Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Hitit Medeniyeti Müzik Kültürünün Analizinde Arkeolojik Verilerin Rolü

Eski 06-18-2009   #3
[KAPLAN]
Varsayılan

Cevap : Hitit Medeniyeti Müzik Kültürünün Analizinde Arkeolojik Verilerin Rolü



Müzik kültürü açısından değerlendirilen arkeolojik verilerin yorumlanması konusundaki problemler, öneriler

Arkeolojik veriler, gerek zamansal gerekse mekânsal olarak büyük bir dizgenin parçası olduğundan, çalgı, müzik grubu gibi müzikal unsurlara yer verilmemiş olan sahnelerin de diğer veriler kadar üzerinde önemle durulması gerekli sahneler olması, ayrıca, müzikal unsurlarla ilgili tasvirlerin olduğu sahneler üzerinde de oldukça dikkatli ve şüpheci bir yaklaşımla durulması ve yorumlanması gerekliliğinden bahsetmiştik Bu yaklaşım, özellikle üzerinde çalgı ya da müzisyen tasvirlerinin sadece bir bölümünün görülebildiği arkeolojik verilerin yorumlanması açısından büyük bir önem taşımaktadır Gelecekte bulunmayı bekleyen (ya da çivi yazılı metinler gibi çözümlenmeyi bekleyen) arkeolojik veriler, şu an tahmin edilemeyen özelliklere işaret edebileceğinden; Hitit Medeniyeti müzik kültürü ile ilgili olarak (özellikle de sadece arkeolojik veriler üzerindeki sahnelerden yola çıkarak) "değişmez, kesin" yargılara varmanın imkânsızlığını açıkça ortaya koymakta, ayrıca arkeolojik veriler üzerindeki sahnelerin her zaman "bire bir olarak gerçeği yansıttığı" düşüncesi de yorum hatalarına sebep olmaktadır Sahneleri tasarlamış olan sanatçıların müzik gruplarındaki kişi sayıları, çalgıların formları, boyutları, tel sayıları, ağızlıkları, zilleri vb gibi müzikal unsurları birebir olarak tasvir etme zorunluluğunun bulunmadığı açıktır ve bu kişilerin sahneleri kendi birikimleri ve görüşleri doğrultusunda tasarlamış olabilecekleri göz ardı edilmemelidir

Müzikal unsurların yorumlanmasında çeşitli olasılıklar üzerinde durmanın da geçerli ve tutarlı bir yol olduğu, bunun yapılabilmesi için ise özellikle çevre kültürlerdeki benzer uygulamalarla ilgili tasvirlere başvurmak gerekliliği ve karşılaştırmalı yaklaşımlar, bu verilerin değerlendirilmesinde çok büyük bir önem arz etmektedir ve müzik etkinliklerinin "içerisinde bulundukları yapıdan" bağımsız oldukları düşüncesinden kurtulmak gerekmektedir Öte yandan (Zincirli, Karatepe, rölyeflerindeki gibi) bazı müzik gruplarında yer alan çalgı icracılarından her birinin "o çalgı ya da çalgının ait olduğu sınıflandırma grubunu" ifade etmiş olduğu düşünülebilir (Tek bir lir icracısıyla birden fazla lir icracısına işaret edilmiş olabileceği gibi) Ayrıca bu grupların gerçekteki gibi tasvir edilmiş olabileceğini de "bir olasılık olarak" ele almak ve müzisyenlerin sahnede yer alış sıralarının görülenden daha farklı oluşumlarda olabileceğini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir Bazı arkeolojik verilerin üzerinde birden fazla müzik grubunun tasvir edilmiş olması ise yapılacak yorumlamaların daha da farklılaşmasına sebep olmaktadır
Çivi yazılı tabletler, özellikle müziğin içerisinde yer aldığı adak etkinliklerine, kült törenlerine ve festivallere ait bilgileri de içermektedir Ünal (2003), söz konusu metinlere dayanarak farklı isimlerle ifade edilen şarkılara işaret ederken, Alp (1999), metinlerde geçen bazı tören görevlilerinin isimlerini de vermektedir Çivi yazılı metinler arasında özellikle Asur ticaret kolonileri dönemine tarihlendirilmiş olan Kültepe tabletleri, Sever (1998)'in belirttiği üzere "karum" ya da "wabartum" adı verilen ticaret merkezlerinin Asurlu tüccarların Anadolu'ya gönderdikleri temsilcileri tarafından yönetilmiş olduğuna işaret etmektedir Anadolu'da oldukça uzun bir süre yerleşik olarak yaşadıkları ve beraberlerinde, çalışanlarının yanı sıra kültür ürünlerini de getirmiş oldukları göz önüne alınacak olursa, bu kolonilerin yerli halkın kültürel yapısı üzerinde etkili oldukları söylenebilir Kınal (1987)'ın da belirttiği üzere, köleliğin yaygın bir şekilde benimsenmiş olduğu Hitit Medeniyeti'nde, bu insanların, bir mal gibi el değiştirmiş oldukları bilinmektedir Farklı bölgelerden getirilmiş olan köle müzisyenlerin Hitit saraylarında, tapınaklarında görev almış olmasının müzikal unsurların çeşitlenmesinde büyük bir rol oynadığı anlaşılmaktadır Coşkun (1969), Boğazköy tablet arşivinde, büyük kral tarafından yönetilmiş olan törenlere ait yapıyı gösteren tabletlere işaret etmektedir ve gerçekleştirilme aşamalarının, dikkat edilmesi gereken unsurların detaylı şekilde anlatılmış olması törenler konusundaki hassasiyete işaret etmektedir Bryce' ın (2003) da öne sürdüğü üzere krala ya da tanrıya hizmet konularında ihmalkârlık yapmanın ölüm cezasını gerektirdiği, bazı durumlarda görevlilerin ailelerinin de aynı cezaya çarptırılmış olduğu bilinmektedir Bir tören ya da tapınak görevlisi olarak müzisyenlerin de benzer sebeplerle görevlerini dikkatli bir şekilde yerine getirmiş olmaları gerektiği söylenebilir Bu sebeple törenlerin aksamaması açısından çalgıların ve bunlara ait parçaların (tel gibi) hazırda bulundurulması gerektiği ve bu tapınaklarda özellikle çalgıların yapımı, bakımı ya da tamiri ile ilgili bazı görevlilerin olduğunu düşündürmektedir Alp (2000), bazı kral vasiyetlerinde özellikle kült törenlerinin hazırlanması ile ilgili önemli bilgilerin yer aldığını belirterek, tapınak işlemlerine verilen önemden ve eskiyen malzemelerin yenilenmiş olduğundan bahsedilen metinler üzerinde durmaktadır Bu da bize yukarıda bahsettiğimiz gibi kült törenlerinde de kullanılmış olan çalgıların bu konuda tecrübeli kişiler tarafından tamir edilip bakımlarının yapılmış olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir

Alıntı Yaparak Cevapla