06-13-2009
|
#1
|
Şengül Şirin
|
Anavarza - Anazarbus- Caesarea Olarak Anılan Yer
Anavarza - Anazarbus- Caesarea olarak anılan yer
ANTİK KİLİKYA DA : ANAVARZA
Roma İmparatorluğu döneminde Caesarea veya Anazarbus olarak anılan yer, Adana ili Kozan ilçesinin 28 Km güneyindedir Antik şehir duvarlarının hemen dışına kurulmuş küçük köyün ismi Dilekkaya dır
Kentin Roma İmparatorluk devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiç bir bilgimiz yoktur M Ö 19 yılında kenti ziyaret eden imparator Augustus tarafından Caesarea adını alarak "Anazarbus yanındaki Caesarea" diye anılmaya başlamıştır Anavarza Roma İmparatorluk devrinin ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık gösteremeyerek Kilikya eyaleti başkenti Tarsus'un gölgesinde kalmıştır Aslında Tarsus günümüze kadar yaşayabilmiştir ama bunun karşılığında tarihi anıtlarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir Roma İmparatorlarından Septimius Severus'un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus'un tarafını tutan kent, onun Niger'i 194 yılında İssos'ta yenerek İmparatorluğun tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilerek tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır MS 204-205 yıllarında Kilikya, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur MS 260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiştir M S 4 yy da İsauria'lı Balbinos tarafından tahrip edilmiş olan Anavarza İmparator II Theodosius zamanında MS 408 yılında kurulan Cilicia secunda (Ovalık Kilikya) ve eyaletin başkenti olmuştur 525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator lustinianus tarafından onartılarak lustiniopolis adını almıştır Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine uğramıştır, ö y y 'da kent büyük bir veba salgınına uğramıştır
İslam'ın yükselmesini takip eden kargaşa dolu yüzyıllarda Anazarbus Araplar ve Bizanslılar arasında tampon bölge olarak kalmış ve sık sık bu iki taraf arasında el değiştirmiştir 796da Harun el-Reşid şehri yeniden kurduktan sonra 9 yy in
ortalarında Halife Mutavakil (846-8611 Sis kalesini yeniden yaptırırken Anazarbus ta da aktif çalışmalar yapmıştır Batı kapısının dışında olan bir kule harabesinde bulunan Kufi dilindeki bir kitabe parçasında onun ismi geçer 10 yy da Ayn Zarba yine yıkılmaya yüz tutmuş bir Arap şehri iken, üç milyon dirhem gibi çok muazzam miktarda para harcayarak Hamdanid Saif al-Dawla şehri yeniden müstahkem hale getirmiştir Bundan sonra yeniden Bizanslıların ilgi odağı olmuş ve zaferle sonuçlanan 964 seferinde Nicephorus Phocas Tarsus ve Mopsuhestia dahil, önemli bir çok kale ile birlikte Anazarbus'u da ele geçirmiştir
11 y y 'da başkentleri Alpaslan tarafından ele geçirilen Ermeniler, Selçuk Türklerinin baskısıyla güneybatıya doğru sürülmüşler ve Toros bölgesinde hükümranlık kurmuşlardır Daha sonra yavaş yavaş Kilikya ovasına ilerlemişler ve burada 1100 tarihinde Anazarbus'u başkent olarak seçmişlerdir 7 yıllık bir aranın dışında i I 37 ile I 144 arasında, lohn Comnenus yönetimi altındaki Bizanslılar tekrar kontrolü sağladığında, şehir hemen hemen bir yüzyıl boyu başkent olarak kalmaya devam etmiştir I I84'te Tarsus ve sonra da Sis başkent oldu Anazarbus önemli bir müstahkem mevki olarak kalmasına rağmen, aşağıdaki düzlükte kurulu olan şehir yok olmaya yüz tuttu Son defa olarak Memlûklüler 1375 te Küçük Ermenistan Krallığını yıktığında tamamen harap oldu ve antik yerleşim yeri o zamandan bu yana bir daha kullanılmadı
Anavarza'da; 1500 metre uzunluğunda 20 burçlu sur, dört giriş, sütunlu yol hamam ve kilise kalıntısı vardır Sur dışında tiyatro ve stadyum, su yolları, kaya mezarları, kentin batısında nekropolleri ve kaya kütlesini yararak açılmış olan antik yol ile yerli yerinde korunmuş havuzlu mozaikler (M S 3 y y 'a ait deniz tanrıçası Thetis mozaiğiI Adana bölgesinde tek örnek olan 3 girişli zafer takı ve ovanın ortasında bir ada gibi yükselen tepe üzerindeki Ortaçağ kalesi önemli eserlerdir
kaynak
Adana Arkeoloji Müzesi
İsmet İpek-Müze Müdürü
İpek Kobanere-Arkeolog
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|