05-01-2009
|
#22
|
|
ysnkrks
|
Cevap : Peygamber Efendimizin Hayatı (detaylı Anlatım)
Müşrikler, aziz şehid Habib bin Adî'nin cesedini öylece ipte asılı bırakarak dağılıp gittiler  
Haber, her tarafta işitilsin istiyorlardı Böylece bu hareketle akıllarınca müşriklere cesaret; müslümanlara da gözdağı vereceklerdi
Günler geçmesine rağmen Hazreti Habib'in hâlâ idam sehbasında sallanıp durduğu haberi Medine'ye gelince ince kalbli merhametli Peygamber, çok üzüldüler ve eshabına buyurdular ki:
-Kim, Habib'in cesedini darağacından indirirse cennet onun nasibi olur
Bu gayrı insani hareket, bütün Peygamber dostlarını incitmişti Bu bakımdan Efendimizin arzusu onları ferahlandıran bir emir oldu Zübeyr bin Avvam ve Mikdat bin Esved, bu canavarlığa son verme işini üzerlerine aldılar Ve gündüz saklanıp gece yürümek sureti ile Te'nim'e geldiler Ne var ki zâlimler, darağacının çevresine bekçiler koymuşlardı İki sahabi, geldikleri günün gece yarısına kadar bir yerde gizlenerek bekçileri gözetlediler Onların tahmin ettikleri gibi uykuya mağlup olmaları üzerine de mübarek cesedi sür'atle darağacından alarak atlarına yüklediler ve yine sür'atle oradan uzaklaştılar Habib bin Adî, idamının üzerinden kırk gün geçmiş olmasına rağmen sanki yeni şehid edilmiş gibiydi Hâlâ yaralarından gül kırmızısı bir kan sızıp duruyordu
Sabah olduğunda kâfirler, cesedin sehbadan alınmış olduğunu görünce takipçiler çıkardılar Yıldırım gibi at koşturan kalabalık sayıdaki müşrik, ertesi gün öğleden sonra Zübeyr bin Avvam ile Mikdat bin Esved'e yetiştiler
Zübeyr radıyallahü anh, şehidin cesedini attan alıp yere koydu  düşman karşısında rahat hareket edebilmesi lazımdı Fakat O'nun cesedi yere koyduğu ân müthiş bir şey oldu Herkesin gözü önünde cereyan eden hadise, görenleri iliklerine kadar ürpertti Olan şuydu: Hazreti Zübeyr'in mübarek cesedi yere koyduğu ân toprak, O'nu hemen içine aldı Sanki yer hasretle yarılmış ve nicedir özlediği şehidi kalbine gömmüştü
Zübeyr, kendisini ve arkadaşı Mikdat'ı Kureyş kâfirlerine aile mensuplarını sayarak tanıttı ve:
-İsterseniz karşılıklı ok atalım, isterseniz herkes kendi yoluna gitsin, dedi
O kalabalık insanlar, iki mücahide ilişmeden uzaklaşıp gittiler
|
|
|
|