Şengül Şirin
|
Eskişehir
Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir 2008 yılının verilerine göre şehir merkezinin toplam nüfusu 599,796'dır Bu nüfusun 297,865'i erkek 301,931'i kadındır

Eskişehir'in konumu
Eskişehir Türkiye'nin en hızlı kalkınan illerinden biridir 29°58’ ve 32°04’ doğu boylamları ile 39°06’ ve 40°09’ kuzey enlemleri arasında kalan il toprakları, Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir
  
Ankara, Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkenti ve ikinci büyük şehri Nüfus bakımından İstanbul'dan, yüzölçümü bakımından da Konya'dan sonra ikincidir Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Aksaray ve Eskişehir arasında yer alır 38°33' ve 40°47' kuzey enlemleri ile 30°52' ve 34°06' doğu boylamları arasındadır Batıdan doğuya, kuzeyden güneye transit yolların düğüm noktasıdır
  
Afyonkarahisar, Afyonkarahisar Şifalı kaplıcaları, kaymak şekeri ve haşhaşı ile tanınan il Afyon'a komşu iller arasında Eskişehir, Kütahya, Denizli, Uşak, Burdur, Isparta ve Konya yer alır 29° 40' ve 31° 43' doğu boylamları ile 37° 45' ve 39° 17' kuzey enlemleri arasındadır Ege Bölgesi’nin Akdeniz’e ve İç Anadolu Bölgesi'ne açılan kapısı ve önemli bir kültür merkezidir
  
Kütahya, Kütahya rengârenk çinileriyle, Türkiye’nin çini atölyesi olarak bilinen, şifalı kaplıcaları ile meşhur, millî târihimizde müstesnâ bir yeri bulunan, Ege bölgesinin İçbatı Anadolu bölümünde yer alan il 38o 70’ ve 39o 80’ kuzey enlemleri ile 29o 00’ ve 30o 30’ doğu boylamları arasında yer alır
  
Bilecik ve Bilecik, Osmanlı Devletinin temellerinin atıldığı, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinin kesiştiği bir kavşak noktasında bulunan bir ildir 39°39' ve 40°31' kuzey enlemleriyle 29°43' ve 30°40' doğu boylamları arasında bulunan Bilecik; Sakarya, Bolu, Eskişehir, Kütahya ve Bursa arasında yer alır
  
Bolu illeri ile çevrilidir Topraklarının büyük kısmı Bolu orman, göl, kaplıca, dağ ve denizlerin kucaklaştığı, tabii güzellikleri ile ünlü, Türkiye'nin Batı Karadeniz bölgesinde yer alan bir il Sakarya, Bilecik, Eskişehir, Ankara ve Çankırı illeri ile çevrili olup 45°15' ve 41°05' kuzey enlemleri ile 39°29' ve 32°37' doğu boylamları arasında yer alır Trafik kod numarası 14'tür
  
İç Anadolu bölgesinde kalmasına rağmen, İÇ ANADOLU BÖLGESİ Orta Anadolu adıyla da bilinen ve Doğu Anadolu Bölgesinden sonra 2 büyük coğrafi bölgemiz olan İç Anadolu'nun yüzölçümünün genişliğine oranla nüfusu fazla değildir Marmara Bölgesi'den iki kat geniş olan bu bölgede Marmara Bölgesi kadar nüfus yaşar Anadolu’nun çeşitli bölgeleri arasındaki yollar İç Anadolu’dan geçtiği için bu bölge eski yerleşme alanı olmuş ticaret yolları üzerinde yer alan yörelerde, yerleşme alanları büyüyerek büyük kentler haline dönüşmüştür
  
Seyitgazi ilçesinde küçük bir alanı, Seyitgazi (Antik Çağda Nakoleia) Eskişehir'in 42km güneyinde yer alan küçük bir ilçesidir (1990'da 3100 nüfus)
İsmi, Arapların İslamiyeti Anadolu'ya yaymak üzere Bizans'a karşı verdiği mücadelerin birinde şehit düşen Seyyit Battal Gazi'den alır
  
Sarıcakaya ilçesinin tamamı, Merkez ve bkz Sarıcakaya,_Eskişehir
  
Mihalıççık ilçelerinin bir bölümü Mihalıççık Eskişehir'in ilçeleri
  
Karadeniz bölgesinde kalır Trafik numarası 26’dır

Doktorlar Caddesi, Estram
Şehir İsmini Karadeniz'den alan bölge, Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanır Büyüklük bakımından bölgelerimiz arasında 3 sırada yer alır Doğu-batı genişliği en fazla olan bölgemizdir Bu sebeple doğusu ile batısı arasında yerel saat farkı en fazla olan bölgemizdir
  
Met helvası, Nuga helva, Haşhaşlı çörek, Kalabak suyu, Resim:methelvasi jpg|thumb|Met helvası
  
Çiğ börek (Çibörek) ve Çiğ börek, kıyma, soğan ve baharat karışımının açılmış yufkaya konulup yağda kızartılmasıyla yapılan geleneksel bir Kırım Tatar yemeğidir
  
Lületaşı ile meşhurdur İşlenebilir lületaşı, Türkiye'de yalnız Eskişehir'de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak bilinir Türkiye'de Eskişehir ve Lületaşı İşlenmesi kolay beyaz renkli, gözenekli bir mineral Lületaşının dünyada en çok bulunduğu yer Eskişehir'dir Bu ilimize bağlı Sepetçi köyünde bol miktarda bulunan lületaşı, umumiyetle pipo, sigara ağızlığı tesbih, biblo ve süs eşyası imalinde kullanılır
Toprak içinde, geniş damarlar içinde serpilmiş çakıl kümeleri halinde bulunan lületaşının, ana maddesi hidratlı bir magnezi silikattır
Emici özelliği olması dolayısıyla, ağızlık ve pipo yapımında birinci sınıf malzeme sayı
  
Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan Eskişehir iline bağlı bir ilçe Yüzölçümü 4 103 kilometrekare, nüfusu 50 338dir Yüzeyi ,yer yer hafif
  
akbaş da şehre ait önemli değerlerdendir
Köpek ırkı
  
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 1 Hava Taktik Komutanlığı ve 1 Hava İkmal ve Bakım Merkez Komutanlığı ve 1 Jet Üssü Komutanluğı da Eskişehir'de bulunmaktadır
İsminin kökeni

Porsuk Çayı
Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 1911 yılında kurulan ve envanterinde bulunan 550'den fazla uçak ile barışta Türk Hava Sahasını savunan, savaşta kara ve deniz birliklerine destek veren Kuvvet Komutanlığı
  
Osmanlı Devletinin ilk kuruluş yıllarında büyük değer ve öneme sâhib olan bu şehre “Sultanönü” ismi verilmiştir Bilâhare değerini kaybeden şehir, terk edilmiş görünümü almış ve eski şaşaalı günlerini özleyen halk bu şehre “Eskişehir” demeğe başlamıştır Asıl ismi olan “Sultanönü” unutulmuştur Frigyalılar zamânında kurulan târihî “Dorylaion” harâbelerine bakarak bu şehre “Eskişehir” denildiği de kuvvetli rivâyetler arasındadır
Şehir, Eski ve Orta çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan bir kenttir Yıkık ve terkedilmiş olan Osmanlı Devleti, 13 yüzyıl sonlarından 20 yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır
  
  
Şarhöyük'ün yakınında, harabenin güneyinde kalan bölgede yeni bir yerleşim oluşmuştur W M Ramsay'ın bildirdiğine göre, büyük olasılıkla Şarhöyük, Eskişehir`in kuzeybatısındaki antik yerleşim
  
Dorylaion harabelerine Eskişehir adı verilmiş ve bu ad o zamandan günümüze ulaşmıştır
Eskişehir ili
Valilik
Eskişehir ili, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın batısında bir ildir ve İç Anadolu Bölgesi'nde bulunmaktadır Lületaşı çıkarımının tamamına yakını bu ildedir
Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerine ev sahipliği yapar İlde, önemli oranda Kırım Tatarları kökenli nüfus mevcuttur Tarihteki eski adı Dorlion'dur Selçuklu ve Osmanlı Dönemi'nde de önemli bir kavşak noktası olmuştur
Eskişehir ilçeleri
bkz Eskişehir
  
Alpu - bkz Alpu,_Eskişehir
  
Beylikova - bkz Beylikova,_Eskişehir
  
Çifteler -
  
Günyüzü -
  
Han - Eski Türklerde hükümdarlık unvanı Osmanlılar'da “padişah” manâsına gelmek üzere, han unvanı kullanılmıştır Han kelimesinin eski kullanılış şekli “hang” olup, en çok kullanılan manâsı, Farsça'da “şah” kelimesinin karşılığıdır Eski Türklerin, kendilerine büyük görünen her şeye “han” unvanını verdikleri Orhan, Denizhan, Dağhan, Kamhan, Gökhan gibi kullandıkları isimlerden anlaşılmaktadır
  
İnönü - Mahmudiye - Eskişehir iline bağlı bir ilçe Yüzölçümü 651 kilometrekare, nüfusu 32 934 tür Yüzeyi genel olarak  
  
Mihalgazi -
  
Mihalıççık - Mihalıççık Eskişehir'in ilçeleri
  
Odunpazarı - bkz Odunpazarı, Eskişehir
  
Sarıcakaya - bkz Sarıcakaya,_Eskişehir
 
Seyitgazi - Seyitgazi (Antik Çağda Nakoleia) Eskişehir'in 42km güneyinde yer alan küçük bir ilçesidir (1990'da 3100 nüfus)
İsmi, Arapların İslamiyeti Anadolu'ya yaymak üzere Bizans'a karşı verdiği mücadelerin birinde şehit düşen Seyyit Battal Gazi'den alır
  
Sivrihisar - Eskişehir iline bağlı bir ilçe Yüzölçümü 4 103 kilometrekare, nüfusu 50 338dir Yüzeyi ,yer yer hafif
  
Tepebaşı
Tarihi
İlkçağ'dan 11 yy'a kadar

Akbaş
M Ö 14 yüzyılda Hititler Eskişehir merkezli büyük bir devlet kurmuşlardır Eskişehir‘in önemi ve yeri dolayısıyla Hititler döneminde Eti‘lik (Beylik) olduğu görülmektedir M Ö 12 yüzyılda Anadolu’ya giren Frigler Anadolu'ya yerleşmiş ve Dorylaion adı ile bölgeye yerleşmiştir Friglerden sonra bölgeye Lidyalılar daha sonrada Persler hakimiyeti altına almıştır M Ö 4 yy'da Makedon kral İskender’in eline geçen Eskişehir, İskender’ in ölüm tarihi olan M Ö 323 yılına kadar İskender'in İmparatorluğu altında kalmıştır M Ö 2 yy'da Roma CumhuriyetiRoma İmparatorluğu’nun ayrıldıktan sonra da Bizans hakimiyetinde kalmıştır
kontrolüne geçen bölge, Roma’nın ikiye ayrılmasına kadar Selçuklular Dönemi
Yeniden Bizans egemenliğine giren Dorylaion 1074'te Selçukluların eline geçti Şehir Anadolu Selçukluları zamanında, Selçuklular ile Haçlılar arasında yapılan savaşlara sahne olmuştur Bu zamanda şehrin adı "Sultanönü" olarak anılmaktadır Şehir içinde Selçuklulara ait pek çok eser vardır
Osmanlı Dönemi

Eskişehir'deki Yunan işhali 1921
1289'da Anadolu Selçukluları Eskişehir'i Osman Gazi'ye verdi Orhan Gazi döneminde Karamanlıların eline geçen Eskişehir'i, 1 Murad
Fatih'in ilk zamanlarına kadar şehir Ankara Beyliği'ne bağlı olarak kalmıştır 1451 yılından sonra Kütahya'nın Beylerbeylik haline gelmesi üzerine Anadolu İdari Teşkilatında değişiklik olmuş, bu arada Ankara'ya bağlı bulunan Eskişehir, Kütahya Beylerbeyliği'ne bağlanmıştır
Kent 1601'de bir süre Celali Deli Hasan ve yandaşlarının eline geçti Hüdavendigâr ( Bursa) Vilayetinin Kütahya Sancağına bağlı bir kaza olan Eskişehir'e demiryolu 1890'lı yıllarda ulaştı
Demiryolu'nun Eskişehir'e gelmesi ile şehirde ticaret canlandı
19 yüzyıl boyunca yöreye Kafkasya, Kırım, Romanya ve Bulgaristan'dan gelen göçmenler yerleştirildi Şehir 1877-1878 Osmanlı - Rus harbinden sonra muhacirlerin yerleştirilmeye başlamasıyla beraber gelişmeye başlamıştır
Mondros Ateşkesi'nin maddelerinden biri olan ''İtilaf Devletleri'nin Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri'' maddesine dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul'a çıkan İngiliz kuvvetleri, İstanbul-Bağdat demiryolu hattı boyunca önemli gördükleri yerleri işgal etmeye başladılar, bu işgalden 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskişehir İstasyonu çevresinde karargahlarını kurdu
yeniden Osmanlı topraklarına kattı Türk Kurtuluş Savaşı Dönemi

Atatürk'ün Eskişehir Garı'nda karşılanması, 1925
21 Haziran 1920 günü saat 11:00'de Millî Savunma Bakanı Fevzi Çakmak Paşa ve Genelkurmay Başkanıİsmet İnönü ile tren istasyonuna gelmiştir Yunan taarruzunun aldığı vaziyeti, sınıf arkadaşı ve Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy ile burada görüşmüştür Aynı gece de Ankara’ya hareket etmiştirler
Eskişehir'de Türk Kurtuluş Savaşı'nın 5 önemli meydan muharebesinin üçü geçmiştir Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı'nın önemli muharebelerinden biri olan I İnönü Savaşı Eskişehir topraklarında gerçekleşmiştir Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın kilit noktalarından birini oluşturduğundan, savaşta maddi ve manevi olarak çok yıpranmıştır I Dünya Savaşı sonrasında demiryolu hattını denetlemek amacıyla 23 Ocak1919'da Eskişehir İstasyonunu işgal eden İngiliz kuvvetleri, 20 Mart 1920'de Kuvay-ı Milliye'nin baskısıyla işgale son verdi 1921 yılında Eskişehir'e 40 km uzaklıktaki İnönü'de, Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri yapıldı
20 Temmuz 1921'de Yunanların işgal ettiği Eskişehir bir süre Yunan ordularının karargâhı oldu Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda Türk Ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi 23 Ağustos 1922'de Yunanlılar yeniden saldırdı 30 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz ile düşman püskürtülmeye başladı ve 2 Eylül 1922 günü, Seyitgazi yönünden gelen Türk Süvarileri Tekkeönü'nden Eskişehir'e inerek düşman kuvvetlerini Eskişehir'den çıkardılar Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın son aşaması olan Büyük Taarruz sonrasında 2 Eylül 1922'de kurtarıldığında yıkıntı hâlinde harap bir kasabaydı
Albay Cumhuriyet Dönemi
Atatürk'ün 15 Ocak 1923'de Eskişehir hakkındaki sözü: Eskişehir'i ve Eskişehirlileri çok iyi tanırım Millî Mücadele yıllarında büyük vatanseverlik ve üstün bir cesaretle mücadelemizin daima yanında olmuş, bu mücadeleye çok geniş yardımlarda bulunmuşlardır
Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ocak 1923'te Hükümet Konağında yaptığı konuşmada vurguladığı gibi Eskişehir, savaşın kazanılmasında büyük katkı yapmıştır Mustafa Kemal Paşa, bu nedenle kentin imarıyla yakından ilgilenmiştir Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalışılmıştır
Cumhuriyet ilan edildikten sonra Eskişehir 1925 yılında il olmuştur 1926Sivrihisar, Mihalıçcık ve Seyitgazi olmak üzere üç ilçesi bulunmaktadır 1954 yılında çıkarılan kanunla Çifteler ve Mahmudiye, 1957 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da Sarıcakaya ilçe haline getirilmiş ve ilçe adedi 6'ya çıkmıştır Daha sonra 1987 tarihinde 3392 sayılı kanunla Alpu, Beylikova ve İnönü; 9 Mayıs 1990 tarih ve 3544 sayılı kanunla Günyüzü, HanMihalgazi ilçe haline getirilmiş, böylece ilçe sayısı 12'ye çıkmıştır 22 Mart2008 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5747 sayılı yasa ile de Merkez ilçe kaldırılarak Odunpazarı ve Tepebaşı adıyla 2 yeni ilçe daha kurulmuş ve ilin toplam ilçe sayısı 14'e ulaşmıştır
yılında Eskişehir'in, ve Eskişehir Depremi
20 Şubat 1956'da Eskişehir'de oluşan şiddetli yer sarsıntısıdır Şiddeti RichterEdirne, İzmir, Konya ve Zonguldak illerine kadar yayılmıştır Depremin dış merkezinin bulunduğu bölge yerleşim yeri olmadığı için can kaybı fazla olmamıştır Eskişehir depreminin oluştuğu bölge 3 derecede tehlikeli deprem bölgesidir
ölçeğine göre 6,0 olan bu depremde, 1 379 bina ağır, 1 486 bina orta, 9 862 bina da hafif derecede hasar görmüştür Bir kişinin öldüğü depremde 19 kişi de yaralanmıştır Konumu 39° 89' kuzey enlemi ve 30° 49' doğu boylamı, odak derinliği yaklaşık 40 km olan depremin etkilediği alan 350 000 km² olarak hesaplanmıştır Deprem alanı çeşitli doğrultularda Sel Felaketi
5 Mart 1950'de Porsuk Çayı'nın taşması sonucu Eskişehir'de sel felaketi meydana gelmiş, 50 bin kişi açıkta kalmıştır 2500 evin yıkıldığı ve 6 kişinin boğulduğu felaketzedelere Marshall Planı'ndan yardım gelmiştir
Coğrafya
Eskişehir coğrafyası Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatısında yer almaktadır İl merkezi kuzeyinde Mihalgazi, Sarıcakaya ve Ankara, doğusunda Alpu, güneyinde Mahmudiye, Seyitgazi ve Afyon, batısında ise İnönü ve Kütahya sınırları ile çevrilidir
İç Anadolu stepleri, Kuzey Anadolu ve Batı Anadolu ormanları şehrin bitki örtüsünü oluşturur Sündiken Dağları'nın güney yamaçlarında 1000 metreden sonra meşe çalılıkları, daha yükseklerde bodur meşeler görülür 1300 metreden sonra yer yer kara çamlar bulunur Bazı bölgelerde karaçamların arasında, kızılçamlar da görülür Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır Porsuk ve Keskin Dereleri'nin kenarlarında söğütler, kavaklar, karaağaçlar ve koruluklardan oluşan bitki örtüsü bulunur
Eskişehir'den geçen iki önemli akarsudan ilki Sakarya Nehri ikincisi ise Porsuk Çayı'dır Bu akarsuların il sınırları içerisinde kalan arazisinde 2 adet baraj bulunmaktadır Porsuk Çayı üzerinde Porsuk Barajı, Sakarya NehriGökçekaya Barajı bulunmaktadır
üzerinde ise İklimi
Şehrin iklimi İç Anadolu tipi Karasal iklim'dir Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazlar sıcak ve yağışsızdır Yağışlar (dağlık kesimler hariç) az ve kısa sürelidir Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları en az yağışı olan aylardır Yıllık yağış ortalaması 373,6 mm'dir Bir yılın 90 - 100 günü yağışlı geçmektedir Sıcaklık rejimi karasal niteliktedir Örneğin 800 metre yükseklikte kurulmuş olan Eskişehir il merkezinde en sıcak ve en soğuk ayların ortalamaları 21,5 °C ve -0,8 °C (Temmuz ve Ocak), kaydedilen maksimum ve minimum değerler ise 39,1 °C ve -26,3 °C'dir Bitki örtüsü İç Anadolu Bölgesi'nin tipik bitkisel örtüsü olan bozkırdır
Nüfusu

Doktorlar Caddesi
Eskişehir, Bulgaristan1950- 55 ve 1965- 701950'de 89 bin olan nüfusu 1960'ta 153 bine, 1970'te 216 bine, 1980'de 309 bine, 1990'da 413 bine ulaştıktan sonra 2000'de 482 bini aşmıştır
2008 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre ilin toplam nüfusu 741,739'dur İl nüfusunun 599,796‘sı merkeze, geriye kalan 141,943’ü ilçeler ve köylere yerleşmiştir Şehir nüfus oranı % 80, köy nüfus oranı ise % 20'dir İlin yıllık nüfus artış hızı binde 9 61'dir Şehir nüfus artış hızı binde 15 41, Köy nüfus artış hızı binde –9 52'dir Nüfus sayımı bilgilerine bakılınca, köylerden kent merkezine göç oranının arttığı ortaya çıkmaktadır Nüfus yoğunluğu il genelinde 54, İl Merkezinde 195'tir
BM raporuna göre yaşanabilirlik açısından Türkiye'deki kaliteli yaşanabilinecek beşinci şehirdir
göçmenlerinin de buraya yerleşmesiyle özellikle dönemlerinde büyük bir nüfus artışı gösterdi Kentin Yeraltı zenginlikleri
Lületaşı
Lületaşı'nın Türkiye’de işlenebilir olanı yalnız Eskişehir’de bulunmaktadır "Beyaz altın", "Deniz köpüğü" ve "Eskişehir taşı" gibi adlandırmalar lületaşının değerini, rengini, çıkış merkezini anlamlı bir biçimde ortaya koymaktadır
Lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş değerli bir taştır Lületaşı ve benzer minerallere, Yunanistan'daki bazı adalar, Moravya, Fransa, İspanya ve Fas ve ABD'de de rastlanmaktadır
Eskişehir ilinin Karatepe, Sarıkavak, Türkmentokat, Gökçeoğlu köylerinde bulunan sahalarda, yüzeyle 300 metreyi aşan derinlikler arasında, içinde dağınık yumrular halinde lületaşı bulunan başkalaşım katmanlarına rastlanır
Arkeolojik çalışmalar, lületaşının yaklaşık beşbin yıl öncesinden bilindiğini ve değişik amaçlarla kullanıldığını göstermiştir Günümüzde Lületaşı süs eşyası ve özellikle pipo yapımında kullanılmaktadır Ayrıca radyasyon emici özelliğinden dolayı uzay gemilerinde izolasyon malzemesi olarak kullanılır
Bor Madeni
Bölge, bor madeni yönünden de önemli rezervlere sahip olup, Kırka'da bulunan Tinkal madeni, işlenerek %33 oranında Boric Oxid (B2O3) elde edilmektedir Perlit, Manyezit, Kalsedon, Krom, Toryum ve Torit Eskişehir'de bulunan diğer madenlerdir
Termal kaynaklar
Eskişehir, bulunduğu yerleşim yeri itibariyle sıcak su kaynaklarının tam üzerinde bulunmaktadır Şehir merkezinde, "Sıcak Sular" olarak isimlendiren bölgede, doğal termal kaynaklar bulunmakta, çok sayıda hamam hizmet vermektedir ''Sıcak sular'' Porsuk Çayı'nın güney kısmında geniş bir alan içinde bulunmaktadır Suyun merkezinde 47°C 'yi bulan sıcaklık bazı alanlarda 35°C 'ye kadar düşmekte, bazı alanlar ise 55° ye kadar yükselmektedir Hamamlardaki su hafif demirli ve kükürtlüdür
Bu bölgede çarşı içerisindeki tulumbalardan sıcak su akmakta olup, su bir dönem yakın bölgelerdeki evlere de verilmiştir Yine il sınırları içerisinde Sakarı Ilıcaları, Hasırca, Kızılinler, Uyuzhamam-Alpu, Alpanos-Seyitgazi, Çardak( Hamamkarahisar)-Günyüzü, Yarıkçı-Mihalıççık bilinen kaplıcalardır
|