Emekli bir öğretmen, "Eski günlere özleminiz güzel de, boşverin o nemli, rutubetli günleri" diye bir mail atmış
"Ah öğretmenim!" dedim
Yarınlar aydınlık olsa

Ben niye dünlere özlem duyayım
Kaybettiklerimizi bir daha kazanamayacak olduğumuzu biliyorsam

Dünlere sığınmaktan başka ne gelir elimden
***
Zulüm ve karanlık çocuklarımıza adres olarak gösterilirken
Sütüne haram katılmış duruşlara davetiye basılırken
İnsanların futbol maçlarından başka yerde sesleri çıkmaz olmuşken
Çaresizliğimi ihbar niyetine dile getiriyorsam, kusura bakmayın öğretmenim
***
Öğretmenlere bir kuş ölüsü kadar değer verilmezken
İşçiler, emekliler dili damağı kurumuş hale getirilmişken
Kutsal değerlerimiz talan edilmişken
Sefaletin karları yoksulların üzerine yağdığı halde, yağmacı belediye başkanlarına oylar yağıyorken

Dünün namuslu insanlarını özlemekten başka ne yapabilirim!
***
Rutubetli yoksul evlerdeki onurlu insanların, şimdi oylarını satan insanlarla değiş tokuş edilmesinden daha acı, nasıl bir miras kalabilir çocuklarımıza?
Pencerelerine perde yerine, karanlıkları çeken evler çoğaldıysa, umutlarımızın azalmasından doğal ne olabilir?
Çok değil, 10 yıl içinde ülkenin haritası değişecekse, hangi yarını bekliyoruz?
***
Umutsuz bazen sır değildir ve en acil şekilde açıklanmalıdır
Gelecek satıldı, günlerimiz sayılı
"Umutlarım var da, ben mi inkar ediyorum öğretmenim" dedim
Mailimin sonuna not düştüm
"Sizleri kandırmak istemem
"
***
Çünkü öğretmenlerim beni hiç kandırmadı
O yüzden çocukluğumda, "Bu televizyonlar sizlerin aptal olmanızı istiyor" diyen öğretmenimi hala saygıyla anarım
Hakkı YALÇIN/Takvim