Yalnız Mesajı Göster

Cevap : =>İslami Sözlük

Eski 01-03-2008   #73
gülgüzeli
Varsayılan

Cevap : =>İslami Sözlük



LÂÜBÂLÎ:
Başkalarıyla saygısızlığa varacak şekilde senlibenli; çekinmesi ve sakınması olmayan
Kur'ân-ı kerîm; bir erkeğin, yabancı bir kadınla halvetini yâni yalnız başına kapalı bir yerde berâber kalmasını, yabancı kadınların seslerini dinlemesini ve zarûretsiz lâübâlî bir şekilde konuşmasını da haram kılmıştır (Yûsuf Sinânüddîn)

LAZY:
Hiçbir dîne inanmıyanlar ile müşriklerin (Allahü teâlâya ortak koşanların) azâb görecekleri, Cehennem'in altıncı tabakası
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
Şüphe yok ki hem âhiret, hem dünyâ bizimdir İşte sizi alevlendikçe alevlenen Lazy ateşi ile korkuttum Oraya ancak kâfir olan (peygamberini) inkâr eden ve (îmândan) yüz çevirenler girer (Leyl sûresi: 13-15)

LEBBEYK:
1 Hac, umre veya her ikisini yapmak üzere niyyet ederken yâni ihrâma girerken başlayıp, Mina'da Cemre-i akabede (büyük cemrede) şeytan taşlanırken atılan ilk taşla söylemesi son bulan mübârek sözler: Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk innelhamde venni'mete leke vel-mülke lâ şerîke lek (Allahım! Senin emrine her zaman itâat ederim Senin ortağın yoktur Dâvetine can ve gönülden uyarım Şüphesiz hamd (övgü), nîmet (vermek) sana mahsûstur Mülk de senindir Senin ortağın yoktur) (Bkz Telbiye)
Hac yapacak kimse, ihrâma girince yüksek sesle telbiye eder Lebbeyk diyerek ihrâma giren hacı, Allahü teâlânın dâvetine ve haccediniz emrine uyduğunu düşünmeli ve buna göre kendini hazırlamalıdır (Saîdüddîn Fergânî)
2 "Efendim, buyurunuz, emrediniz!" mânâsında, çağırana cevâb ifâdesi
Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) şöyle anlatmıştır Bir gün Resûl-i ekrem efendimiz bir hayvana binmişti Ben de arkalarında bulunuyordum Bana "Ey Muâz!" diye seslendiler Ben de "Lebbeyk yâ Resûlallah!" dedim Üç kerre ismimi söyledikten sonra; "Cenâb-ı Hakk'ın kulları üzerinde olan hakkı nedir biliyor musunuz?" buyurdu "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedim Bunun üzerine; "Cenâb-ı Hakk'ın kulları üzerindeki hakkı, onların kendisine ibâdet etmeleri ve başka hiçbir varlığı ona şirk (ortak) koşmamalarıdır" buyurup, tekrar sordular: "Kullar bu vazîfelerini yerine getirirlerse, Allah'tan bekledikleri hakları (Allahü teâlânın onlara vâdettiği karşılık) nedir bilir misin?" buyurdular Ben yine "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" deyince; "Bu takdirde kulların Allah üzerindeki hakkı (onlara vâdettiği) nîmet ve kullarına azâb etmemesidir" (Hadîs-i şerîf-Müslim)

LEDÜNNÎ İLMİ:
Allahü teâlânın vergisi, ihsânı olan mânevî ilim (Bkz İlm)
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Orada kendi indimizden bir rahmet (vahy ve nübüvvet veya uzun ömür) verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birini (Hızır'ı) buldular (Kehf sûresi: 65)
Ledünnî ilim yetmiş iki derecedir İlk derecesinden olan, bir ağaca bakınca yapraklarının sayısını, bir denize bakmakla damlalarının adedini, bir çöle bakınca kumlarının sayısını bilir (Seyyid Abdülhakîm)
Hızır aleyhisselâm, güzel ahlâk sâhibi, cömert ve insanlara karşı çok şefkatli idi Allahü teâlânın izni ile kerâmet ehli olup, kimyâ ilmini bilir, Hak teâlânın bildirmesiyle Ledünnî ilmine muttalî (vâkıf) idi (Sa'lebî, İmâm-ı Rabbânî) Matematik fizik kimyâ bu esrârı çözmüyor Ledünnî ilminde üstâd bir Süleymân isterim
(Süleymân bin Ahmed)

LEHV:
Eğlence Âhirette faydası olacak şeylerden alıkoyan her şey
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Biliniz ki, dünyâ hayâtı elbette la'b (oyun) ve lehv ve zînet yâni süslenmek ve tefâhur yâni öğünme ve malı parayı ve evlâdı çoğaltmaktır (Hadîd sûresi: 20)
Her türlü lehv haramdır Yalnız zevce (hanım) ile oynamak, at ve silâh ile tâlim, yarış yapmak câizdir (Hadîs-i şerîf-Nasb-ur-Râye)
Allahü teâlânın rızâsını kazanmayı düşünmeden yapılan işler hep lehvdir Bunların faydası çok çabuk geçtiği, kaybolduğu için sanki hiç faydası yok gibidirler (Senâullah-i Pânî Pûtî)

Lehvel-Hadîs:
Müzik, her türlü boş oyun, eğlence
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, bilgisizce (hissettirmeden) Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlence yerine tutmak için lehvel-hadîs'e müşteri çıkar İşte bunlara şiddetli bir azâb vardır (Lokman sûresi: 6)
Lehvel-hadîs ile ilgili âyet-i kerîmenin nâzil olmasının (gönderilmesinin) sebebi şöyle bildirilmiştir: Müşriklerden Nadr bin Hâris ticâret yapmak için Fâris (İran) diyârına giderdi Oradan Acemlerin hikâye ve efsâne kitablarını getirirdi Bunları Ku reyşlilere, Mekke halkına; "Muhammed size Âd ve Semûd kavminin kıssalarını bildiriyor, gelin ben de size Rüstem'in, İsfendiyâr'ın, Kisrâ'nın hikâyelerini anlatayım" diyerek pekçok kimsenin Kur'ân-ı kerîmi dinlemesine mâni olurdu Ayrıca bir de şarkıcı câriye satın almıştı Bir kimsenin müslüman olacağını işitince, hemen şarkıcı câriyesini alıp müslüman olmaya karar veren kimsenin yanına gider, şarkıcı câriyeye, haydi bu kimseye yedir-içir, şarkı söyleyiver derdi Böylece o kimseyi eğlendirip, gördün mü senin için bu daha iyi değil mi? derdi Bunun üzerine hem Nadr bin Hâris ve hem de böyle yapanların uygunsuz hareketleri üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olmuştur (Muhammed bin Hamzâ Senâullah-ı Dehlevî)

__________________
Alıntı Yaparak Cevapla