GöKKuŞaĞı
|
Rize'nin Kurtuluşu Ve Mustafa Kemal Atatürk
Rizeliler’in kadim hemşehrisi : Mustafa Kemal Atatürk17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M Kemal Atatürk, 1923 yılında Rizeli oldu
Kendisine hemşehrilik teklifinde bulunan Rizeliler’in isteğini olumlu karşılayan Atatürk, Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ve arkadaşlarına gönderdiği yazıyla Rizeli oldu
Atatürk’ün Rize ve Rizelilerle tanışıklığı çok eskilere dayanır Kurtuluş savaşı yıllarında Kuvayi Milliyecilere takalarıyla silah taşıyan denizci Laz uşakları Atütürk’ün takdirini kazanmıştır Milli mücadelede büyük yararlılıklar gösteren kahramanlardan adını bir çırpıda sayabileceğimiz İpsiz Recep, Ketencioğlu Yakup, Dursun Kaptan, Metozade Hüseyin, Mataracı Mehmet Efendi, Tuzcuoğlu Halit Ağa ve Şahinoğlu Osman Kahya’nın yanı sıra pek çok da isimsiz kahraman yer almaktadır
Rize’de düşmana karşı teşkilatlanmaya çalışan grup
Çakıroğlu Miktat Ağa (resimde 6 numarada işaretlenmiş)
ve Saraloğlu Hasan Efendi (resimde 7 numarada işaretlenmiş),
Hacı Kemal Zırh (resimde 1 numarada işaretlenmiş)
Kurtuluş savaşında bir grup Rizeli :Ayakta 1 Hafız Yunus,
2 Ekşioğlu Mehmet Ağa 3 Hüseyin Ekşi, 4 Hüseyin Ekşi ve
oturan sağda beyaz sakallı Tuzcuoğlu Halitağa
“Bi tufeğum bi da ben  ”
İstanbul’da savaş yılları Birinci dünya savaşında galip gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar İstanbul’u işgal etmiştir Türk’ün ateşle imtihan edildiği bu zor dönemde ekmek karneyle dağıtılmaktadır Ancak İstanbul’da biri vardır ki, milli mücadelecilere karnesiz ekmek sağlamaktadır Bu kişi cesaretiyle Atatürk’ün dikkatini çekmeyi başaran Rizeli Mataracı Mehmet Efendi’dir Atatürk, bir gün bu yürekli laz uşağını yanına çağırır Bir süre muhabbet ettikten sonra can alıcı soruyu sorar: “Yarın cepheye gitsek, kaç kişiyle gelirsin?” Mataracı Mehmet Efendi, Rizeliye has keskin zekasını ve şivesini konuşturarak “Bi tufeğum, bi da ben senun emrundeyiz paşam” der
 İpsiz Recep Reis ve çetesi
“Tilkinin pazarda işi yoktur”
Kurtuluş savaşı yıllarında çetesiyle birlikte destanlaşan bir diğer isim de İpsiz Recep Reis’dir Kuvay-i Milliye’ye asker ve silah taşımasıyla kahramanlaşan Recep Reis, Atatürk tarafından vatana olan hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmek istenmiş, ancak vatan aşkı ağır bastığından parayı kabul etmemiştir Grubuyla birlikte mücadelesini Sakarya dolaylarında sürdüren Rizeli Recep Reis, siyasete girmesini isteyenlere “Biz işimizi tamamladık efendiler Savaşta dik duran başımızı siyasette eğmeyiz Tilkinin pazarda işi yoktur” şeklinde cevap verir
29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesinde yer alan
M Kemal Atatürk Rizelilerin hemşerisi haberi
Atatürk 1923’de Rizeli oldu
Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde savaşan ve milli mücadelenin başarıya ulaşmasında katkıları olan Rizeliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M Kemal Atatürk’e hemşehrilik teklifinde bulunur Atatürk, bu teklifi 20 Nisan 1923’te Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ile arkadaşlarına gönderdiği bir yazıyla kabul ettiğini bildirir 29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi ve Yenigün Mecmuasında haber olarak yer alan gelişme, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde büyük yankı uyandırır
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’de 17 Eylül 1924
Memleket sularında ıslandı
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’yi ziyareti, hemşehriliği kabulünden sonraki altıncı aya rastlar 17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir
Atatürk memleketinde!
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çiçeği burnunda vilayeti Rize,
1924 yılının 17-18 Nisan’ında en anlamlı günlerinden birini yaşadı
Rize’ye eşi Latife Hanım ile gelen M Kemal Atatürk’ün sağında
Vali Hurşit Bey ve “Üç Aliler”’den Ali Zırh yer alıyor
Sahilde Ata’yı görmek için toplanan Rizeliler, gemiden yapılan top atışına silahlarıyla karşılık vererek sevgi ve coşkularını dile getirir Halılar serilen güzergah boyunca kurbanlar kesilir, aynı gün şehirde açılışlar gerçekleştirilir Atatürk, istirahat için kurtuluş savaşı yıllarından tanıdığı Mataracı Mehmet Efendi’nin konağına çekilir Mehmet Efendi, bu müstesna misafire Rusya’dan satın aldığı kalpağını hediye eder Atatürk, İstanbul’a dönünce kalpakla çektirdiği fotoğrafı imzalayarak o günün anısına Mehmet Efendi’ye gönderir Bu fotoğraf halen Rize’de Atatürk Müzesi’ne dönüştürülen Mataracı Mehmet Efendi’nin evinde sergilenmektedir
M Kemal Atatürk Rize Hükümet Konağından Ayrılırken
Rize’de hükümet konağını ve daireleri ziyaret eden Atatürk’e Rize Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi ve Pazar Müftüleri bir dilekçe vererek medreselerin yeniden açılmasını isteyince Atatürk, “Medreseler kapanmıştır Açılmayacaktır Bize mektep lazımdır, mektepler açılacak, bu kanunu yapanlar sizden alim olanlardır Artık bu milleti kendi haline bırakın, ulu nurunu mekteplerden alacaktır ” diyerek karşı çıkar
Rize'lilerin hemşehrisi M Kemal Atatürk, Rize ile olan ilişkisini daha sonraki yıllarda da sürdürerek milli günler ve önemli hadiselerde kutlama mesajları gönderir Çeşitli dönemlerde telgrafla haberleştiği isimler arasında Mektupçu Behçet Tuzcu, Halkevi Başkanı Oğuz Bey, Mataracı Mehmet Efendi ve Rize Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti yöneticilerinden Lazzade Mustafa Efendi yer alır
Atatürk’ten övgü
Atatürk’ün kendi el yazısıyla Ankara’dan Rize Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti’ne gönderdiği ve “Öteden beri herkesin yakından bildiği kahramanlıklarıyla kendilerin tanıtmış olan Lazistan Ahali’nin ülkenin kurtuluşu için azim ve üstün gayretlerini takdir ederiz” şeklinde bir cümle sarf ettiği telgrafı Rizeliler için övgü dolu sözler içeriyordu
__________________
Bıçak soksan gölgeme, Sıcacık kanım damlar
Girde bak bir ülkeme: Başsız başsız adamlar
NFK
GaLiBa Bu GeCe YaĞMuRDa GöKKuŞaĞı MiSali GüLeRKeN aĞLaMaNıN ZaMaNı
|