05-24-2009
|
#6
|
Şengül Şirin
|
Karadeniz Bölgesi’nin Akarsuları:
Bölgede sıradağların geniş yer kaplaması sebebiyle:-Büyük kentlerin(metropoller) kurulması güçleşmiştir -Yerşekillerinin özellikleri nedeniyle kentler kıyı kesiminde toplanmış birbirine yakın ve küçük merkezler durumundadır -Dağlık bölgelerdeki idari yönetim zorlaştığı için illerin yüzölçümleri küçük, sayıları fazladır -Makineli tarım gerçekleşememiştir Tarımda hayvan gücü ve çapa daima önemini korumuştur -Tarım alanları dar, parçalı ve dağınıktır
Karadeniz Bölgesi’nde sıradağların kıyıya paralel ve doğu-batı yönünde uzanması sonucunda:-Kıyılar boyuna kıyı özelliğini taşır -Kıyılarda kıta sahanlığı dar, falezler fazladır -Kıyı kesiminde Sinop Limanı dışında doğal liman yoktur -Kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçlükle sağlanır Bu sebepledir ki limanların hinterlandı(art bölgesi) dardır, dolayısıyla bu bölgedeki limanlar fazla bir gelişme gösterememişlerdir -Kıyı ile iç kesimler arasında iklim farklılaşması meydana gelmiştir -Sıradağların denize bakan yamaçlarında gür ormanlar yer alırken, İç Anadolu’ya bakan yamaçlarında yağış azlığına bağlı olarak orman örtüsü seyrekleşmiştir -Ekonomik faaliyetler etkilenmiştir Tarım arazilerinin azlığı sebebiyle özellikle Doğu Karadeniz kıyılarındaki insanlar balıkçılığa yönelmiştir -İnsanların sosyo-kültürel yapısını etkilemiştir Kıyı ile iç bölge insanları yabancılaşmış, örf ve adetleri farklılaşmıştır
Karadeniz Bölgesi’nin Akarsuları:
Karadeniz Bölgesi Türkiye’de akarsu ağının en sık görünüş aldığı bölgedir Burada yağışların bolluğu ve bu yağışın mevsimler arasında az çok düzenli dağılmış olması baş rolü oynamaktadır Bu duruma litolojik özellikler de etki etmektedir Bölgede akarsulara en sık olarak Doğu Karadeniz Dağları’nın denize bakan yamaçlarında rastlanmaktadır Orta ve Batı Karadeniz Bölümleri’nde ise akarsu ağı daha yüksektedir Bölge akarsularını havzalarının genişliğine göre birkaç tipe ayırmak mümkündür:
Kıyı dağlarının denize bakan yamaçlarından doğarak denize dökülen akarsular:
Bunlardan bir kısmı oldukça basit, havzası dar, sel karakterinde olan akarsulardır Özellikle Doğu Karadeniz’de yaygındır;Değirmendere, Haldizen Çayı, Aksu Çayı Bunların bir kısmı ise kaynaklarını daha içerilere kadar sokulabilmiştir Havşit Çayı’nda olduğu gibi
2 Kıyı dağlarının gerisinden doğarak bu dağları enine yardıktan sonra denize ulaşan akarsular:
Harşit, Melet ve Devrekani Akarsuları böyledir Bu akarsulardan bazılarının kaynakları ise kıyı dağlarının biraz gerisinde kaldığı iç ovalar arasına iyice sokulmuş ve havzalarını iyice genişletmiştir Çoruh, Kelkit ve özellikle karışık ağ özelliği gösteren Kilyos Çayı
3 Karadeniz Bölgesi’nin dışından doğup aşağı çığırında bölgeye giren ve bütün dağ sıralarını yardıktan sonra denize ulaşan akarsular:
Yeşilırmak’ın Çekerek kolu, Kızılırmak ve Sakarya da bu durumla olmakla birlikte Karadeniz Bölgesi’nde güneybatıda küçük bir alandan geçmekte ve komşu Marmara Bölgesi’ne ulaştıktan sonra denize dökülür Bölgenin başlıca akarsuları; Türkiye’nin en uzun akarsuyu Kızılırmak(1182 km), Yeşilırmak Kelkit (468 km),Sakarya (824 km), Filyos (228 km), Çoruh (355 Türkiye 355 km) Bartın Çayı (107 km)(Alibeyköy Teknik Ve Endüstri Meslek Lisesi Coğrafya Öğretmeni Muzaffer Odabas) Büyük akarsuların beslenme havzaları iç kısımlardadır Bölgede ayrıca kaynağını, dağ sıralarının denize dönük yamaçlarından alan, birçok çay ve dere bulunur Batı Karadeniz Bölümü’nün önemli akarsuları; Sakarya Nehri’nin orta çığırı, Kızılırmak’ın kollarından olan Gökırmak, Devrekani Çayı, Filyos Çayı ve Bartın Çayı’dır Bartın Çayı’nın ağız kısmında azda olsa ulaşım yapılır Orta Karadeniz Bölümünün en önemli akarsuları; Kızılırmak ve Yeşilırmak’dır Kızılırmak’ın sadece aşağı çığırı bölüm içerisinde yer alır, orta ve yukarı çığırı ise İç Anadolu içerisindedir Yeşilırmak’ın aşağı ve orta çığırı bölüm içerisindedir Bu iki akarsuyun dışında bölümdeki dağların kuzey eteklerinden doğarak denize dökülen bir çok kısa boylu akarsu yer alır Doğu Karadeniz Bölümü’nün en önemli akarsuları; Çoruh, Harşit, Melet ile Yeşilırmak’ın yukarı çığırını oluşturan Kelkit Çayı’dır Bölümde akım hızı yüksek olan Çoruh Nehri gibi akarsular, rafting sporuna imkan sağlar [18] İç kesimlerden beslenen Yeşilırmak ve Çoruh gibi akarsular, genellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki oluklara yerleşmişlerdir III jeolojik zamanda yükselen araziyi aşındıran bu akarsular, dar ve derin vadilerden geçerek Karadeniz’e dökülür( Prof Dr İbrahim Atalay, Prof Dr Kenan Mortan, Türkiye Bölgesel Coğrafyası)
Karadeniz Bölgesi’ndeki Akarsuların Rejimi:
Karadeniz Bölgesi’nin akarsuları genellikle iyi beslenmelerine rağmen düzensiz akımlı sellere benzetilebilir Bu durum çığırların dağlık alanlardan geçmesiyle ilgilidir Yatakları taban seviyesine yaklaşmış olsa bile dağ yamacından inen sellerin etkisiyle bu akarsularda sel karakteri, deniz yakınlarında da devam eder Şiddetli yağmurlar ve kar erimeleriyle iyice kabarırlar Kar erimeleri ve yağmurlar bittiğinde ise su seviyesi fazlasıyla düşer Yıl içinde genellikle en yüksek seviyeye yüksek alanlarda birikmiş karların eridiği ilkbahar aylarında rastlanır
En düşük seviyeye ise yaz sonlarında rastlanmaktadır Kışında bazı istasyonlarda düşük seviyeler kaydedilmektedir [19] Bununla birlikte daha çok Karadeniz akarsu rejimini tam manasıyla tanımlamak gerekirse: Bölge ikliminin akarsuların rejimine olan etkileri Karadeniz Bölgesi’nde doğan ve denize dökülen akarsularda daha belirgindir Karadeniz iklim ve yağış rejiminin etki alanından doğan bu akarsuların rejimi oldukça sadedir Bu akarsuların önemli bir özelliği de akımlarının sıcaklık koşullarına uygunluk göstermesidir yani biraz öncede belirtildiği gibi yüksek akımlar; kar yağışının az, sıcaklığın yüksek olduğu bu nedenle de karların eridiği Nisan sonu ile Mayıs ayında görülür Düşük akımlar ise; yağış fazlasına karşılık yağışın kar şeklinde yüksek kesimlerde biriktiği kış aylarında rastlanır Asıl Karadeniz akarsu rejimi de budur
En az akım Ocak ve Şubat aylarındadır Haziran ayında başlayan akım azalması, Ağustos ayına kadar artarak devam eder Bu azalmanın nedeni: Yağış artışına rağmen buharlaşmanın fazla olması ve kar sularının azalmasıdır Sonbahar yağışları ile akım tekrar artmakta ancak yüksek kısımlarda meydana gelen don şartları ile bu artış önemsiz olmaktadır Bölge dışından doğarak Karadeniz’e dökülen akarsular ise, karışık rejimli olup, doğdukları bölgelerin iklim özelliklerini yansıtırlar
Karadeniz Akarsularının Genel Özellikleri:
-özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde sıradağların uzanışı ve yükseltinin etkisiyle akarsuların boyları kısadır Ancak dağların ardından gelen akarsular da yer almaktadır -Bölgede bol yağışlı iklimin etkisiyle akarsu havzaları geniştir -Bölgede yerşekillerinin etkisiyle akarsu yataklarında eğim fazladır Bu durum da akarsuların akış hızını artırmaktadır -Bölgede yağış rejimi düzenli olduğu halde eğime bağlı olarak akarsuların rejimi düzensizdir Yatak eğimi az olan Çoruh Nehri’nin rejimi nispeten düzenlidir -Bartın Çayı üzerinde ulaşım yapılabilen tek akarsudur -Akarsuların yatakları derin vadilerden geçtikleri için elverişli değildir -Bol miktarda alüvyon taşıyan Kızılırmak Nehri’nin ağzında Bafra, Yeşilırmak Nehri’nin ağzında da Çarşamba delta ovaları şekillenmiştir
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|
|