Yalnız Mesajı Göster

Cevap : =>İslami Sözlük

Eski 01-03-2008   #123
gülgüzeli
Varsayılan

Cevap : =>İslami Sözlük




İSTİKÂMET:
Allahü teâlânın beğendiği, doğru, hak yolda bulunma
Kim ki hac eder, kötü söz konuşmaz ve istikâmetten ayrılmazsa, annesinden yeni doğmuş gibi, bütün günâhlarından sıyrılır (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûmiddîn)
Allahü teâlâ kendisine Hûd sûresinde; "Emr olunduğun gibi istikâmet üzere ol!" buyurunca, Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, istikâmetin zorluğuna işâretle; "Beni Hûd sûresi ihtiyarlattı" buyurdu Yâsîn sûresinde; "Ey Resûlüm! Sen elbette istikâmet üzeresin" buyurulunca, Resûlullah efendimiz rahatlamışlardır (Seyyid Tâhâ)
Kıyâmet günü Sırat köprüsünden geçebilmek için istikâmet üzere bulunmak gerekir (Muhammed Hâdimî)
İstikâmet, kerâmetin üstündedir (İmâm-ı Rabbânî)
Lâ ilâhe illallah kelimesini söylemekle kalb düzelir ve o kimsenin hâllerinde ve işlerinde istikâmet hâsıl olur Zâhirin (bedenin) ve bâtının (kalb ile rûhun) istikâmeti ele geçince de, sonsuz seâdete kavuşulmuş olur Zâhirin istikâmette olması demek , dindeki emir ve yasaklara uymaktır Bâtının, kalb ve rûhun istikâmeti ise, hakîkî îmâna kavuşmaktır Yüksek hocamız, hakîki îmânı, kalbi Allahü teâlâdan alıkoyan bütün fayda ve zararlardan temizlemektir, diye açıkladılar (Ya'kûb-i Çerhî)





İSTİKBÂL-İ KIBLE:
Kıbleye yönelme; namazda Mekke-i mükerremedeki Kâbe-i muazzamaya doğru durma
Namaz kılarken istikbâl-i kıble farzdır Yâni namaz, Kâbe-i muazzama tarafına dönerek kılınır Namaz, Allah için kılınır Secde yalnız Allah için yapılır Kâbe'ye karşı yapılır Kâbe için yapılmaz (İbn-i Âbidîn)




İSTÎLÂM:
Selâmlamak Hac ve umre ibâdetinde Kâbe'yi tavafa (etrâfında dönmeye) başlarken veya tavaf sırasında Hacer-ül-esved (Cennet'ten indirilen taşın) önüne gelindiğinde, elleri namaza durur gibi kaldırıp tekbir, tehlîl getirerek (Allahü ekber, lâilâhe ill allahü vallahü ekber diyerek) onu selâmlamak ve el sürüp öpmek İzdihâm (kalabalık, sıkışıklık) dolayısıyle el sürülemiyorsa, uzaktan elleri kaldırıp, işâret yapmak, sonra avucunun içlerini öpmek
İstîlâm, haccın sünnetlerindendir ( İbn-i Âbidîn)




İSTİMDÂD:
Yardım isteme, yardıma çağırma
Peygamberlerin ve evliyânın, Allahü teâlânın sevgili kullarının ve sâlih (iyi) mü'minlerin rûhlarından, her kim nerede ve ne zamanda ve her ne hâlde istimdâd ederse, Allahü teâlânın izniyle orada bulunur, yardım ederler Hızır aleyhisselâmın, sıkıntı da olanların imdâdına (yardımına) yetişmesi böyledir Resûlullah efendimizin, ümmetinin (kendine inananların) her birine, hele ölüm zamânında imdâda (yardıma) yetişmesi de böyledir (Ahmed Fârûkî)



İSTİMNÂ:
El ile menîyi dökme, masturbasyon
El ile istimnâ, zevk için olursa haramdır Ta'zîr olunur Sükûnet bulmak için câiz, zinâ tehlikesi olursa vâcib olur (İbn-i Âbidîn)
Günâhların hepsi, Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan büyüktür Fakat bâzısı, bâzısına göre küçük görünür Meselâ, yabancı kadına şehvetle bakmak, zinâ yapmaktan daha küçüktür El ile istimnâ her ikisinden daha küçüktür Bir küçük günâhı yapma mak, bütün cihânın nâfile (farz ve vâcib olmayan) ibâdetlerini yapmaktan daha sevâbdır Çünkü nâfile ibâdet farz değildir Günahlardan kaçınmak ise herkese farzdır (Muhammed Rebhâmî)




İSTİMRÂR:
Kadından âdet hâlinde gelen kanın devâm etmesi
Bir kadından; on beş gün içinde hiç temiz gün olmadan, kan istimrâr ederse, âdetine göre hesâb olunur Yâni, âdetinden sonra başlayarak bir evvelki ay içindeki temizlik günü kadar temizlik ve sonra âdeti kadar hayz kabûl edilir Âdeti beş gün kan, yi rmi beş gün temizlik olan kadında kan istimrâr ederse, ilk görülen beş gün kan hayz, peşinden gelen yirmi beş gün temiz kabûl edilir Kızda ilk görülen kan istimrâr ederse, ilk on gün hayz, sonra yirmi gün temiz kabûl edilir (İbn-i Âbidîn)




İSTİNBÂT:
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak
Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir (raleyh) Bu büyük imâm, her hareketinde, her işinde Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem tam mânâsı ile tâbi idi İctihâd ve istinbâtta öyle yüksek bir dereceye yükselmişti ki, buraya ondan başka kimse varamadı (Abdülhakîm Arvâsî)
Bâzısını görürsün, insanlarıKur'ân-ı kerîmden ve Sahîh-i Buhârî'den dînî hükümleri istinbât etmeye çağırır Bu büyük cehâlete, bilgisizliğe ve açık dalâlete dikkat et! Sakın ey kardeşim çok sakın, bu tür ahmaklarla bir araya gelip görüşmekten kaçın! Mezhebine sarıl; Dört mezheb imâmından birine uy! (Yûsuf Nebhânî)
Allahü teâlânın kitâbını(Kur'ân-ı kerîmi) açıklayan Resûlullah efendimizden başkası olmadığı gibi, Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden dînî hükümleri istinbât edenler de ancak ümmetin büyük imâmlarıdır (Yûsuf Nebhânî)






__________________
Alıntı Yaparak Cevapla