Yalnız Mesajı Göster

Nibelungen Destani ( Nibelungenlied)

Eski 11-25-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Nibelungen Destani ( Nibelungenlied)



Ren Nehri ile ilgili destanların en tanınmışı kuşkusuz Nibelungen Destanı’dır Destan Ren Nehri kıyısında eski Worms şehri civarında geçer

Destanın en eski şekli elimize on üçüncü yüzyıldan kalma bir el yazması ile ulaşmıştır Ancak daha önceki dönemlerde söylenen Latince baladlarda içinden bölümlerin olduğu düşünülebilinir

Pagan inançları destan içinde sık yer almaktadır Fakat aynı zamanda Hristiyan inançları ve törenleri de destanda bulunmaktadır Bunun yanında kral-senyör-vasal ilişkisi de destanın Orta Çağ’a ait izler taşıdığını göstermektedir

Nibelungen Destanı Orta Çağ boyunca çok popüler olduğu için anlatıcıların destanın içine anlatıldığı dönemin zevkine uygun motifler katmaları büyük olasılıktır

Destanın bugünkü hali ile on ikinci yüzyıl sonlarında tamamlandığı düşünülmektedir Destan içinde bir çok anakronizm barındırmaktadır Örneğin Dietrich bir antik çağ kahramanıdır Bu destanda bulunma nedeni büyük olasılıkla kimsenin yenemediği Hagen’i yenip hapse atmak içindir

Destanın günümüze ulaşmış bir çok versiyonu vardır Hepsinde konu aynı olmakla birlikte aralarında farklılıklar da vardır

Destanın Konusu

Destan ‘çok eski zamanlarda’ Niederland’da geçer O zamanlar güçlü kral Siegmund’un krallık zamanına denk gelmektedir Kraliçe ise güzel Siegelinde’dir

Destanın en önemli kahramanı Siegmund ve Siegelinde’nin oğulları Siegfried’dir Siegfried daha genç yaşlarında maceralara atılmak için babasının şatosunu terk ederek yollara düşer Kılıcı olmadığı için elinde bir sopa ile köyleri kentleri dolaşır durur

Siegfried bir gün bir demirciye rastlar ve kılıç sahibi olabilmek için onun yanında çalışmak istediğini söyler Mimir adındaki demirci bu teklifi kabul ederek ona yatacak yer ve yiyecek verir Ertesi gün de yeni çırağının bu işi yapıp yapamayacağını sınamak için onu ocağın başına götürür ve eline en ağır çekici verir Siegfried bununla öyle bir vurur ki örs toprağa gömülür demir parçaları etrafa saçılır Buna kızan Mimir Siegfried’i kulağından tutunca Siegfried dayanamaz ve onu yere fırlatır

Bu yeni çırağından nasıl kurtulacağını bilemeyen Mimir yeni bir yol denemeye karar verir Siegfried’i çağırır ve ondan ormanın öteki ucundaki kömürcüden kömür getirmesini ister Bunu söylerken yolu üzerindeki ejderhanın Siegfried’i öldüreceğini ummaktadır

Siegfried kendine yaptığı kılıcı alır ve yola koyulur Tam kayalığın önünden geçerken ejderha saldırır Siegfried bu saldırıdan çevikliği sayesinde kurtulur ve önüne ilk gelen ağacı sökerek canavarın kafasına fırlatır Ağacı kökleri canavarı sarınca bundan yararlanan Siegfried diğer ağaçları da onun üzerine fırlatır Daha sonra bunları tutuşturarak ejderhayı yakar

Ejderha yanarken bedeninden bir yağ akmaya başlar Bu akan yağ dereciğine parmağını sokan Siegfried parmağının ‘boynuz’ gibi sertleştiğini görür Bunun üzerine üstündekileri çıkartarak bu yağ ile bütün vücudunu yıkar Siegfried bu işi yaparken bir ıhlamur ağacı altında durmaktadır ve ağaçtan bir yaprak sırtına iki omzunun arasına düşerek oranın bu yağ ile yıkanmasını engeller İşte bu yaprağın dışında kalan hiç bir yere silah işlemeyecektir fakat Siegfried’in vücudunun da yara alabileceği tek yer burası olacaktır

Kömürcünün yanına varan Siegfried ona Mimir ve arkadaşlarının daha önce sözünü ettikleri ağızından ateşler saçan ve üzeri pullarla kaplı olan ejderhayı sorar Kömürcü canavarın nerede olduğunu gösterir

Artık Siegfried’i başka bir macera beklemektedir Zorlu bir yolculuktan sonra Siegfried ejderhanın bulunduğu Nibelungen ülkesine varır Burada Schilbung ve Niblung adında iki kral hüküm sürmektedir Bu iki kral ve onlara bağlı savaşçılar çok büyük bir hazineyi de beklemektedirler

Siegfried şehrin girişine geldiğinde ejderha ile karşılaşır Dövüşmeye başlarlar Ejderha ağızından ateşler çıkartarak Siegfried’e saldırmaktadır Sonunda Siegfried canavarı öldürmeyi başarır Canavarın attığı korkunç çığlığı duyan Schilbung ve Niblung saklandıkları yerden çıkarlar Korkunç canavarı öldüren kahramanı tebrik ederler ve ondan hazineyi aralarında paylaştırmasını isterler Bunun karşılığında ona bütün kılıçların en iyisi olan Balmung’u vereceklerdir Bu büyük hazineyi Siegfried krallar arasında paylaştırır Fakat hırstan gözü dönmüş krallar bundan memnun olmazlar ve Siegfried’i hile yapmakla suçlarlar Savaşçıları toplayarak Siegfried’e saldırırlar Yapılan dövüş sonrası Siegfried iki kralı ve beş yüz kadar savaşçıyı öldürür O anda dövüş alanına Tarnkappe ile cüce Alberic gelir Öldürülen kralların intikamını almak için Siegfried’e saldıran Alberic onu uğraştırsa da sonunda yenilir ve onun vasalı olmak için and içer Nibelungen ülkesi savaşçıları da and içerek Siegfried’in hükmü altına girerler Bütün Nibelungen hazinesi de onun olmuştur Fakat hazinede gözü olmayan Siegfried bu hazineden sadece taşlı bir yüzük alır Alberic bu yüzüğün uğursuzluk getireceğini söyleyerek onu engellemeye çalışır Fakat Siegfried onu dinlemez ve yüzüğü parmağına takar Bunun üzerine Alberic ona tehlikelerden korunması için Tarnkappe’yi verir

Alıntı Yaparak Cevapla