Konu
:
Detaylı Meslek Seçim Rehperi
Yalnız Mesajı Göster
Detaylı Meslek Seçim Rehperi
12-20-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Detaylı Meslek Seçim Rehperi
Detaylı meslek seçim rehperi
Çağdaş bir toplumda özgür bir bireyin önemli gelişim görevlerinden biri de mesleğini seçmesidir
Bir kimsenin herhangi bir konuda doğru bir seçme işlemi yapılabilmesi ya da başka bir deyişle sağlıklı karar verebilmesi için her şeyden önce neler istediğini ve bunları elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip olduğunu bilmesi gerekir
Bu işlemden sonra daha iyisi bununla beraber yapacağı işlem çeşitli seçenekleri inceleyip her birinin isteklerine ve koşullarına ne derece uygun olduğunu değerlendirmektir
Çarşıya çıkmadan önce alacağı şeylerin listesini yapan ve bunlar için yeterli parası olup olmadığını yoklayan çarşıdaki malların kalite ve fiyatlarını inceleyerek gereksinmelerine ve parasına uygun bulduklarını alan bir kimsenin davranışı buna örnek olarak gösterilebilir Bu işlemleri dikkatli ve özenli şekilde yapmayan kimselerin hayal kırıklığı ile karşılaşmaları kaçınılmazdır
Bazı gençlerin meslek seçimi gibi önemli bir kararı oluştururken yukarıda belirtilen gelişim görevini gerektiği ölçüde yerine getiremedikleri ve bu yüzden mutsuz oldukları gözlenmektedir
Meslek seçimi kararının sağlıklı bir biçimde oluşturulmasını güçleştiren bazı etmenler vardır
Bunların bir bölümünü gençlerin çalışma dünyası ve insan nitelikleri hakkında edinmiş oldukları bir takım inançlar ve genellemeler oluşturmaktadır
Aşağıda yükseköğrenim görmek isteyen gençlerin dile getirdiği bazı yargılar tartışılmıştır:
Ülkemizde insanlar istedikleri mesleklere giremiyorlar: Bu yargı hatalı bir genellemedir
Bir kısım gencin yoksulluk nedeni ile istediği mesleğe giremediği doğrudur
Ne var ki istenilen mesleğe girememenin sadece maddi yetersizlikten ileri gelmediği varlıklı oldukları halde yanlış alanlara yönelen gençlerin de var olduğu gözlenmektedir
Bu kişilerin hatası girmek istedikleri mesleklerin niteliklerine uygun olup olmadığını sorgulamamalarından kaynaklanmaktadır
Bu gençler az sayıda seçkin öğrenci alan ve başarılı olmak için üstün akademik yetenek yanında sürekli ve düzenli çalışma alışkanlığı da gerektiren eğitim programlarına özenmekte giremeyince hayal kırıklığına uğramaktadır
Bazı üniversite adayları ve öğrencileri yukarıdaki yargıyı daha da ileri götürerek Türkiye' de insanların istemedikleri mesleklere girdiklerini söylemektedirler
Üniversitelerde istemedikleri alana yerleştiklerini beyan edenlerden bir kısmı yeniden sınava girmekte bir kısmı ise bir süre sonra bulundukları programın kendilerine uygun olduğunu fark ederek eğitimlerine devam etmektedirler
Bir kimse istemediği bir programa yerleştirilmişse bu ya kişinin Tercih Bildirim Formunu kodlarken hata yapmış olmasından ya tercih edip listesine yazdığı alan hakkında başlangıçta yanlış bilgi sahibi olmasından ya da Tercih Bildirim Formunun son sıralarına boş kalmasın diye daha az istek duydukları programları da yazmış olmalarından ileri gelmektedir
Bazı üniversite adaylarının özensizlik dikkatsizlik ya da kendilerini doğru değerlendirememelerinden kaynaklanan hatalarının tüm gençlere genellenmesi doğru bir davranış sayılamaz
İnsanın toplumda saygı görmesi için saygın bir mesleğin üyesi olması gerekir: Saygı görme her insanın en doğal hakkıdır
Ancak bunu saygın bir mesleğin üyesi olarak sağlama beklentisi pek gerçekçi değildir
Ayrıca meslekleri saygın olan ve olmayanlar olarak ayırmak da doğru değildir
İnsan bir mesleğin başarılı bir üyesi olursa saygınlık kazanır
Bu da sahip olduğu yetenekleri gerektiren ilgi duyduğu etkinlikleri ( meslek görevlerini ) içeren bir mesleğin üyesi olmakla gerçekleşebilir
Bir kimsenin niteliklerine uymayan bir mesleğe girmesi zayıf bir olasılıkla da olsa mümkün olabilir ama o mesleğin başarılı saygın bir üyesi olma olasılığı yoktur
Yaşam boyu sürdüreceğim mesleğimi seçme aşamasındayım: Üniversiteye başvurma dönemine girmiş gençlerin dile getirdikleri bu ifade pek çok kişi için doğru ve geçerli olabilir
Ancak çok hızlı bir değişimin yaşanmakta olduğu çağımızda insanların ömürlerini tek bir meslekle tamamlama olasılığının azalmakta olduğu gözlenmektedir
Bilim ve teknoloji geliştikçe meslek çeşitleri de hızla artmakta bir yandan bazı meslekler çalışma yaşamından silinirken bir yandan da yeni meslekler ortaya çıkmaktadır
Bu gelişmeler karşısında yirmi birinci yüz yılda bir insanın meslek yaşamı boyunca ortalama üç- beş meslek değiştireceği öngörülmektedir
Bundan çok değil yirmi beş otuz yıl önce üniversite adaylarına yaşamlarının en önemli kararını vermekte oldukları meslek seçerken çok dikkatli olmaları gerektiği yolunda uyarılarda bulunulurdu
Gerçi üniversite programlarına öğrenci yerleştirme işlemlerinde puanların ondalık basamaklarındaki ince farkların dahi dikkate alındığı ve bir kere bir programa yerleştikten sonra ikinci yıl program değiştirmenin zor olduğu bir sistemde hala dikkatli olmak gerekmektedir
Ancak bir kimsenin kendini tanıması oldukça zor olduğu gibi insanda gelişim ve değişim süreci yaşam boyu devam etmektedir
Ayrıca insanların çoğu birden fazla yetenek türüne sahiptir ve birden çok alanla ilgili işleri yapmaktan hoşlanabilmektedir
Bu nedenle bir kişi bir değil birden fazla meslekte mutlu ve başarılı olabilmektedir
Bu olgu özellikle üstün yetenekli kişiler için geçerlidir
Böyle kimseler hem fen hem toplum bilimlerinde hem sanat hem de dil- edebiyat alanlarında başarılı olabilmektedirler
Leonardo da Vinci gibi dehaların yaşamları boyunca çok değişik alanlarda üstün kalitede ürün verdikleri bilinmektedir
Çağımızda olanaklar sadece üstün nitelikli kişilere değil ortalama insanlara da değişik yeteneklerini kullanma ve geliştirme ortamı sağlamaktadır
Halen üniversiteler ya programlarından bazılarını iki alanda diploma verecek şekilde oluşturmaya ya da değişik alanlardan seçimlik dersler açarak öğrencilerin çok yönlü yetişmelerini sağlamaya çalışmaktadırlar
Bu uygulamanın yakın gelecekte yaygınlaşacağı beklenebilir
Üniversiteye bir girsem gerisi kolay: Üniversiteye girişin zor olduğu toplumumuzda bir gencin sınavı ya da sınavları başarı ile atlayıp istediği bir alana girmesi önemli olmakla birlikte meslek gelişiminin son aşaması değildir
Yukarıda da belirtildiği gibi bilim ve teknolojideki gelişmeler mesleklerin icra edilme biçimlerini değiştirmekte bu süreç boyunca bazı meslekler ortadan kalkmakta bunların yerine daha gelişmiş teknoloji ile yürütülen yeni meslekler ortaya çıkmaktadır
Bu olgu bir kimsenin yaşamı boyunca zaman zaman mesleğinde ortaya çıkan yeni uygulamaları öğrenmek için hizmet-içi eğitimi görmesini gerektirmektedir
Ayrı şekilde mesleği iş piyasasından kalkan kişilerin yeni bir meslek öğrenme sürecine girmeleri söz konusu olabilmektedir
Bu durumda bir gencin üniversite diplomasını aldıktan sonra eğitim sorumluluğunun biteceğini düşünmesinin yanlış olacağı açıktır
Kişi değil mesleğinde ilerlemek işini korumak için bile sürekli eğitim görmek durumunda olacaktır
Bu nedenle günümüzde yaşamın belli bir döneminde bir kere verilen ve genellikle değişmeyen bir karar olarak meslek seçimi değil çalışma ömrünün sonuna kadar süren bir gelişimi ifade eden kariyer gelişimi kavramı üzerinde durulmaktadır
Gencin bu gerçeği göz önüne alarak yaşamını planlaması yararlı olur
İnsan ancak dört yıllık bir üniversite eğitimi görürse güvenceli ve saygın bir meslek edinebilir:
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi yeterince gelişmediği için insanlar yükseköğretim gördükleri takdirde güvenceli bir meslek edineceklerini düşünüyorlar
Bazı gençler ise iki yıllık önlisans programlarını yüksek eğitim saymamakta lisans eğitiminin kazanç ve iş bulma açısından daha avantajlı olduğunu düşünmektedirler
Oysa yalnız iki yıllık değil dört yıllık yükseköğretim programlarını bitiren gençler de düzenli ve iyi bir gelir sağlayan bir iş bulmakta zorluk çekmektedirler
Devlet sektöründe çalışma alanları giderek daralmaktadır
Özel sektörde iyi bir üniversiteden alınmış diploma iş bulma önemli rol oynasa da işte tutunma ve ilerleme diplomadan çok yeterliliğin kanıtlanmasına bağlıdır
Kendini iyi yetiştirmiş bir tekniker sıradan bir mühendisten daha uzun süre işini koruyabilir ve ilerleyebilir
Önce iyi bir üniversiteye girmeli hangi bölümü olduğu önemli değil:
Yükseköğrenim görmek isteyen gençlerin bazılarının önce üniversite daha sonra da program seçme gibi bir yol izlemekte oldukları gözlenmektedir
Öğretim kadrosu zengin bir üniversitede eğitimin daha iyi olacağı kuşkusuzdur
Ancak meslek başarısında mezun olunan üniversitenin kalitesinden önce kişinin kalitesi etkili olmaktadır
Öğretim kadrosu yetersiz bir bölümün hevesli çalışkan bir öğrencisi alanı ile ilgili yayınları izleyerek kendini yetiştirebilir yüksek lisans eğitimini iyi bir bölüm ya da fakültede sürdürebilir
Buna karşılık iyi bir üniversiteye girme uğruna istemediği bir bölüme giren bir kişi eğitim ortamından hoşnut olsa bile eğitimin özünden hoşnut olamayacağı için başarılı da olamayabilir
İyi üniversite derken genellikle yabancı dille ( İngilizce) öğretim yapan üniversiteler kastedilmektedir
Yabancı dille öğretim yapan üniversitelerin tercih edilme nedenlerinin biri de bu kurumlardan mezun olanların özel sektör tarafından tercih edildiği inancıdır
[/B][/CENTER]
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul