandan Molla Kaşani'nin de Musaddık aleyhine dönmesine sebep oldu Çünkü Musaddık her gün biraz daha komünist Tudeh partisi'nin kontroluna giriyordu Bu sebeple, General Zahidi liderliğinde Ordu'nun 19 Ağustos 1953 de girştiği darbe başarılı oldu ve Musaddık düşürülerek tutuklandı Üç gün sonra da İran Şahı halkın sevgi gösterileri arasında ülkesine döndü
Başbakanlığa getirilmiş olan General Zahidi, petrol anlaşmazlığının çözümü için Amerika'nın aracılığını istedi ve Amerika'nın aracılığı ile, Anglo-İranian Oil Company ile Amerikan petrol şirketlerinin oluşturduğu bir komisyon ve İran arasında 5 Ağustos 1954 de bir anlaşma imzalandı Konsorsiyomda Anglo-İranian şirketinin hissesi % 40, Hollandaya ait Royal Dutch Shell şirketi % 16, Fransız Petrol Şirketi % 6 ve geriye kalan 5 Amerikan Şirketinin herbiri de % 8'er hisseye sahip olacak ve İran petrolleri bu şirketler tarafından ortak olarak işletilecekti
Komünist Tudeh Partisi'nin dışında, Sovyetlerin bu hadisede çok aktif rol oynadıkları söylenemez Zira Stalin'in ölümünden sonra başlayan iktidar mücadelesi bunda büyük rol oynayacaktır

__________________

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?




Ey ŞaiR! Bana Yağmurdan bahsetme, yağdır
Alıntı Yaparak Cevapla