Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Kuram Ve Gözlem

Eski 05-25-2009   #3
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Kuram Ve Gözlem



Baktığımız cisimden yansıyan ışınlar, göz merceğiyle cisim arasında, kesik bir koni oluşturuyor: Koninin geniş tabanı cismin, kesik ucu da merceğin üzerinde Mercek bu ışınları retina üzerinde odakladığından, gözün içinde de bir koni oluşuyor: Bu sefer geniş taban, mercek, kesik uç da retina üzerinde Retinanın, üzerine ışın düşen görme hücreleri, bu ışınlar üzerinde bir ön işlem yapıyor ve ürettikleri elektrokimyasal sinyaller, optik sinir araclılığıyla beynin görme merkezine gönderiliyor Görme merkezi de bu sinyallerden hareketle, kafatasımızın içerisinde, cismin bir görüntüsünü inşa ediyor Bu sürecin çalışabilmesi için; retinaya yeterli miktarda ışığın, yeterli sayıda görme hücresi üzerine yayılmış bir şekilde düşmesi gerekir Çünkü, her ne kadar çoğu zaman retinadaki tek bir noktadan söz edilirse de; tek bir görme hücresinin ayrıntılı bir görüntüyü algılaması mümkün olmadığı gibi, sürece katılan hücrelerden her birinin, bellli bir eşik miktarının üzerinde ışıkla uyarılması lazımdır




Ancak baktığımız cisim küçüldükçe veya uzaklaştıkça, görme konileri daralıp inceliyor ve sonuç olarak, retinaya düşen görüntü noktalaşıp, diğer görüntü işlemleri arasında kayboluyor Bu sorunu aşmak için, ışınlar arasındaki açıları açarak koni tabanlarını yayvanlaştırmak mümkün
Optik mikroskop veya teleskoplardaki mercekler de, ışınları kırmak suretiyle bunu yapıyor zaten Fakat bu sefer de, cisimden gelen ışınlar daha geniş bir alana yaydırılmış olduklarından, retinaya ulaşan miktar, eşik düzeyinin altına düşebiliyor Görüntü solgunlaşıp, yine kayboluyor Bu yüzdendir ki, optik mikroskoplar; güçlü bir ışık kaynağıyla birlikte, cismin üzerine daha fazla ışık gönderip yansıtmak suretiyle çalışırlar Veya çoğu teleskopta olduğu gibi; cisimden gelen ışınlar, uzunca bir süre için toplanır ve görüntü inşasına, yeterince birikim sağlandıktan sonra geçilir
Işığın bir de dalga davranışı var tabii Nasıl ki bir su tankında, yan yana iki çubuğun aşağı ve yukarı hareketleriyle oluşturulan dairesel su dalgaları, üst üste binip birbirleriyle girişimde bulunuyorlarsa
İki ayrı yarıktan geçirilen ışık dalgaları da benzer biçimde, yandaki şekilde görüldüğü gibi bir girişim örüntüsü verir Dolayısıyla biz görmek için cisimlere ışık tuttuğumuzda, aslında üzerlerine elektromanyetik dalgalar gönderip yüzeylerinden yansıtmış ve gözümüze geri gelenler üzerinde işlem yapmış oluyoruz Bu durumda, gönderilen ışığın dalga boyunun, cismin boyutlarından büyük olmaması gerekir
Çünkü aksi halde dalga, cismin varlığından pek etkilenmez ve geriye, net bir görüntünün oluşabilmesi için gereken miktar ve nitelikte yansıma gelmez Tıpkı denizde yüzen bir şişe mantarının, yakından geçen bir tankerin yol açtığı dalgaları etkileyip geri yansıtamadığı gibi

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla