12-16-2008
|
#1
|
KRDNZ
|
Dert Ağacı
DERT AĞACI
Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı
Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti
Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu
Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti
Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu
Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi
Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum
"O, benim dert ağacım," dedi "Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor, ama şundan eminim ki o sorunlar evime, eşime ve çocuklarıma ait değil
Bunun için bu sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum
Sabahları tekrar onları oradan alıyorum Ama komik olan ne biliyor musunuz?
Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum "
Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir
__________________
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar, 'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Ey ŞaiR! Bana Yağmurdan bahsetme, yağdır
|
|
|
|