08-30-2007
|
#2
|
|
angelesdream
|
GERÇEK:
1 Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakikî: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur "
"Gerçekle ve gerçeğin kurallarıyla bağdaşmayan ancak bu adamdı " -T Buğra
2 Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas Gerçek hikâye "
3 Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlâklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlâka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır " -N Ataç
4 Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek "
5 Gerçek durum, gerçeklik, realite: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti " -H E Adıvar
"Bir gerçek içinde yaşıyoruz, duvarlarını yıkıp aşamadığımız bir gerçek içinde " -N Ataç
6 Yalan olmayan, doğru olan şey: "Gerçekler inkâr edilemez "
"Bu lâflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir " -B Felek
7 fel Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan
günümüzde birde "gerçek ve doğru" sözcükleri neredeyse aynı anlamda kullanılıyor oysa anlam olarak birbirlerinden çok farklıdırlar
DOĞRU:
1 Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı: "Doğru yol "
"Yol aşalım mutluluğa doğru, gel / Yorumlayalım bu aşkı doğru gel " -F Halıcı
2 Gerçek, yalan olmayan: "Doğru cevap Doğru haber "
3 Akla, mantığa uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur " -A Gündüz
"Fakat suçlu da olsam bana bu kadar çullanmak doğru mu?" -R N Güntekin
4 Yasa, yöntem ve ahlâka bağlı, dürüst, namuslu
5 Gerçeğe veya kurala uygun: "Doğru hesap Doğru bir anlatım "
"Her gönülde bir arslan yatar, derler, doğrudur " -M Ş Esendal
6 Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlâklı olabileceğine inanmıyorsunuz " -N Ataç
"İşin doğrusunu anlayamadık "
7 mat İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir "
8 Yanlışsız, eksiksiz: "Adam doğru söyledi Çocuk doğru okudu "
9 Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
10 Karşı yönünce: "Otobüs, ağaçlıklı bir dereye doğru ağır ağır bayırdan iniyor " -R N Güntekin
"Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü " -S F Abasıyanık
11 (zaman anlatan kelimelerden sonra) Yakın, yakınlarında: "Ellisine doğru "
"Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu " -F R Atay
anlamlarını taşımaktadır
konu ve bilgilerin için teşekkür ederim sevgili mate
|
|
|
|