Yalnız Mesajı Göster

Doğu Karadeniz Dağları’

Eski 05-24-2009   #4
Şengül Şirin
Varsayılan

Doğu Karadeniz Dağları’



Doğu Karadeniz Dağları’nın iç sıraları Kelkit-Çoruh dağları genel adıyla tanınır Kuzeydoğudaki Yanlızçam Dağları’ndan başlayan iç sıralar İspir’in güneyindeki Mescit Dağları’nda bir hayli yükselti kazanır Bu iç sıradaki dağlar batıdan doğuya Çimen, Kop, Çoruh, Mescit ve Yanlızçam Dağları’ndan oluşur Kelkit ve Çoruh Vadileri ile kıyı dağlarından ayrılır Kızıldağ(3025 m), Çimen Dağı(2749 m), Kop Dağları(2918 m), Mescid Dağı(3239 m), Akdağ(3047 m) Kelkit ve Çoruh Vadileri’nin güneyinde yer alan başlıca dağlardır




Kıyı dağlarını iç sıralardan ayıran Çoruh Vadisi, Artvin’in gerisinde Berta Suyu Vadisi ile başlayıp, Bayburt Ovası’na kadar devam eder İki tarafındaki dağların 3000 metreye varan yükseltileri arasında, ülkemizin en derine gömülmüş vadilerinden biri olan Çoruh Vadisi dar bir eşikle Kelkit Vadisi’nden ayrılır Doğu Karadeniz Dağları’nın göze çarpan özelliklerinden bir tanesi de; kıyı çizgisine paralel uzanan dağların kuzey yamaçlarının akarsular tarafından çok fazla yarılmış olmasıdır

Buna karşılık Çoruh ve Kelkit Vadileri’ne bakan yamaçlar yarılmadan daha az etkilenmiştir Kuzey ve güney yamaçları arasında, özellikle yağış miktarında görülen büyük farklardan kaynaklanan bu olayda, jeolojik yapının da önemli etkisi vardır Bu bölümde oldukça yaygın olan granit ve granodioritler, çatlaklı oluklardan suyun etkisi ile fiziksel ve kimyasal yolla kolayca parçalanmaktadır Bölgenin bu bölümünde, Paleozoik temele dayanan granit, granodiorit kütleleri ile Kretase’ye ait kalker, fliş ve volkanikler yaygındır Lâv, tüf ve pirokalastiklerden oluşan volkanik formasyonlar, çökeller arasında önemli ara katlar meydana getirirler




Bununla beraber, Giresun, Trabzon ve Rize kesimlerinde olduğu gibi, çökellere göre üstün bir durum alarak tümüyle volkanik görünüm kazanırlar Granit, siyenit ve diyoritler, Fatsa-Aybastı hattının doğusunda yaygındır Sözkonusu kayaçlar, Rize’nin güneydoğusunda ülkemizin en büyük plütonik kütlesi olan Kaçkar Dağları’nı meydana getirirler Doğu Karadeniz Dağları’nın, özellikle 2500 metreden yüksek kesimlerinde glasyosyana uğraması, bu dağlar üzerinde glasyal aşındırma ve biriktirme şekillerinin geniş alanlara yayılmasına neden olmuştur Glasyal şekillerin meydana gelmesinde, Doğu Karadeniz Dağları’nın elverişli iklim ve topografya koşullarına sahip olması da etkili olmuştur Bununla beraber, Doğu Karadeniz Dağları’ndaki glasyal şekiller, belirli alanlarda yer alırlar Melet Vadisi’nin doğusundan başlayan glasyal izler, yükseltinin artmasına bağlı olarak doğuda alanını genişletmiş ve daha alt seviyelere inme olanağı bulmuştur Bölgedeki glasyonun bir başka özelliği ise, kuzey ve güney yamaçlar arasında görülen farklılıktır Melet Vadisi’nin doğusunda, glasyal şekiller yalnız kuzey kesiminde yer alırken, doğuda güneye doğru bir taşma sözkonusudur

Bu durum, daimi kar sınırının doğuya gittikçe düşmesi ve beslenme şartları ile ilgilidir Doğu Karadeniz Dağları’nda glasyonun batı sınırını meydana getiren Karagöl Dağı’ndaki glasyal şekillerin en önemli grubu, dağın kuzeyinde yer almaktadır Bu kütledeki Pleistosen glasyonu, sirkler içinde yer alan küçük neveler ve bunlardan bazılarının aşağı doğru sarkması ile meydana gelmiş buzul dilleri ile temsil edilir Karagöl Dağı’nda, ortalama yükseltisi 2600-2700 metre olan dokuz sirk belirlenmiştir

Elmalı Gölü, Camiligöl, Aygırgölü, Bağırsak Gölü, Soğrakgölü ve Kurugöl sirkleri, başlıca sirk gölleridir Kütlenin kuzeybatı kenarında bulunan Elmalı sirki (Elmalı Gölü), üç ayrı seviyedeki sirklerden meydana gelen bir basamak sirki özelliğindedir Karagöl Dağı’ndaki Camiligöl ve Aygırgölü sirklerinden çıkan glasiyerler, bir tekne vadide birleşerek bir buzul dili oluşturmuşlardır Kütlenin kuzeydoğusunda yer alan Kurugöl sirkinden çıkan vadi buzulunun uzunluğu ise 2 kilometreyi bulmaktadır


Doğu Karadeniz, heyelanların en fazla görüldüğü bölümdür Bölümde heyelanların fazla olmasının nedeni; yağışın, yamaç eğiminin ve killi kayaçların fazla olması ile bazı kesimlerde ana kayayı oluşturan tabakaların yamaç eğimine paralel uzanmasıdır Yamaç eğimine paralel bir şekilde uzanan tortul tabakalar, heyelan oluşumunu kolaylaştırır Kar erimelerinin etkisiyle heyelan olayları ilkbahar mevsiminde yoğunlaşır Heyelanlar sonucu bölümdeki tarım alanları, yollar ve yerleşim birimleri sık sık zarar görür Örneğin; 1988 yılında Çatak’ta(Trabzon) meydana gelen heyelan, önemli can ve mal kaybına neden olmuştur

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla