Yalnız Mesajı Göster

Sanat Felsefesi (Estetik)

Eski 06-04-2009   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

Sanat Felsefesi (Estetik)





Sanat Felsefesi (Estetik)

Felsefe tarihinde estetikle yakından ilgilenen pek çok düşünür olmasına rağmen, estetiğin felsefi bir disiplin olmasını sağlayan 18 yüzyıl düşünürlerinden Baumgarten’dir Estetiğin ana konusu “güzel” ve “güzellik” tir Ancak “güzellik” kavramının zorunlu olarak dayandığı yerlerden biri de “sanat” tır Bu nedenle estetik, bir anlamda “sanat felsefesi” dir



© Felsefe Açısından Sanat : Sanat felsefesi, sanatın, sanatsal yaratıcılığın ve beğenilerin özünü ve anlamını konu edinen felsefe dalıdır Sanat felsefesinin tartıştığı konulardan biri sanatın amacı ve nasıl bir etkinlik olduğudur Bu konuya, genelde üç türlü yaklaşım vardır :



§ Taklit olarak sanat : Sanatın doğayı taklit etmek olduğunu savunan bu anlayışa göre sanatçının görevi mükemmel doğayı sanat eserinde taklit ederek yansıtmaktır Platon’a göre görünenler dünyası, idealar dünyasının bir yansıması, bir kopyasıdır Sanatçı bu dünyadaki nesneleri kopya ederken aslında kopyanın kopyasını çıkarmaktadır




§ Yaratma olarak sanat : Sanatı bir yaratma tekniği olarak algılayan anlayışa göre mükemmel olan doğa değil, yaratıcı insandır Sanatçı, mükemmel olmayan doğayı kendi yaratma gücünü kullanarak yeniden yaratır Benedetto Croce’ye göre, doğal güzel sanat için model olamaz, yalnızca sanatçı için ilham kaynağı olabilir Bu nedenle, sanatın özgürlüğü sanatçının yaratıcılığından kaynaklanır



§ Oyun olarak sanat : Oyun olarak sanat anlayışı, sanatı yaşamın sorun ve sıkıntılarından kurtulmak isteyen insanın kendini ifade ediş biçimi olarak görür Schiller’e göre sanatla oyun arasında bir benzerlik vardır Çünkü, her ikisinde de insan gerçeklikten uzaklaşır, gerçek dışı bir dünyaya yönelir
© Estetiğin Temel Kavramları :



§ Güzellik Problemi : İnsanların gerek doğada gerekse sanat eseri karşısında yaşadıkları haz, “güzel” ve “güzellik” duygusuyla ifade bulur O halde, güzel ve güzellik estetiğin dayandığı temel kavramdır
Güzel nedir? Bu soru, yüzyıllar boyunca düşünürlerce ele alınmıştır Platon’a göre güzel, bir ideadır Doğada gördüğümüz her şey idealardan aldıkları pay oranında güzeldir Platon’a göre güzelin ölçütü oran ve simetridir Aristoteles için güzel, doğanın eksik kalan güzelliğinin yaratıcı güçle tamamlanmasıdır Plotinos’a göre güzellik tanrısal aklın evrene yansımasıdır
Baumgerten güzelliği “duyumsal bilginin mükemmelliği” olarak ifade eder Schelling güzeli “sonsuzun sonlu olarak kendini göstermesi” olarak tanımlar Croce’ye göre güzel “mutluluk veren ifade” dir
Hegel, mutlak ruhun nesnelerde görünüşüne güzel der



Schopenhauer de güzeli, mutlak iradenin kendini dışlaştırması olarak görür Nicolai Hartman’a göre güzel tinin (ruhun) maddede kendini göstermesidir



§ Güzel - Doğru - İyi - Hoş - Yüce İlişkisi :
Güzellik ve Doğruluk (Hakikat) : Güzellik ve doğruluk arasındaki ilişki ilk Çağlardan günümüze filozofları ilgilendiren bir sorundur Platon’a göre, güzellik ve doğruluk aynıdır Çünkü her ikisinin de kaynağı idealardır Borleacu, yalnızca doğruluğun güzellik olduğunu söyler



Kant, güzellik ve doğruluğu birbirinden ayırır Ona göre güzellik nesnelerin duyusal görüntüleridir, doğruluk ise bilgisel ve mantıksal bir değerdir
Güzellik ve İyi : Felsefe tarihinde güzel ve iyiyi aynı gören filozoflar çoğunluktadır Güzeli iyiden kesin olarak ayıran Kant olmuştur Kant’a göre güzel estetik bir değer, iyi ise ahlaksal bir değerdir



Güzel ve Hoş : Hoşluk duygusu eğilim ve gereksinimleri giderirken duyulan zevktir Güzellik duygusu ise estetik bir değerdir Hoşluk duygusunu hayvanlar da yaşarken, güzellik duygusu yalnızca insanlara özgüdür Descartes’e göre hoşa giden şeyler yalnızca duyu organları ile sınırlıdır Oysa güzellik, duyu organlarını da aşan bir duygudur



Güzellik ve Yüce : Yüce kavramı ile güzelliği birbirinden ilk ayıran Kant olmuştur Kant’a göre yüce, ahlak bilinci ile estetik duyguların karışımıdır O halde her yüce olan güzeldir Ama her güzel olan yüce değildir Güzel, insanlarda heyecan yaratırken yüce, şaşırtır ve ürpertir



© Estetik Yargı Problemi : Bir iddiayı dile getiren sözlere yargı denir Yargılar gerçeklik yargıları ve değer yargıları olmak üzere ikiye ayrılır
Gerçeklik yargıları (bilimsel yargılar) : Nesnelere yönelik yargılardır ve nesne ile onda bulunan özelliğin arasındaki ilişkiyi ifade eder Örneğin, “Şu tebeşir beyazdır” ya da “Üçgenin iç açıları toplamı 180° dir” Yargıları gerçeklik yargılarıdır



Değer yargıları : Değer yargıları bir tutum, davranış ve durum karşısında bireyin tepkisini anlatılar Güzel, çirkin, iyi, kötü gibi yargılar değer yargılarıdır “Yalan söylemek kötüdür” ya da “Bu şiir güzeldir” gibi yargılar değer yargılarına örnektir Gerçeklik yargıları gücünü zihinden alırken değer yargıları gücünü duygulardan alır Bir değer yargısı olan estetik yargıların temelinde beğeni duygusu vardır Bu yüzden estetik yargılar insanlara göre değiştiğinden özneldir (subjektiftir) Estetik yargıların ortak olup olmadığı ise estetiğin bir başka tartışma konusudur
Ortak estetik yargıların varlığı konusunda da iki farklı görüş vardır



Ortak estetik yargıların varlığını reddedenler : Bu görüşe göre birinin güzel bulduğunu bir başkası güzel bulmayabilir B Croce, sanatçının ruhunda oluşan estetik olayların genel-geçer yargılarla ifade edilemeyeceğini söyleyerek sanat eserlerinin ortak estetik yargılarla nitelendirilemeyeceğini savunur



Ortak estetik yargıların varlığını kabul edenler : Güzelin ölçütünün olduğunu ve sanat eserleri ile ilgili olarak yargılarda bulunabileceğini savunan görüştür Kant’a göre, insanlar güzel buldukları bir sanat eserini herkesin güzel bulmasını isterler Böylece özel olan bir duygu ortak bir duyguya dönüşür Bu duygu ise sanat eserlerinin genel-geçerliliğini sağlar

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla