09-25-2008
|
#1
|
cansel
|
Soyulan Bir Halkın Dikkati Dağılmaz!
Dengir Mir Mehmet Fırat’ı TV’de izleyen çocuklar ve siyasete biraz mesafeli vatandaşlar ne düşünüyorlar acaba?
Herhalde onun partideki görevinin muhalif çevrelere “küfür ve tehditle baskı kurmaktan sorumlu genel başkan yardımcılığı” olduğunu zannediyorlardır!
Böyle bir makam yoktu ama son dönemdeki yolsuzluk haberlerinin iktidar partisinde yarattığı moral ve güven tahribatı bu ihtiyacı doğurmuş olabilir  
Ama boşuna bir iktidar partisi medyanın özgürlüğünü, yargının bağımsızlığını gaspederek, özgür ruhlu kurum ve bireyler üzerinde terör estirerek halkın kendisine yeniden güven duymasını sağlayamaz
Bunun yolu, demokratik denetime açık olmak, hukukun üstünlüğüne ve basın özgürlüğüne saygılı olmaktır
Palavrayı bırakın!
AKP yönetici kadroları bu gerçeği Deniz Feneri’ni döven kızgın dalgalar sayesinde fark etmeye başladı galiba
Milletvekillerine verilen dokunulmazlık ayrıcalığına can simidi gibi sarılmış bir iktidarın temiz olduğuna inanılamaz
AKP herhalde dayandığı seçmen tabanındaki uyanışı saptadığı için olmalı “Dokunulmazlıkları kaldıralım” palavrasını yeniden ateşin üstüne koymuştur Palavra diyorum çünkü hamle samimi görünmüyor
Meclis Başkanı Köksal Toptan dün şunu dedi:
“Milletvekillerine de memura da, hâkime de öğretim üyesine de dokunulmalı Uzlaşma komisyonu kurulabilirse tartışılması gereken en önemli konuların birincisi budur!”
Hazin benzerlik
Toptan ayıp ediyor, çünkü gerçeği söylemiyor Dokunulmazlık sadece parlamentere var, diğer kamu görevlilerinin yargılanma engeli yoktur Onlar soruşturma iznine tabi olarak yargılanıyorlar
O izni de siyasetçi kendi siperi gibi kullanıyor Siyasetçi koruma garantisi vererek altındaki bürokratına kanunsuz iş yaptırıyor, sonra onu koruyarak suçlamanın kendisine ulaşmasını önlüyor
Meclis Başkanı Toptan sanki kendileri dokunulmazlıkları kaldırmak istiyorlar ama uzlaşma komisyonu kurulamadığı için bu iş olmuyor görüntüsü vermeye çalışıyor
Cumhurbaşkanı seçmekten tutun anayasa değişikliği yapmaya kadar hiçbir konuda uzlaşma aramayan bu parti şimdi iş milletvekili dokunulmazlıklarına gelince mi demokrat oluyor?
Hayır, inanacak aptal bulamazsınız buna!
Büyük çoğunluk “Temiz Eller” türü bir idealle AKP’nin bir araya gelemeyeceğini görmüştür artık
Galiba Başbakan da halkın bu gerçeği gördüğünü fark etmiştir Aksi halde önümüzdeki bayramın adını “ülkeyi inkıraza” yani tükenmeye götürecek kadar ciddi bir mesele yapmaya kalkar mıydı?
Ramazan Bayramı’na Şeker Bayramı demek kültürel erozyonmuş
Bayramla bölmek
Kendimi bildim bileli orucunu tutup ibadetini yapan insanların bir kısmı Ramazan Bayramı, bir kısmı Şeker Bayramı demişlerdir Bundan dolayı din zarar görmemiş, toplum bölünmemiştir
Bizans’ın son günlerindeki “melekler kız mı, oğlan mı” tartışmalarını hatırlatıyor Başbakan’ın tutumu Başbakan bu hazin benzerliği görmez mi?
Görür ama ne yapsın şu aralar dürüstlük, şeffaflık gibi değerlerden bahsetmenin beyhudeliğini görmüş ve siyaseti iyi bildiği din sömürüsü minderine tekrar taşımanın gayretine girmiştir
Ama nafile  Soyulan bir halkın dikkatini dağıtmak kolay değildir!
__________________
worapsow adige
|
|
|