gülgüzeli
|
Cevap : =>İslami Sözlük
LEŞ:
Kendiliğinden ölen veya Besmelesiz kesilen veya kesilmeyip de başka sûretle öldürülen veya Ehl-i kitâb olmayan kâfir ve mürtedlerin kestikleri yenmesi haram hayvanlar Ölmüş hayvan
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Şöyle ki, Kur'ân'da yenmesi haram olanlar, leş ve akıcı kan ve pis domuz ve Allah'tan başkasının adı ile kesilmiş olandır (En'âm sûresi: 145)
Kasten, yâni hatırında olduğu hâlde, bilerek Besmele çekmeden kesilen hayvanı ve Besmelesiz tutulan av hayvanını, kitâbsız kâfirlerin, mürtedlerin kestiği, avladığı hayvanı yemek haramdır Böyle tutulan balığı yemek haram değildir Kesmeyip de, bir y erine bıçak saplayarak, ensesine ve alnına vurarak veya boğarak veya ilâçlayarak, elektrikleyerek öldürülen kara hayvanları leş olur Bunları yemek haram olur (Hâdimî, İbn-i Âbidîn)
Murdar eti, yâni leş eti ve domuz eti ve şarap gibi kendileri kat'î (açık, kesin) delîlle haram olanlar, hiçbir zaman helâl olmaz Sâhibi satsa, hediye etse, helâl etse de, yemek olmaz Bunlara helâl diyen, yerken bilerek Besmele çeken îmânını kaybed er (Hâdimî, İbn-i Âbidîn )
Ölüm korkusu olunca, ölmeyecek kadar leş ve başkasının malı yenebilir (İbn-i Âbidîn)
LEŞKER-İ DUÂ:
Duâ ordusu Sıkıntı ve darda kalan müslümanlara duâları ile yardımda bulunan Allahü teâlânın sevgili kulları, sâlih müslümanlar, velîler topluluğu (Bkz Duâ Ordusu)
Leşker-i gazâ (cephede savaşan asker), leşker-i duânın yardımına muhtâçtır İhlâs ile yapılan duâ muhakkak kabûl olur (İmâm-ı Rabbânî)
Leşker-i duâ, leşker-i gazâdan akvâdır (daha kuvvetlidir) (İmâm-ı Rabbânî)
LEŞKER-İ GAZÂ:
Gazâ ordusu, savaşan askerler Allahü teâlânın rızâsı için O'nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan müslümanlar (Bkz Gazâ)
LETÂFET:
Hoşluk, yumuşaklık, tatlılık
Allahü teâlâ, kıyâmette, ilâhlık makâmında tecelli buyurup, yedi kat gökleri sağ kudret eline alıp buyurur ki: "Ey alçak dünyâ! Senin içinde rablık dâvâsı edenler ve ahmakların rab tanıdıkları âcizler nerededir ve senin güzellik ve letâfetinle aldatt ığın ve âhireti unutturduğun kimseler nerededir?" (İmâm-ı Gazâlî) Hilye-i nebîyi güç iken beyân Başlarız, ona oldukça imkân Geniş, güzel latîfti gözü Nûr saçardı hep mübârek yüzü Gümüş teninde letâfet vardı İrice mühr-i nübüvvet vardı
(M Sıddîk bin Saîd)
LEVH-ÜL-MAHFÛZ:
Korunmuş levha; Allahü teâlânın takdir ettiği her şeyin yazılı bulunduğu, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve her türlü te'sirden korunmuş levha
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Dünyâda olacak her şey, dünyâ yaratılmadan evvel ezelde Levh-ül-mahfûza yazılmış, takdir edilmiştir Bunu size bildiriyoruz ki, hayatta kaçırdığınız fırsatlar için üzülmeyesiniz ve kavuştuğunuz kazançlardan, Allah'ın gönderdiği nîmetlerden mağrûr olmayasınız (Hadîd sûresi: 23)
Allahü teâlâ Levh-ül-mahfûza önce şunları yazdı: Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur Muhammed (aleyhisselâm) O'nun kulu ve Resûlüdür Verdiğim hükme râzı olan, belâlara sabreden, nîmetlere şükreden kimseyi doğrular arasına yazdım O kimse, kıyâmet günü onların arasında dirilir Hükmün dışında bir şey bekleyen, belâlara karşı sabırlı olmayan, nîmetlere şükür yolunu tutmayan Benden başka ilâh arasın (Hadîs-i şerîf-El-Burhân-ül-Müeyyed)
Levh-ül-mahfûzda, ilk yazılan Besmeledir Âdem'e (aleyhisselâm) ilk gelen, Besmeledir (Ya'kûb-ı Çerhî)
Cebrâil (aleyhisselâm) her sene bir kerre gelip, o âna kadar inmiş olan Kur'ân-ı kerîmi, Levh-ül-mahfûzdaki sırasına göre okur, Peygamber efendimiz dinler ve tekrâr ederdi Âhireti teşrif edeceği (vefât edeceği) sene, iki kerre gelip tamâmını okudula r (İmâm-ı Süyûtî, Zerkeşî, Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
LEVM:
Kınama (Bkz Lâim)
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
Ey îmân edenler! Dinden çıkarsanız, Allahü teâlâ, sizin yerinize başkalarını getirir Onları sever Onlar da Allahü teâlâyı severler Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı şiddetlidirler Allah yolunda cihâd ederler ve hiçbir levm edenin levminden korkmazlar  (Mâide sûresi: 54)
LEYL SÛRESİ:
Kur'ân- kerîmin doksan ikinci sûresi
Leyl sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi) Yirmi bir âyet-i kerîmedir Geceye yeminle başladığı için sûreye, Sûret-ül-Leyl denilmiştir Sûrede cömertlik ve cimrilik anlatılmaktadır
Allahü teâlâ Leyl sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Cehennem ateşinden çok korkan, Allah'ın söz verdiği nîmetlere kavuşmak için, malını Allah yolunda verir (Âyet: 5)
Kim Leyl sûresini okursa, Allahü teâlâ ona, râzı oluncaya kadar (istediğini) verir ve zorluklardan muâf tutar ve ona kolaylık verir (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)
LEYLE-İ BERÂT:
Mübârek gecelerden, Şâban ayının on beşinci gecesi (Bkz Berât)
LEYLE-İ İSRÂ:
Mübârek gecelerden Mi'râc gecesi (Bkz Mi'râc)
LEYLE-İ KADR:
Daha çok Ramazân-ı şerîf ayı içinde bulunduğu bildirilen ve Kur'ân-ı kerîmin gelmeye başladığı mübârek gece (Bkz Kadr Gecesi)
LEYLE-İ Mİ'RÂC:
Mübârek gecelerden, Resûlullah efendimizin Mîrâca çıktığı Receb ayının yirmi yedinci gecesi (Bkz Mi'râc Gecesi)
LEYLE-İ REGÂİB:
Mübârek gecelerden, Receb ayının ilk Cumâ gecesi (Bkz Regâib Gecesi)
LIHYE-İ SEÂDET:
Peygamber efendimizin sakal-ı şerîfleri
Hırka-i seâdet dâiresinde Peygamber efendimizin altmışa yakın Lehye-i seâdeti bulunmaktadır Bunlardan yirmi dört kadarı altın ve kıymetli taşlarla süslü muhâfazalarda veya sedef kutularda saklanmaktadır (Bkz Sakal-ı Şerîf) (Osmanlı Târihi Ansiklopedisi)
__________________
|