|
darK
|
Anathema -[ Şarkı sözleri + Çeviri ]
A Dying Wish
I bear the seed of ruin
A golden age turned to stone
Elysium  to dust
For this, a tragic journey
A vision of a dying embrace
Scattered earth
Silence 
Where echonia wept
I sank into the silent desert
Fallen am i,
In solitude of a broken promise
  i cried alone
My empyrean is a scar
From the memory of her beautiful life
Forever was her name
Fulfilment lost in a lifetime of regret
Ornate peace would cover me
As i would die now 
For one last wish
Son Dilek (Ölüm Dileği)
Yıkımın tohumunu taşıyorum
Altın bir çağ, taşa dönüşmüş
Elysium toza dönüşmüş
Bunun için, trajik bir yolculuk
Ölen bir birleşmenin görüntüsü
Serpilmiş toprak
Sessizlik 
Echonia'nın ağladığı yerde
Sessiz çölün içine gömüldüm
Düşmüşüm ben
Bozulmuş bir yeminin yalnızlığında
  tek başıma ağladım
Empyreanım (Her neyse?) bir yara olmuş
Onun güzel hayatının anısından
Sonsuzluktu onun adı
Pişmanlık dolu bir hayatta, başarı kaybolmuş
Muhteşem huzur beni kaplardı
Çünkü şimdi ölürdüm 
Tek bir dilek için
Alone
I gave you my soul, you left me dying
(freezing in the cold wind that screams through the silence,
in the barren wastes of my heart)
Within the walls of my mind 
alone The winter serenade fell silent to me
Sana ruhumu verdim
Sen beni ölürken bıraktın
(Yüreğimin kısır israfları içinde sessizlik boyunca haykıran soğuk rüzgarda donuyorum)
Duvarları içinde
Aklımın   Yalnız
Kış serenadı
Bana sessizliği hissettirdi   
Alternative 4
It's killing you, you're killing me,
I'm clinging on to my sanity,
All I need is a short term remedy,
Come and hide me from this terrible reality  
Dreaded memories flood back to me,
But there's still a wilful mind behind these cold,
psychotic eyes,
Now I tread this path so differently,
I've opened my mind and darkened my entire life
I'll dance with the angels to celebrate the holocaust,
And far beyond my far gone pride,
Is knowing that we'll soon be gone,
O seni öldürüyor,sen beni öldürüyorsun
Akıl sağlığıma yapışığım
Bütün gereksinim kısa bir tedavi süresidir
Gel ve beni bu korkunç gerçekten sakla
Korkutucu anılar bana sel gibi akıyor,
Ama bu soğuk,psikozlu gözlerin arkasında hala inatçı düşünceler var
Şimdi farklı bir yola atıldım
Aklımı açtım ve tüm yaşamımı kararttım
Büyük tahribatı kutlarken meleklerle dans edeceğim
Ve uzaklara onurlu gideceğim
Yakında gideceğimizi biliyor
Knowing that I'll soon be gone  
ANd I Lust
Stately columns standing in solemn rows
Such empty honours are suitable for those
Whose death erases all renown and fame
And vanquishes their glory with their name
Wandering aimlessly through dead filled fields
Rewards are just, who knows what absence yields?
By the golden beauty of dusk
And the sun low in our sky
By the haunting shadows of trees
And graves, mesmerized am i
Searching deep inside trying to reach my dreams
I see a face stare back at me  oh, so serene
By the golden beauty of dusk
And the sun low in our sky
By the haunting shadows of trees
And graves, mesmerized am i
Those whispering shades  sad, silent glades
But not for those whose superior worth
After death extols them to the earth
I would even venture to assume
That one need not build for them a tomb
By human art, since glory heaven sent
Serves them as a living monument
Pain is a far away land,
Misery, a lifetime's journey 
  and i lust for death (judgement )
Ölülerle dolu tarlalarda amaçsızca geziyorum
Ödüller adil
Yokluğun neler verdiğini kim bilir?
Akşam karanlığının ve üzerimizde alçalmış güneşin
Altınsı güzelliğiyle
Ağaçların gölgelerinin ve mezarların ziyareti ile
Büyülendim
Rüyalarıma ulaşmak için kendi derinliklerimi araştırıyorum
Dik dik bana bakan bir yüz görüyorum   
Oh,çok huzurlu
Akşam karanlığının ve üzerimizde alçalmış güneşin
Altınsı güzelliğiyle
Ağaçların gölgelerinin ve mezarların ziyareti ile
Büyülendim
Şu fısıldayan gölgeler   
Üzgün, sessiz, ağaçsız alanlar
Acı uzaklardaki bir ülke
Mutsuzluk ömür boyu süren bir yolculuk  
   ve ben ölümü arzuluyorum
Anqelica
Where are you tonight?
Neredesin bu gece?
wild flowers in starlit heaven
yıldızların aydınlattığı cennetteki vahşi çiçekler
still enchanted in flight
Hala büyülenmiş uçuyor
obsessions lament to freedom
takıntılar özgürlüğe ağıt yakıyor
A timeless word the meaning changed
zamansız bir kelime anlam değişti
But I'm still burning in your flames,
ama ben hala senin alevinde yanıyorum
Incessant, lustral masquerade,
sürekli, parlak kandırmaca
Unengaged, dilit love didn't taste the same
tutturulmamış, tutukulu aşk aynı tadı vermedi
And I still wonder if you ever wonder the same
Ve ben merak adiyorum senin aynı şekilde merak edip etmediğini
And I still wonder 
Ve ben hala merak adiyorum
Are you there? Are you there?
Orada mısın?
Is it wonderful to know
Bilmek harika değil mi
All the ghosts  
Tüm hayaletleri  
All the ghosts  
Tüm hayaletleri  
Freak my selfish out
Benliğim ürküyor
My mind is happy
Aklımsa çok mutlu
Need to learn to let it go
Rahatlamaya ihtiyacı var
I know you'd do no harm to me
Biliyorum ki bana zarar vermeyeceksin
But since you've been gone I've been lost inside
Ama gittiğinden beri içimde kaybolmuştum
Tried and failed as we walked by the riverside
Nehir kenarında yürürken biz, denedim ve kaybettim
Oh I wish you could see the love in her eyes
Onun gözlerindeki aşkı görebilmeni isterdim
The best friend that eluded you lost in time
Zamanında senden kaçan en iyi arkadaş
But what can I say now?
Ama şimdi ne diyebilirim?
It couldn't be more wrong
Daha fazla yanılamazdı
Cos there's no one there
Çünkü orada kimse yoktu
Unmistakably lost and without a care
Tamamen kayıptı ve önemsenmedi
Have we lost all the love that we could share
Paylaşabildiğimiz aşkın tamamını kaybettik
And its wearing me down
Ve bu beni mahvediyor
And its turning me round
Beni deli ediyor
And I can't find a way
Ve bir yol bulamıyorum
Now to find it out
Bunu çözmek için
Where are you when I need you  
Sana ihtiyacım olduğunda neredesin  
Destiny
I tried to murder the lonely,
Contemplate our mortality
Into infinity,
Frozen memory
Wipe the tears from yesterday,
A time for change, take the pain away
Angel, my destiny,
Can you feel me?
Destiny - Kader
Kimsesiz cinayete atıldım
Ölümsüzlüğümüz üzerinde düşünüyorum
Sonsuzluğa
Donmuş hatıra
Dün için gözyaşlarını silmek
Değişim için bir zaman
Acıyı uzaklara götürmek
Melek,kaderim,
Beni hissedebiliyor musun?
Far Away
One common subterranian destination
One life, another day
A verstal child unveiled by temptation
Innocence slipped away
Far away
Been down so long
Too deep the water that I tread
Somtimes I feel myself going under
Sometimes I envy the dead
So take me far away
Uzaklara
Gideceğimiz yeraltındaki ortak bir yer
Bir hayat, başka bir gün
Arzularla ortaya çıkarılmış bir çocuk
Masumiyet geçip gidiyor
Uzaklara 
Aşağıda çok uzun süre kaldım
Çok derindi üstünden geçtiğim su
Bazen kendimi aşağı gidiyormuş gibi hissediyorum
Bazen ölümü kıskanıyorum
Öyleyse al beni uzaklara
Feel
I've feeling I may not be coming down from this,
I was searching through the heavens and somehow I slipped,
I feel, I'm seeing so clear
Trying to forget tomorrow and all that's happened,
This is not the way, the way I was meant to be
I feel, I'm seeing so clear,
I thought I was never going to die
I feel, I'm seeing so clear,
We need more time
Slipping away, I think I'm gonna crack,
Misplaced trust, loyalty stabbed in the gut
I feel, I'm seeing so clear,
I thought I was never coming back,
I've been down for awhile,
And now I'm coming back  
Hissetmek
Buradan gelemediğimi hissediyorum
Cennetlerden geçerken aradım ve nasıl olduysa kaçtım
Hissediyorum,gayet açık görüyorum
Yarın unutmayı dene ve hepsi tesadüfen oldu
Bu yol değildir,yolu niyet etmiştim
Hissediyorum,gayet açık görüyorum
Asla ölüme gitmediğimi düşünüyorum
Hissediyorum,gayet açık görüyorum
Daha fazla zamana ihtiyacımız var
Süzülerek,tükendiğimi düşünüyorum
İçerlerdeki yaraya bağlılığa boşuna güvenmiş
Hissediyorum,gayet açık görüyorum
Asla geri dönmediğimi düşünüyorum
Kısa bir süre için yoktum
Ve şimdi geri geliyorum  
Forgotten Hopes
Hey you rotting in your alcoholic shell
Banging on the walls of your intoxicated mind
Do you ever wonder why you were left alone
As your heart grew colder and finally turned to stone
Did I punish you for dreaming?
Did I break your heart and leave you crying?
Don't you ever dream of escaping  
Pathetic oblivion
Forgotten hopes buried in your soul's lonely grave
Pathetic oblivion
Remember how you were before you locked your heart away
Did I punish you for dreaming?
Did I break your heart and leave you crying?
Do you ever dream of escaping  
Don't you ever dream of escaping?
Forgotten Hopes - Vazgeçilen Umutlar
Hey alkolik kabuğunda çürüyorsun
Sarhoş olmuş aklın duvarlara şiddetle çarpıyor
Niçin,yalnız yaşadığından hep şaşkın mısın
Kalbin daha soğuk olurken ve nihayet taşa dönüşürken
Hayal kurduğun için seni cezalandırdım mı?
Kalbini kırdım mı ve ağlayarak senden ayrıldım mı?
Rüyalardan şimdiye kadar kaçtın mı?
Acıklı unutuluş
Vazgeçilen umutlar senin ruhunun ıssız mezarında yandı
Acıklı unutuluş
Kalbini kilitlemeden önce nasıl hatırlıyordun?
Hayal kurduğun için seni cezalandırdım mı?
Kalbini kırdım mı ve ağlayarak senden ayrıldım mı?
Rüyalardan kaçar mısın?
Rüyalardan şimdiye kadar kaçtın mı?
|