04-29-2009
|
#1
|
Şengül Şirin
|
Kırık Aynalar
-
KIRIK AYNALAR
�Bir ayna da, bazı bazı, bir tuz gölü gibi gözleri yakar �
Hüznü sonsuzmuş gibi hissettiren bir nağme sürüyor içimde
Bir türlü bitmeyen yollara mecbur bir yolcu için hasret öyle eski, öyle uzun bir takvim ki mesafelerinde kaybolmayacak gönül bulunmaz
O mesafelerde kaybolmayı ben seçmemiştim Düze çıkmayı düşlerken, sineme aşılamayan kalelerin surları örülüyordu, farkında olamamıştım O mesafelerin kalbimdeki derinliklerine fenerini yakınca seneler, hasretin, bir sevgilinin ölü bedeni gibi kalbimde boylu boyunca uzanan sûretini gördüm Derindi, keskindi, acımasızdı Benimle aynı kapılarda, aynı yollarda, aynı hikâyedeydi Şimdi o kapılar, o yollar çok uzaklarda kaldı; ama hikâye bende hâla
Hikâyede hasretin izini sürüyordum ve bitkindim Ardımda uzanan yollarda o hikâyeden çıkıp çıkamayacağımı bilmiyordum O hikâye bir gün hangi manayı kazanır öğrenmek istiyordum Aynı hikâyede annem beni hasretlere hazırlıyordu Oysa o çok sevdiği türkülerin, gizli gözyaşlarının, solgun mektupların ardında o da öğrenmeye uğraşıyordu hâla
|
|
|
|