Şengül Şirin
|
Cevap : Atatürk Bizimle
TÜM YÖNLERİYLE ANITKABİR
ANITKABİR'İN ÖZELLİKLERİ Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra Başbakanlıkça kurulan Anıtkabir komisyonu tarafından, Anıtkabir'de bulunması gereken genel nitelikler hakkında bir bildiri yayınlandı Bildiri şöyle özetlenebilir:
1 Anıtkabir bir ziyaretgah olacaktır Ziyaretgahın giriş bölümü, binlerce insanın Türk Ulusu'nun ATA'sı önünde eğilerek saygılarını sunmasına elverişli olacaktır
2 Bu anıt Büyük ATA'nın; asker, devlet adamı, büyük politika ve bilim adamı, büyük düşünür ve nihayet yaratıcı büyük dehanın vasıflarının güç ve yeteneklerinin bir sembolü olacaktır O'nun kişiliği ile oranlı bulunacaktır
3 Türk Ulusu ve ATA'sına saygılarını göstermek isteyenler, ATA'nın katafalkı önünde eğilerek bunu gerçekleştireceklerdir
4 Anıtkabir'in bir şeref holü bulunacaktır Atatürk'ün lahdi buraya konulacağı için, bu anıtın ruhu ve en önemli bölümü şeref holü olacaktır Şeref Holü, başta Türk Ulusu olduğu halde, ulusumuza saygılarını sunacak yabancı devlet temsilcilerinin ATA'nın lahdine yönelebilecekleri büyük bir salon olacaktır Bu holde sağlanacak ululuk ve güçlülük tesirleri, yarışmacılara bırakılmıştır
5 Anıtkabir'de bir Atatürk Müzesi olacaktır
6 Anıtkabir'i ziyaret edecek büyüklerimizin ve yabancı devlet temsilcilerinin duygu ve düşüncelerini yazacakları bir özel defter bulunacaktır
PROJE YARIŞMASI
Anıtkabir Komisyonunun belirlediği ilkeler, Anıtkabir proje yarışması şartnamesinin temeli oldu Böylece Anıtkabir Serbest Proje Yarışması şartnamesi uluslar arası mimarlar tüzüğüne uygun olarak Türkçe ve Fransızca dillerinde hazırlandı ve hükümet tarafından 1 Mart 1941 tarihinde yarışma açıldı
Yarışmanın açıldığı yıl, İkinci Dünya Savaşı'nın en kanlı, en çetin zamanıydı Avrupa'nın, Asya'nın ve Afrika'nın bir kısmı savaşın içindeydi Yarışma süresi 8 aydı Bu kısa sürede Anıtkabir projesinin yetiştirilemeyeceği anlaşıldığından Bakanlar Kurulu tarafından süre 4 ay daha uzatıldı
Yarışma için hükümetçe, uluslararası tanınmış yerli ve yabancı sanatçılar ve Bayındırlık Bakanlığınca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri oluşturuldu
Yarışma umulandan daha fazla ilgi uyandırdı Yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsveç, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 47 proje katıldı Bu projelerden 3 tanesi ödüle, 5 tanesi takdire değer görülmüştür
ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN PROJELER

1- Prof Johannes Kruger (Almanya) 
2- Prof Emin Onat - Doç Orhan Arda (Türkiye) 
3- Prof Arnaldo Foschini (İtalya) TAKDİRE LAYIK GÖRÜLEN PROJELER
1- Mimar Ronald Rohn (İsviçre)
2- Mimar Giovanni Muzio (İtalya)
3- Mimar Giuseppe Vaccaro - Mimar Gino Franzi (İtalya)
4- Mimar Hamit Kemali Söylemezoğlu - Mimar Kemal Ahmet Aru - Mimar Recai Akçay (Türkiye)
5- Mimar Ferudun Akozan - Mimar M Ali Handan (Türkiye)
Jüri, "Ödül verilmeye değer" bulduğu üç eserden hiçbirini ötekine üstün görmemişti Bu üç eserden birini seçme yetkisi "Anıtkabir" Proje Yarışması Şartları" gereğince hükümete verilmişti Hükümet bu konuda yetkili birçok kişinin de düşüncelerini dikkate alarak 7 Mayıs 1942 tarihinde Türk mimarlarının eserlerinin uygulanmasına karar verildi Bu karar şu düşüncelere dayanıyordu:
1- Yarışmayı kazanan üç proje birçok yönden aynı değerdedir
2- Fakat bu projelerden Türk mimarlarının yaptığı eser, anıta esas teşkil eden "Milli Konu"yu daha başarılı ifade etmiştir
3- Jüri raporunda belirttiği gibi, bu projenin araziye uygunluğu diğerlerinden daha üstündür
Bu karardan sonra jüri raporunda öngörülen değişikliklerin yapılması için yeni bir komisyon kuruldu Projede yapılacak değişiklikler Prof Emin Onat ve Doç Orhan Arda ile görüşülerek kararlaştırıldı Projede, kale ekseni ve şeref holünün etrafındaki bölümler binanın anıtsal niteliğini kaybettirdiğinden eleştiriliyordu
Prof Emin Onat ve Doç Orhan Arda çalışmalarını 7 Ekim 1943'te tamamlayarak komisyona teslim ettiler Komisyonun hazırladığı rapor, proje ve maketler Bakanlar Kurulunda incelenerek, projenin uygulanmasına 18 Kasım 1943 tarihinde karar verildi
ANITKABİR'İN YAPIMI
Atatürk gömüleceği yer konusunda bir vasiyette bulunmamıştı Ancak Atatürk 1923 yılında sohbet sırasında, "Elbet bir gün öleceğim, beni Çankaya'ya gömer, hatıramı yaşatırsınız" demiş ve ardından ısrarlı olmadığını belirtmek için de "Beni milletim nereye isterse oraya gömsün Fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır" şeklinde eklemiştir Bu yüzden Atatürk'e, yüce kişiliğine uygun bir anıt mezar yaptırılması düşüncesi ile hükümet tarafından Anıtkabir inşaatının yapılacağı yerin tespiti için özel bir komisyon kurulmuştur Komisyonun 6 Aralık 1938'de yaptığı ilk toplantıda; Anıtkabir konusunda yerli ve yabancı bilim adamlarının düşüncelerinden faydalanılması, Türkiye'de çalışmalarını sürdüren ve Ankara İmar Planını hazırlamış olan şehircilik uzmanı Prof Jahsen'in, T B M M binası mimarı Prof Holzmeister'in ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binası mimarı Prof Taut'un görüşlerinin de alınması kararlaştırılmıştır
Bu bilim adamlarının katılımıyla komisyon ikinci toplantısını 16 Aralık 1938'de yapmıştır Önerilen yerler şunlar olmuştur
Çankaya
Etnografya Müzesi
TBMM'nin arkasındaki tepe (Kabatepe)
Ankara Kalesi
Bakanlıklar (Milli Eğitim Bakanlığı için ayrılan arsa)
Eski Ziraat Mektebi
Gençlik Parkı
Altındağ (Hıdırlık Tepe)
Gazi Orman Çiftliği Önerilen yerler; tarihi mekanlar veya eğlence yerleri olması, şehrin merkezinde ve merkeze çok uzak olması gibi nedenlerle uygun bulunmadı
17 Ocak 1939 tarihli son komisyon toplantısında, Trabzon Milletvekili Mithat Aydın Anıtkabir'e yakışır yer olarak gördüğü Rasattepe'nin, özelliklerini anlattı Tepe şehrin ortasında ve buraya yapılacak Anıtkabir'in uzaklardan görünmesini sağlayacak kadar yüksekti
Komisyon üyelerinden Kütahya Milletvekili Süreyya Özgeevren ise Rasattepe'nin Anıtkabir için çok elverişli özelliklerini anlatarak sözlerini şöyle bağladı :
"Rasattepe bugünkü ve yarınki Ankara'nın genel görünüşüne göre, bir ucu Dikmen'de, öteki ucu Etlik'de olan bir hilalin tam ortasında, bir yıldız gibidir Anıtkabir'in burada yapılması kabul edilirse, Türkiye'nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk'ü kucaklamış olacaktır Atatürk'ü böylece bayrağımızdaki yarım ayın yıldızının ortasına yatırmış olacağız "
Komisyonda söz alan İçel Milletvekili Emin İnankur'da; Atatürk'le yaptıkları bir şehir gezisinde Rasattepe'ye gittiklerini, Atatürk'ün buradan şehri seyredip "Bu tepe ne güzel bir anıt yeri" dediğini anlattı
Bu açıklamalardan sonra Anıtkabir'in Rasattepe'ye yapılması oylamaya sunuldu ve Anıtkabir'in Rasattepe'ye yapılması büyük çoğunlukla kabul edildi
RASATTEPE (ANITTEPE)
Anıtkabir yapılmadan önce rasat istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin adı Rasattepe idi
Bu tepede, M Ö 12 yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı Bu tümülüslerden çıkan eserler, bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir
Anıtkabir Projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırma çalışmalarına başlandı Anıtkabir inşaatı ise 9 Ekim 1944 tarihinde görkemli bir temel atma töreni ile başladı
Anıtkabir'in inşaası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır
Birinci Kısım İnşaat : 1944 - 1945
Toprak seviyesi ve Aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 EKİM 1944'te başlanmış ve EKİM 1945'te tamamlanmıştır
İkinci Kısım İnşaat : 1945 - 1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 EYLÜL 1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır Bu inşaat aşamasında, inşaatın kagir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması gözönünde tutularak, anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması kararlaştırıldı 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlandı ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğindeki betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına geldi
Giriş kuleleri ile yolların toprak düzenlemesinin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlandı
Üçüncü Kısım : 1950
Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, Aslanlı yol, Tören Meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu
Dördüncü Kısım : 1950 - 1953
Anıtkabir'in 4 kısım inşaatı ise Şeref Holü'nün döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve Şeref Holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu Dördüncü kısım inşaata 20 Kasım 1950'de başlandı, 1 Eylül 1953'de
|