Yalnız Mesajı Göster

Kuzey Anadolu Dağları’nın Özellikleri:

Eski 05-24-2009   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Kuzey Anadolu Dağları’nın Özellikleri:



Kuzey Anadolu Dağları’nın Özellikleri:


Kuzey Anadolu Dağları, kıyı ve iç sıradağları diye ikiye ayrılır Bu iki sıradağ kuşağını Kuzey Anadolu Fay Hattı birbirinden ayırır ( Prof Dr İbrahim Atalay, Prof Dr Kenan Mortan, Türkiye Bölgesel Coğrafyası)

Kuzey Anadolu Dağları; tek sıra halinde değil, oluk biçimli çukurlarla ayrılmış birkaç sıra halindedir Doğu bölümünde iki sıra oluşturan dağlar, orta bölümde tek, Batı Karadeniz Bölümü’nde üç sıra halinde uzanır Batıda üç kuşak halinde uzanan dağlar güneyden-kuzeye doğru; Küre, Ilgaz, Köroğlu Dağları adını alır Orta bölümde; Canik Dağları uzanır Doğuda ise üç kuşak halinde uzanan dağlar; kuzeyde Giresun ve Rize Dağları, güneyde ise Mescit, Kop ve Çimen Dağları yer alır

Doğu, Orta ve Batı Karadeniz Dağları olarak üçe ayrılan Karadeniz Dağlarının kıyı dağ kuşağının en yüksek bölümünü Doğu Karadeniz Dağları, iç sıradağ kuşağının en yüksek yerini ise Batı Karadeniz Dağları oluşturur Kıyı sıra dağları doğuda kıyıdan itibaren birdenbire yükselirken, orta bölümde biraz daha içten başlayarak yavaş yavaş yükselir(Prof Dr İbrahim Atalay, Prof Dr Kenan Mortan, Türkiye Bölgesel Coğrafyası) Bu dağlar doğu-batı doğrultusunda ve birbirine paralel kuşaklar halinde uzanmaktadır Karadeniz boyunca uzanan dağların yükseltileri batıda 2000 metre civarında olup, Orta Karadeniz Bölgesi’nde 1000 metreye kadar inmekte, doğuda ise yükseltiler 4000 metreye çıkmaktadır (Güvender Yay, Coğrafya Kitabı)

Birbirine paralel sıralar halinde uzanan bu dağlar çukur alanlarla birbirinden ayrılır Kıyı dağları ile iç sıralar birlikte yükselip, birlikte alçalmaktadır Kuzey Anadolu Dağları Toroslar gibi yaylı bir görünüşe sahiptirler Ancak yaylar Toroslar’daki kadar eğri değildir Kuzey Anadolu Dağları’ndaki kıvrımlılık hali de Toroslardan daha azdır Yükseklik açısından da Kuzey Anadolu Dağları batı ve özellikle orta kesimlerde Toroslar’a ulaşamazlar Doğu bölümünde ise en yüksek noktalar Toroslar’ı bile biraz aşar Birbirine paralel sıralar görünümünü Kuzey Anadolu Dağları’nda Toroslar’dakinden daha belirgindir Çünkü bu sıralar arasında onlara paralel uzanan oluk biçimli uzun vadilere Toroslar arasında az rastlanır

Bölgedeki dağ sıraları, Karadeniz kıyılarına paralel uzanır Buna bağlı olarak boyuna kıyı tipi görülür Doğu ve Batı Karadeniz Dağları, kıyı gerisinden hemen yükselir Orta Karadeniz kıyılarında, eğim daha azdır Karadeniz Dağları’nın yukarıda sözünü ettiğimiz özellikleri bazı önemli sonuçlara neden olmuştur Örneğin; kıyılarda küçük koylar hariç, büyük girinti ve çıkıntılar yoktur Bu durum, kıyıda Sinop Limanı dışında, doğal limanların oluşumunu engellemiştir Bölgede dik kıyıların dağlar tarafından aşındırılmasıyla, falezler oluşmuştur Ulaşım yolları kıyı şeridinde yoğunlaşır İç kesimlerle olan bağlantı Ecevit, Kalkanlı(Zigana) ve Kop gibi önemli geçitlerle sağlanır

Batı Karadeniz Bölümü’nde Yüzey Şekilleri;

Kızılırmak’ın aşağı çığırı ile Bartın Çayı arasında, kıyıya paralel oldukça geniş bir yay çizen İsfendiyar(Küre) Dağları uzanır Bu bölümün denize en yakın dış sıralarını meydana getiren bu dağ silsilesinin ortalama yükseltisi 1000 metredir Aynı silsilenin üzerinde yer alan Yaralıgöz Dağı(2019 m), Zindan Dağı(1717 m) ve Çangal Dağı(1584 m); silsilenin en yüksek noktalarını oluşturur Bu dağların güneyindeki ikinci sıra; kuzeyde Gökırmak ile güneyde Devrez Vadisi arasında uzanan Ilgaz Dağları’dır Merkezi kısımları 2200 metreye ulaşan bu dağlar(Küçük Hacettepe 2546 m) batıya ve doğuya doğru gidildikçe yükseltilerini kaybederler Bolu-Ilgaz Dağları’ndan birtakım havza ve depresyonlarla ayrılan Köroğlu Dağları, üçüncü dağ sırasını meydana getirir Doğuda 1500 metreyi aşan, batıda 1000-1200 metre arasında değişen Köroğlu Dağları’nın 2000 metreyi geçen zirveleri de vardır: Aladağ(2499 m), Işık Dağı(2015 m)6

Batı Karadeniz Dağları’nın kıyı bölümünde kalan dağların yapısında daha çok IIzaman şist ve kalkerleri, bazı yerlerinde de I zaman tortulları bulunur Arazi yapısı batıya doğru daha çok karışık hale gelir Bartın Çatı ve Filyos Çayı’nın aşağı çığırı arasında kıyı dağları tamamen ortadan kalkar Yukarı Kretase’de marn ve şistlerin yaygın olduğu tepelik bir alan ortaya çıkar Filyos Çayı batısında arazi yeniden engebeleşirse de vadilerle fazlaca yarılmıştır Burada dağların yükseltisi 1000 metreyi çok az aşar Bu çevre hemen hemen kıvrımsız olan üst tebeşir devri tabakaları altında alt tebeşir devriyle birlikte karbon devri şist ve kumtaşları ortaya çıkar ki bunlar aralarında bulunan kömür damarları bakımından önemlidir

Kıyı dağlarını iç sıralardan ayıran alçak alanlardaki yerler daha çok alüvyonludur
İç sıraları Ilgaz-Bolu Dağları oluşturur Ilgaz Dağları’nın esas zirvesinde I zaman şist ve kalkerleri geniş yer tuttuğu halde batı uzantısı üzerinde II zamanın çeşitli arazisi ve bilhassa erüvtif arazi yer alır İç sıraları birbirinden ayıran alçak ve devamlı bir oluk bulunur Bu çukur alana Bolu-Tosya oluğu genel adı verilmektedir Tektonik bakımdan faal olan bu oluk sık sık depremlere uğramaktadır Örneğin; Mudurnu(Bolu-1967), Bartın(1968), Gerede(Bolu-1944) depremleri gibi(Prof Dr İbrahim Atalay, Prof Dr Kenan Mortan, Türkiye Bölgesel Coğrafyası, Ankara, 1997) Bolu-Tosya oluğu güneyinde ikinci bir sıra uzanır ki bunların hepsine birden Köroğlu Dağları denir Köroğlu Dağları’nın yapısında doğu ve batı yarısında ortaya çıkan kıvrımlı arazide orta kısmında bunu örten ve IV zamana ait olduğu tahmin edilen andezitli kalın volkanik örtü vardır Doğuda yüksek düzlükler bölümü daha yaygın olduğu halde, batıda arazi Sakarya’nın kolları tarafından fazlaca yarılmış ve çeşitli yüzey şekilleri oluşmuştur Bu dağın Eskişehir’in kuzeyindeki devamı olan Bozdağ ile birlikte Karadeniz Bölgesi’nin yapısına yabancı olan eski temele ait gnayslar I zamana ait çoğu billurlaşmış ve serpontiler ihtiva ettiği belirtilebilir

Bölgenin jeomorfolojik görünümünde dağlar kadar etkili depresyonlar, sıradağların arasında ve onlara paralel olarak uzanırlar Doğudaki Marmara çukurluğunun doğu uzantısı niteliğinde olan bu depresyonlar, tektonik hatlar üzerinde yer alırlar Bolu Dağları’nın batısında Düzce Ovası, güneyinde ise Çağa(Yeniçağa) ve Soğanlı depresyonları uzanır Yaklaşık 300 km2’lik bir alana sahip olan Düzce Ovası genç faylarla kuşatılmıştır Ovadaki alüvyonun farklı kalınlıklar göstermesi, ovanın bir çöküntü olduğunu desteklemektedir Aşağı Kızılırmak ile bölgenin batı sınırı arasında kalan araziler çeşitli yaşlardaki formasyonlardan meydana gelmiştir Dağların yapısında, Kuzey Anadolu’da çok geniş yayılım alanı olan Üst Kretase Flişleri yaygındır Kalkerin hakim olduğu killi, kumlu ve konglomeralı yapıları içeren bu fliş tabakalarında “Jura tipi kıvrımlar” geniş yer tutmaktadır

Bölgenin en eski arazilerini meydana getiren masifler, Paleozoik metamorfik serilerden oluşmuştur Sözgelimi, Ilgaz Dağları’nın temelini oluşturan ve Blumenthal’in “Bolu masifi” veya “Ilgaz masifi” adını verdiği kütle, Paleozoik yaştaki metamorfik şistlerden meydana gelmiştir Doğuya doğru uzanan bu masifin ortasında, genellikle serpantinlerden oluşan Kretase’ye ait ofiyolittik bir seri sokulur Paleozoik araziler, kuzey ve güneyden Kretase kalkerleri ve özellikle Üst Kretase ile Eosen flişlerinden meydana gelen Mesozoyik ve Tersiyer’e ait yapılarla örtülüdür Kuzey kenarında Eosen sonrası (Oligosen) arazilerin bulunmaması, bu arazilerin Eosen’den sonra kara haline gelerek aşınmağa başladığını göstermektedir Bununla birlikte, bölge içinde volkanik alanlar da yer almaktadır Andezit, dazit, bazalt lav ve tüflerini içeren bu yapılar, özellikle Bolu-Ilgaz hattının güneyindeki alanlarda yaygındır Neojen’e ait bu yapılar yer yer flişlerle aratabakalı durumdadır[7]

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla