Yalnız Mesajı Göster

Cevap : J. Wolfgang Goethe İslam Hayranı Alman

Eski 02-17-2009   #2
KRDNZ
Varsayılan

Cevap : J. Wolfgang Goethe İslam Hayranı Alman



Goethe, hukuk tahsilini bitirdikten sonra doktora yapmak üzere Strassburg Üniversitesi'ne kaydolur (1770) O günlerde ünlü teolog Gottfried Herder de Strassburg'a gelir ve geçirdiği bir ameliyatın ardından hastahaneye yatırılır Goethe Herder'e geçmiş olsuna gider ve dostça karşılanır Onun sohbetlerinden öylesine keyif alır ki gün gelir Herder'in yanından ayrılamaz olur Herder, hakikatleri bulmak için çabalayan genç edibi çok sever ve ona bir Kur'an-ı kerim tercümesi hediye eder Bu tercüme aksaklıklarla, noksanlıklarla (hatta hatalarla) doludur ve elbette murad-ı ilahiyi aksettirmekten uzaktır Goethe tercümenin ehil ellerce yapılmadığını fark eder ama yine de tesirinde kalır Eğer o hakiki İslam alimleri ile tanışabilse çok farklı olacaktır
Doktorası biten Goethe Strasburg'dan ayrılır ama Herder'le düzenli yazışırlar İşte o mektuplardan birinde "Kuran'da Musa'nın dua ettiği gibi dua etmek istiyorum" der, "Ya Rabbi şu dar göğsümü genişlet!"

İlk basamak, son basamak
Goethe o günden sonra açıktan açığa İslam'ı savunur, mesela Eckerman'la yaptığı bir söyleşide "görüyorsunuz İslam'ın hiçbir eksiği yok, kaldı ki bizim sistemlerimizin hiçbiri onu aşamadı Zaten ondan daha ileri gidebilmek de mümkün değildir Fazilet merdiveninde hangi basamakta durduğunu merak ediyorsanız Müslümanlara bakacaksınız, zira onlar ölçüdür Bana sorarsanız biz ilk basamakta oyalanmaktayız, Hazreti Muhammed ise son basamağa çoktan varmış Şüphem yok ki o hep zirvede kalacak Mademki İslam Allah'a teslim olmak manasına geliyor, öyleyse hepimiz İslam'da yaşayıp, İslam'da ölmekteyiz Bu sözlerin sahibi ben JW Goethe tevhidi (Allah'ın birliğini), teslise (üç Allah inancı) açıkça tercih ederim Zira bir olan Allah'a iman ruhu yükseltir Bu inanç, insana kendi iç aleminin vahdetini (birliğini) gösterir
Goethe'ye göre Kur'an-ı kerimin üslubu muhtevasına ve gayesine uygun bir şekilde kat'i, yüce, haşyet verici ve hakikaten muhteşemdir Evet, Kur'anın içinde pek çok tekrarlar vardır Ama bu tekrarlar insanı usandırmaz Aksine sizi çekmeye başlar ve hayranlığınız gitgide artar Bu kitap ebediyen tesirini kaybetmeyecek ve diğer milletleri de tesiri altına alacaktır

Uydum hazır olan imama
Napolyon savaşları esnasında, Fransızlara karşı savaşan Ruslar, Weimar şehrine girer ve uzunca bir müddet şehirde kalırlar Rus ordusunun içinde hatırı sayılır miktarda Müslüman vardır Goethe onlarla tanışır, bu temiz yüzlü samimi insanlara tez ısınır (Eğer, Prof Robert Sommers, Carl Knetsch ve Bernt Engelmann gibi araştırmacılara bakarsanız zaten Goethe'nin soyu da Selçuklu Beylerinden Sadık Selim Sultan'a uzanır)
Şairimizin hatıra defterinden anlaşıldığına göre; Müslüman askerler Goethe'ye izzet ve ikramda bulunur, onu hoş tutarlar Şairimizin evinden Müslüman misafirler eksik olmaz Vazife uzayınca şehri tutan Başkırtlar Weimar Protestan Lisesi'nin salonunu mescide çevirir, namazlarını cemaatle eda etmeye başlarlar
"İnsanın yaptığı, söylediğinden iyidir Bilmek ve istemek yetmez, yapmalı" diyen Goethe, Başkırtlarla birlikte saf tutar Üstelik bunu kimseden saklamaz
Ömrünün son 13 yılında Kadir gecelerini kutlayan Goethe "İslam, yaşıma uygun bir şiir ilham ediyor â??Allah'ın sırrına varılmaz' iradesine teslimiyet, bir karar üzerinde durmayan dünyaya karşı rindane tavır, iki alem arasında yalpalayan sevgi ve mecazda ifadesini bulan has hakikat Bütün bunlar bir ihtiyara yetmez mi?" der
Yeter be üstad
Vallahi yeter!

__________________

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?




Ey ŞaiR! Bana Yağmurdan bahsetme, yağdır
Alıntı Yaparak Cevapla