|
yosun_26
|
Sen kötüsün!

O anı hayatım boyunca unutmam mümkün değil 
Duşun tam orta yerinde duruyoruz Hiç kıpırdamıyoruz
Birbirimizin gözünün içine bakıyoruz Onun bakışları beni, benim bakışlarım da onu delip geçiyor  
Ve tepemizden sular akıyor
*
Kızım ve ben
Kazık kadar kadınım ben Muhatabım da, 3 yaşında bile olmayan bir bücür
Öyle bir şey söyledi ki dondum kaldım Ne yapacağımı şaşırdım Lanet olası duşun altında öylece dikiliyorum
Sanki daha önce anne mi oldum? Bilmiyorum ki ne yapılır, nasıl davranılır
Benim bittiğim an
*
Oysa ne kadar neşeliydik duşa girdiğimizde Her zamanki gibi bir sürü oyuncağını getirdi, bir güzel dizdi Ben onu yıkayacaktım, o da onları
Ve  ve  ve  
"Saçlar no" dedi
"Saçlar yes" dedim
Yine "Saçlar no" dedi, son derece kararlı bir şekilde, ben ise duymamazlığa geldim, benden bu kadar kararlı bir çocuk nasıl çıkmış inanılır gibi değil, neyi istemediğini pek iyi biliyor
Ama saçların da yıkanması gerekiyor Ve hayatta annelerin dediği oluyor  Olacak
Duşu bir güzel kafasına tuttum ve elimdeki şampuanı saçlarına boca ettim
İşte o anda  Kafasını kaldırdı "I said saçlar no dedim" dedi
Yani "Ben sana hayır dedim, neden beni dinlemedin" gibilerinden
Resmen dayılanıyor yani
"I said saçlar no dedim" cümlesi komik geldi 
Ama bizimki çok ciddiydi Gözlerinden alev fışkırıyordu  
İşaret parmağını bana uzattı ve şöyle bağırmaya başladı:
"Sen kötüsün  Kötüsün  Kötüsün  Kötü anne  KÖTÜ ANNE!!!"
Aman Allahım! Ne diyor bu çocuk?
*
Tepemizden sular akıyor Biz birbirimize bakıyoruz Saçlarının ucuna sürdüğüm şampuanlar omuzlardan aşağıya akıyor Onun henüz yaşamadığı geleceği de, benim gözümün önünden  
Birden onun üzerindeki kontrolümün hiç de zannettiğim kadar güçlü olmadığını fark ettim
Hayat boyu kimlere değecek, kimlerle arkadaşlık edecek, nerelerden ne öğrenecek, neler izleyecek, okuyacak tam olarak bilemeyecektim  Benden ayrı, bağımsız bir bireydi  
Geri, içime de sokamayacaktım  Hayat boyu onu korumaya çalışacaktım  Becerebilecek miydim?
Hep yüreğim ağzımda yaşayacaktım
Evet o anda dank etti, kızım büyüyordu Her gün yeni bir şey öğreniyordu Ve bu lanet olası dünya kötüydü Fena halde dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyordu Bugün benim haberim yokken kötü kelimesini öğrenmişti  Kim bilir daha neler neler öğrenecekti  
*
İnanmayacaksınız ama alındım Fena alındım Ben iyi anne olmak için saçımı süpürge edeyim, o bana kötü annesin desin Sonra kendime "Delirdin galiba" dedim Üç yaşında bile değil, iki nokta dokuz, daha ne söylediğini bilmiyor "Anneye sen kötüsün denmez, kimseye öyle bir şey söylenmez  " dedim
Sesim sert ve otoriter  "Burada patron benim küçük hanım"ı hissettiren bir ses  
Alt dudağı aşağı doğru uzamaya başladı  Ağladı ağlayacak  
"Ben üzüldüm" dedi
"Ben de üzüldüm Alyacım" dedim
Kafasını öne eğdi Allah’tan, birini üzdüğünde üzülen bir çocuk Ve barışmazsa, affetmezse, affedilmezse rahat etmeyen bir çocuk  Hayata küs devam edemiyor yani  
"Barışalım mı?" dedim
"Tatam" dedi
Ve biz Türk filmlerindeki gibi sarıldık ana-kız, duşun altında Hálá tepemize sular akıyor  
Neden kapatmıyorum, onu da bilmiyorum  Nasıl sıkı sıkı kavradım küçük bedenini  
Kulağına "Seni çok seviyorum" dedim
"Ben de" dedi
Ve otomatik olarak "Baba’yı da seviyorum, Nejla’yı da, Yaya’yı da, Oma Meki’yi de, Babaçi’yi de, Suna Teyze’yi de, Hala’yı da, Pagi’yi de  " diye devam etti
Sadece bana seni seviyorum derse, diğer sevdiklerine haksızlık edeceğini düşünüyor, böyle de gelişmiş bir adalet duygusu var, o yüzden herkesi sıralıyor  
Keşke hiç büyümese hep bu yaşta kalsa  Büyüdükçe sorunlar artıyor  
O anda hissettim
HAMİŞ Tabii ki annelerin dediği oluyor, saçlarını bir güzel yıkadım  
HAMİŞ 1 Ne var ki, çocuklar da öyle ya da böyle ne istiyorlarsa yaptırıyorlar Taratmadı
Aynı gün doğduğum şahane adam
Benim yeni yılım, geçen hafta başladı
Doğum günümdü
Son birkaç yıldır, her 9 Aralık, aynı şey oluyor
O çok sevdiğim Hürriyet Santral arıyor ve "Mehmet Ali Birand görüşmek istiyor, bağlıyorum" diyor
Nasıl seviniyorum anlatamam
İçimden "Hah tamam, bu yıl iyi geçecek" diyorum, onun sesini duymak, benim için bir tür uğur oluyor
Birand, neşeli bir sesle, "Happy birthday!" diyor
Ben de ona
9 Aralık, onun da doğum günü
Sizi tuhaf gelebilir ama  
Bu kadar hayat dolu, enerjik, pozitif, çalışkan, iyi yaşayan, zevkleri ve hobileri olan, çok yönlü ve hiç yaşlanmayan biriyle aynı gün doğmuş olmaktan acayip gurur duyuyorum
Eşi Cemre Birand’la ilişkileri de inanılmaz hoşuma gidiyor
Böylesine uyumlu bir beraberlik sürdürebilmek; insan, yıllar geçtikçe öğreniyor, çok maharet istiyor Onların o flörtöz, neşeli, hafif birbirleriyle dalga geçen hali bana güç veriyor, güven veriyor
Her sene birbirimizi dünyanın farklı bir köşesinde buluyoruz
Bu sene o sevgilisiyle Madrid’deydi, ben de sevgilimle Roma’da  
İyi ki doğdun Mehmet Ali Birand!
Aşklı, başarılı, sağlıklı, bol seksli ve eğlenceli şahane bir yıl dilerim
Ayşe Arman  
|