Yalnız Mesajı Göster

Cevap : Niçin Müslüman Oldular ?

Eski 12-25-2007   #12
[KAPLAN]
Varsayılan

Cevap : Niçin Müslüman Oldular ?



Bayan MES’ÛDE STEINMANN (İngiliz)

Müslimânlık kadar kolayca anlaşılabilen ve insâna cesâret veren başka bir din yokdurHayâtda, insan rûhunu râhat ve huzûra kavuşduran, insana, hâlinden memnûn olarak yaşamağı ihsân eden ve onu öldükden sonra ebedî se’âdete ve selâmete ulaşdıran biricik din, islâmiyyetdir

İnsan, Allahü teâlânın yaratdığı muhtelif mahlûklardan biridirMuhakkak, diğer mahlûklarla arasında bir bağ vardır İnsan, Allahü teâlânın yaratdığı en mükemmel bir mahlûkdur Ona böyle fazîlet veren, onda bir rûh olmasıdır İnsanın rûhu, onu dâimâ dahâ yükseklere götürmeğe gayret eder Rûhu temizliyen ve besliyen ise ancak dindir

Acabâ insan ile onu yaratan büyük kudret sâhibi arasında ne gibi bir râbıta vardır?Bunu şübhesiz din bildirmekdedir Ben din hakkında muhtelif âlimlerin neler söylediklerini tedkîk etdim Aşağıda birkaç misâl veriyorum:

Carlyle’in (Kahramanlar ve Kahramanlara Tapınanlar) eserinden:

(Bir insanın dîni, onun kalbinin îmân etdiği bir husûs, onun en bâriz bir sıfatıdır Din öyle bir şeydir ki, insanın doğrudan doğruya kalbine gider Onun dünyâdaki fe’âliyyetlerini ayarlar Ona vazîfelerini bildirir Gideceği yolu gösterir ve onun âkıbetini (sonunu) ta’yîn eder)
Chesterton’un, (Düşünülecek Olursa) kitâbından:

(Din, bir insanın, kendinin veyâ başkalarının varlığında neler bulunduğu hakkında elde etdiği en yüce gerçeği ifâde eder)

Ambroce Bierce’nin (Şeytanın Sözlüğü) eserinden:

(Din, insanlara, bilmedikleri birçok şeyleri öğreten, onlara hem korku, hem ümmîd aşılayan bir kaynakdır)

Edmude Burke’un, (Fransa İhtilâli) ismindeki kitâbından:

(Bütün hakîkî dinlerin emr etdiği husûs, Allahü teâlânın emrlerine itâ’at, Onun dînine hurmet ve i’tibâr ve böylece mümkin olduğu kadar Onun rızâsına yaklaşmakdır)

Swedenborg’un (Hayat Doktrini) eserinden:

(Din demek, iyilik yapmak demekdir Dînin varlığı iyilikdir)

James Harrigton’un (Okyanus) kitâbından:

(İster ondan korksun, isterse ondan tesellî bulsun, dünyâda herkesin az veyâ çok, dinle irtibâtı vardır)

Dünyâda herkes birçok def’alar bilmediği, anlıyamadığı, îzâh edemediği husûslarla karşılaşır İşte bunları ona îzâh eden, ona tâm bir îmân, i’timâd bahş eden, ancak dindir

Ben niçin islâm dîninin dünyâdaki dinlerin en mükemmeli ve hak din olduğuna inanıyorum?Bunu şöyle îzâh edeyim:

Her şeyden önce, islâm dîni yüce, bir tek Allahdan başka tanrı olmadığını, Onun doğmadığını ve doğurmadığını ve Ona benzer başka hiç bir hâlık bulunmadığını bildirirAllahü teâlânın varlığını, birliğini, azametini ancak Allahü teâlâya yakışır bir azamet ile bildiren başka hiç bir din yokdur Kur’ân-ı kerîmde Hûd sûresinin dördüncü âyetinde meâlen, ([Ey kullarım], dönüşünüz ancak banadır Allah her şeye kâdirdir) buyurmakda, İsrâ sûresinin elli beşinci âyetinde meâlen, (Allahü teâlâ, göklerde ve yerde olan mahlûkâtın hâllerini en iyi bilendir) buyurmakda ve Kur’ân-ı kerîmin diğer bütün sûrelerinde dâimâ Onun (tek hâlık olduğundan), (dâimî olduğundan), (sonsuz olduğundan), (her şeyin Ona ma’lûm olduğundan), (en doğru hükmü veren hâkim olduğundan), (en büyük yardımcı olduğundan), (en merhametli bir hâlık olduğundan), (en büyük afv edici olduğundan) bahs edilmekdedir Bunları okudukça, insanın Allahü teâlâya nasıl çekildiğini, Onun karşısında nasıl eridiğini ve Onun lutfüna nasıl sığındığını size ta’rîf edemem Kur’ân-ı kerîmde, Allahü teâlâ Hadîd sûresinin onyedinci âyetinde meâlen, (Biliniz ki, Allahü teâlâ yer yüzünü [kuraklıkla] öldürdükden sonra [yağmurla] diriltir [Ölü kalbleri de zikr ve tilâvetle diriltir] Akl edersiniz diye bunları açık deliller ile size beyân etdik) buyurmuşdur Nâs sûresinde de, meâlen, ([Ey Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”!] Söyle ki, ben insanlardan ve cinden, insanın gönlüne vesvese veren şeytânın şerrinden, insanlara muhtâc oldukları şeyleri gönderen ve onları korkulu şeylerden koruyan ve ibâdet olunmağa hakkı olan mâlikime sığınırım) buyurmuşdur

Bu yüce sözleri okuyunca, insan nasıl olur da, bu büyük hâlıka inanmaz ve Ona sığınmaz?Bütün bunlar, insanın hayâtda kaldığı müddetce, üzerinde onu koruyan çok merhametli bir hâlıkın bulunduğunu his ederek, râhata kavuşması ve doğru yolu tutması için kâfî gelmez mi?

İslâm, en doğru bir din olduğunu ve kendisinden evvel gelen dinlerin bütün doğru kısmlarını kendisinde topladığını açıkça bildirir İslâmiyyetin en büyük kitâbı olan Kur’ân-ı kerîmde yazılı bütün husûsların, sâde, açık ve herkes tarafından anlaşılır mantıkî esâslar olduğunu söyler Bunlar çok doğrudurHakîkaten, eğer Allahü teâlâ ile kul arasında âhenkli bir münâsebet te’sîs etmek, cismânî [bedenle ilgili] ve rûhânî husûsları âhenkli tarzda birbiri ile birleşdirmek, dünyâda ve âhiretde huzûr içinde kalmak istiyorsak, muhakkak islâm dînini kabûl etmemiz lâzımdır Ancak İslâmiyyet sâyesinde rûhen ve bedenen tekâmül ederiz

Hıristiyanlık ancak rûhiyyat, vicdan ile meşgûl olur ve her bir hıristiyanın üzerine onun taşıyamıyacağı kadar ağır ma’nevî, vicdânî yükler koyar Hıristiyanlık, insanı bir günâhkâr olarak kabûl eder ve ondan, onun anlıyamıyacağı ve hiç bir mantığa sığmıyan keffâretler ister Hâlbuki islâm dîni, yalnız sevgi üzerine kurulmuşdurHıristiyanlıkda çok derin ilm adamları, insanların değişik rûh hâletlerini inceleyerek, onların üzerine yüklenmiş olan bu ağır yükler arasında belki bir parçacık Allah sevgisi bulabilir Fekat bunlar da, bugünkü hıristiyanlıkda bu sevgi parçacığının bile birçok hurâfeler altında nasıl büsbütün gayb olduğunu görerek üzülürler Coleridge bir kitâbında, (Hıristiyanlığı fazla seven bir kimsenin, yavaş yavaş hıristiyanlıkdan uzaklaşarak, kiliseyi dahâ fazla sevmesi ve sonunda kendini en fazla sevmesi bir hakîkatdir) demekdedir Hâlbuki İslâmiyyet bize, Allahü teâlâyı saymamızı, sevmemizi, yalnız Onun emrlerine uymamızı, bir yandan da, kendi aklımızı ve mantığımızı kullanmamızı emr etmekdedir Hıristiyanlıkda bir mikdâr hakîkat kalmışdır İslâmiyyetde ise, herşey hakîkat üzerine kurulmuşdur Kur’ân-ı kerîmde, Allahü teâlâ, hangi ırkdan, hangi renkden olursa olsun, bütün kullarına Yûnus sûresi yüzsekizinci âyetinde meâlen şunu beyân buyurmuşlardır: (de ki, Ey insanlar! Rabbinizden size hakîkat gelmişdirDoğru yola giren ancak kendi kazancı için girmiş ve sapıtan da kendi zararına olarak sapıtmışdırBen sizin bekçiniz değilim) Ben bütün bunları okudukdan ve Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını iyice kavradıkdan sonra, islâmiyyetin her dürlü düşüncelerime en doğru cevâbı verdiğini gördüm, seve seve müslimân oldum İslâmiyyet bana hakîkî yolu gösterdi ve cesâret verdiDünyâda huzûr ve râhata kavuşmak ve âhiretde selâmete erişmek için, müslimân olmakdan başka bir tarîk [yol] yokdur

Alıntı Yaparak Cevapla