|
İSİMSİZ KARANLIK
|
Evren ve Yaşam...
Bu güzel ve açıklayıcı yorum için teşekkür ederim sevgili Ergenekon
Ancak fikirlerinize tamamen katılmıyorum Evet, dediğiniz gibi, en küçük bir ayar dahi değişse idi evren çok daha farklı bir yer olacaktı Zaten çok küçük olan bir elektron yükünün küçücük de olsa değişmesi her şeyi değiştirecek, her şeyin daha farklı olmasına neden olacaktı Yerkabuğu'nun kalınlığı, Güneş'e olan uzaklık, yerçekimi kuvveti hakkında dedikleriniz de doğru 
Lâkin, tüm bunların yanında bir kavram var ki, tüm bu düzeni yıkmak istiyor Bu kavram "Entropi"dir Entropi, bir sistemin içerdiği düzensizliğin ölçüsüdür Bir sistemin düzenli, organize ve planlı bir yapıdan; düzensiz, dağınık ve plansız bir hale geçmesi o sistemin entropisini artırır Bir sistemdeki düzensizlik ne kadar fazlaysa, o sistemin entropisi de o kadar yüksek demektir
Entropi, ilk olarak, ısıyla ilgili bir kavram olarak doğmuştur Tüm evrendeki ısı akışını ifade eder Nasıl biri sıcak diğeri soğuk iki cismi birbirine temas edecek şekilde yan yana koyduğunuzda sıcak olan ısı kaybediyor, soğuk olan ısınıyorsa tüm evrendeki hâl ve düzen de böyledir Evrende sıcak maddelerden soğuk maddelere doğru bir ısı akışı vardır
Isı, evrende hayatın olması için gereken en önemli şeydir Nerede ısı varsa orada entropi - yani düzensizlik - azalır Örneğin insanlar, vücut sıcaklığı hep sabittir Ve belli bir düzenliliği ifade eder Dünya, belli bir sıcaklığı - ısısı - vardır ve bir düzenlilik içersindedir Güneş - ve diğer yıldızlar - için de aynı şey geçerli, bir düzenlilik vardır Galaksiler de bir düzenlilik içinde süregelirler tüm bunlar, evrendeki entropiyi - yani düzensizliği - azaltan şeylerdir Yaşayan, sıcaklığı - ısısı - olan her şey entropiyi azaltr Lâkin, evrendeki entropi her zaman artmaktadır Yani evrenin düzensizliği artmakta, evren soğumakta ve yaşama uygunsuz bir yer haline gelmektedir Bunun anlamı, evrendeki sıcak bölgelerden soğuk bölgelere bir ısı akışı olduğu, ve tüm evrenin sonunda ılık bir yer olacağıdır Ve bu ısı akışı durduğunda yaşam da durur
Entropinin arttığı yerler de vardır Örneğin dünya; ölen insandan çok doğan insan vardır Bu, kendi sıcaklığına sahip, ısı yayan, düzenli, yeni varlıkları işaret eder, ki bu entropinin azalmasıdır Ancak bu tür artışlar sadece yereldir Yani evren genelinde entropi her zaman artmaktadır 
Tüm bu anlattıklarım, Rudolf Clausius'un öncülük ettiği "Entropinin Korunmaması Yasası"nın doğurduklarıdır Evreni kozmik bir kumarhane olarak kabul eden bu doğa felsefecisi evrenin her zaman kârlı çıktığını düşünmekte haklı olduğunu göstermiştir Evren aslında her zaman büyük bir düzensizliğe, bir felakete doğru gidiyordu Ölen ve bedeni ısı kaybeden her canlı, soğuyan her yıldız, her galaksi evrendeki entropiyi artırıyordu ve bundan kârlı çıkan tek şey - kozmik bir kumarhane olan - evrendi
Entropinin Evren üzerindeki yaşlandırıcı etkilerine ilişkin bu ürpertici düşünce Clausius’un 1868 yılında yaptığı keşfinin bir sonucuydu Ancak, 1877’de Ludwig Boltzmann adındaki Avusturyalı bir fizikçi, aynı şeyi ifade etmenin farklı bir yolu olduğunu sezinlemişti
Entropinin düzensizliğin bir ölçüsü olduğunu matematiksel olarak kanıtlayan Boltzmann, Clausius’un Entropinin Korunmaması Yasasının Evrenin sakinleşmesinin yanı sıra daha kaotik bir hale dönüşmesi anlamına geldiği sonucuna varmıştı
Doğal olarak buda, Evrenin başlangıçta çok gergin ve çok iyi düzenlenmiş olması gerektiği anlamına geliyordu; sanki milyarlarca yıl önce, Bir Şey ya da Birisi mükemmel işleyen zemberekli bir saat yapmış ve onu hiç aksamayacak bir şekilde kurup bırakmıştı Evren şu anda tıpkı bu saat gibi, ağır ağır boşalma, gevşeme ve parçalanma sürecini yaşıyordu
Evren, bugünde hala oldukça iyi düzenlenmiş durumdaydı ve bütün parçaları bilimsel bir hassaslıkla çalışıyordu İyi belirlenmiş sıcak ve soğuk bölgeler vardı; iyi belirlenmiş amaçlara hizmet edecek olan iyi düzenlenmiş mekanik enerji üreten, yine iyi belirlenmiş ve tasarlanmış makineler vardı
Ancak zaman geçtikçe Evren bütün bu seçkin özelliklerini yitiriyordu: Sıcak ve soğuk bölgeler birbirine karışıyor, güç kaynağı tükenen makineler çürüyüp toprağa karışıyordu Katı toprağın kendisi bile aşama aşama ayrışıyor ve sonunda her şey tanımlanamayan, karmakarışık ve ılık bir gaz haline dönüşüyordu
Boltzmann’ın entropiye ilişkin bu kaotik yorumu, entropinin korkutuculuğunu, anlaşılmaz acımasızlığını biraz daha arttırmıştır Clausius’un Entropinin Korunmaması Yasası’nın, Evrenin yaşama ve yaşamla ilgili davranışlara saldırarak hayatta kaldığı anlamına geldiği artık daha da açık bir şekilde kendini gösteriyordu Evren öldürme ve yıkma eğilimine sahipti
Hayatın yaratılması doğal olmayan bir şeydi, doğal düzensizliğin geçici olarak bozulmasıydı Kısacası hayat doğanın yasalarını hiçe sayıyordu! Öyleyse, entropi yasasının bu açık seçik ihlali nasıl mümkün olabilirdi? Yaşamın tam karşısında yer alan bir yasayla yönetilen bir Evrende, yaşam nasıl oluşabilmişti? Tabii ki yaşam makinesi, Her Ne ise ya da Her Kim ise, bir sırdı
Entropinin Korunmaması Yasası hayatın ileriye doğru, doğumdan ölüme doğru yaşanmasını gerektiriyordu Avusturyalı psikiyatrist Sigmund Freud bunu şu sözlerle dile getirecekti : “Bütün hayatın amacı ölümdür ”
Bunun tersini arzulamak, Evrenin entropisinin zamanla azalmasın arzulamak demekti ki, böyle bir şey imkânsızdı Bu, sonbaharda yaprakların ağaçlardan düşer düşmez düzgün yığınlar halinde kendiliğinden toparlanmalarını beklemek ya da suyun ısıtılınca donmasını umut etmek gibi bir şeydi
Fikirlerimi kısaca derlemek gerekirse; yaşam, doğaya ve evrenin yasalarına aykırıdır Evren, geri dönüşü olmayan bir şekilde kaosa doğru gitmektedir ve sonunda her şey çürüyüp işlevsiz hâle gelecektir Tüm bu çürüme, parçalanma, ölme olaylarındansa kârlı çıkan tek şey evren olacaktır
İlgilenenler için; fikirlerimi oluşturmamda bana büyük ölçüde yardımcı olan - ve küçük alıntılar yaptığım - Michael GUILLEN'in Dünyayı Değiştiren Beş Denklem isimli kitabındaki YARARSIZ BİR DENEYİM, Rudolf Clausius ve Termodinamiğin İkinci Yasası bölümünü okumanızı tavsiye ederim
Bunlar dışında, her türlü karşıt ve yandaş yorumlarınızı duymayı heyecanla bekliyorum İlginiz için teşekkürler 
|