01-16-2008
|
#1
|
|
suskun
|
Ben Seni Unutmaktan Bile Vazgeçtim!
Seninle, ruhumu yırtıp uzun yol karanlığıyla kendime geçtim…
Diz kapaklarım vardı daha kanatacağım
sözlerin üstünden defalarca adını seçtim
sonra teyitleştik anlamlarla, altı çizildi gözlerinin
ben; seni unutmaktan bile vazgeçtim 
Yüzün; boş bir kâğıtta kime ait olduğu bilinmeyen bir imza gibi sebepsiz,
yersiz şimdi 
Kalanların asla terk edemeyeceğini bana sen öğrettin sevgili
ve yanımdaki boş sandalye;
Bir hikâyeyi benim ağzımdan dinler gibi, sönük ve yılgın bakıyor
hayalimde yırtmayı başarabildiğim bu resme…
Belkiler bağını koparmış çaresiz; keşkeler yerini zamana bırakıyor
ummak bir yüklem olamayacak kadar acemice yazılıyor kerelerce…
Gözlerin elle tutulabildiği zamanlardan geliyordum ben hâlbuki
bir martının kanadı kadar gerçek bu gidişin bil ki…
Şimdiki gibi bir kere yazılıp bir kere de üstü çizilemezdi
silinmez zamanlardan uzak yaşayamazdım, bir de senden
atlamaktan sıkıldım tuzaklar üzerinden
bırak da şimdi her şey bitsin 
Gözlerimi serpiyim yollarının üzerine
bırak da acım topraktan ayakucuna süzülsün
Hakkını vermeli korkuların eğer benden uzaksa
şimdi sevdiğim şarkılar geçiyor aklımdan
sesini açtığımda bitmeye yüz tutan
ben söylemeye devam ediyorum yarım kalsalar da dudaklarımdan…
sen sevmekle unutmak arasında kaldın şimdi
Ben senin sanmaların,
sen benim aldanışım olarak parçalandık bir sayfadan 
Sayılarla aran iyi değildi zaten
bir dışında kalan tüm sayıların hiç olduğu
farkında olamadığın sonucunu verirdi hep yaşananların toplamı…
Oysa ne çarpanı vardı ayrılıkların, ne de böleni bakışlarımın
yer yer ıslanmaktan ibaret oldu sonra
yağmurdan bahsetmeyeceğim derdim bir de aklım sıra…
Hangi şehir iyi geldi diye sakın sorma
kalırdım belki bir “vadi”de
her yol sana çıkmasa  ne söylediğimi hatırlamıyorum kendime
attığım yalanlara sadece o anlarda inandığımdan
besbelli korkuyorum, kaçıyorum hüküm giymiş sancılardan
sakin bahçe kapısının açıldığı avlulardan…
Bir melodi takıp tırnak uçlarıma kanatıyorum geceleri duvarları
uzun olmuş saymayalı gittiğinden beri günleri
bugüne kadar geçen süreyi ayrımsıyorum sonra;
mevsim hesabı yapıyorum
kaç rüzgâr esti gözlerinden bu yana 
kaç sessizlik kandırdı fırtınalı geçen günleri
Gittin 
Toz dumana karıştı, gözü görmüyor şimdi, her yer parça parça…
Ne bir kentin adı kaldı
ne de saklayabilirim artık ayak izlerimi karda 
Ben de gitmeliyim artık yelkenler fora…
|
|
|
|