Konu
:
Bilimlerin Tarihi Gelişimi..Astronomi Tarihi
Yalnız Mesajı Göster
Bilimlerin Tarihi Gelişimi..Astronomi Tarihi
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Bilimlerin Tarihi Gelişimi..Astronomi Tarihi
ASTRONOMİ TARİHİ
Orta Çağ
Çeviriler yoluyla Yunanlılardan alınan bilimlerden birisi de astronomidir
İslâm Dünyası'nda astronomi
Aristoteles'in bilim anlayışının etkisi ile matematiğin bir dalı olarak benimsenmiş ve bu nedenle Güneş
Ay ve diğer beş gezegen ile yıldızlara ilişkin gözlem verileri
hareketli geometrik düzeneklerle anlamlandırılmaya çalışılmıştır
İslâm Dünyası'nda astronomlar
birbirleriyle bağlantılı olan iki tür etkinlik üzerinde yoğunlaşmışlardır: Hem gözlem aletleriyle gökyüzünü gözlemlemişler hem de gözlem verilerini hareketli geometrik düzeneklerle anlamlandırmaya çalışmışlardır
Bunlardan ilki
gözlemsel astronominin alanına girmektedir ve bu konuda İslâm astronomları
belki de gözleme daha yatkın olan bilim anlayışlarının bir sonucu olarak Yunanlılardan daha derin izler bırakmışlardır
İlk gözlemevleri onlar tarafından kurulmuş
gözlemlerin dakikliğini arttırmak için yeni gözlem araçları ve gözlem teknikleri geliştirilmiştir; hatta bu amaçla
açıların ölçümünde kirişler yerine yeni bulunan trigonometrik fonksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır
Ancak kuramsal astronominin alanına giren ikinci etkinlikte
aynı ölçüde başarılı olduklarını söylemek olanaksızdır
Müslüman astronomlar
Aristoteles'in yolundan giderek
Yer'in hareket etmeksizin Evren'in merkezinde durduğuna ve Güneş de dahil olmak üzere diğer bütün gök cisimlerinin onun çevresinde dairesel yörüngeler üzerinde sabit hızlarla dolandığına inanmışlardır
Bu konuda
Ptolemaios tarafından önerilen eksantrik ve episikl düzenekleri önemli değişiklikler yapılmaksızın benimsemişlerdir
Astroloji ise
Hellenistik Dönem bilginlerinde olduğu gibi
astronominin bir dalı olarak görülmüş ve bir iki istisna dışında hemen bütün astronomlar tarafından benimsenmiştir
İslâm Dünyası'nda Ptolemaius'un Tetrabiblos (Dört Kitap) adlı meşhur eseri ile yaygınlaşan astroloji
yıldızlar ve gezegenlerin
insanların mizacı ve geleceği üzerinde etkili olduğu ilkesine dayanmaktadır
Bu dönem astronomisinin geniş kitlelere nüfuz etmesinde kısmen yararlı olmuşsa da
bu dalın bilimsel hiçbir değeri yoktur
Yeni Çağ
Bu dönemde en önemli gelişme
astronomi alanında olmuştur
Kopernik
Yunan Dönemi'nden beri yürürlükte bulunan Yer Merkezli Evren Kuramı'nın yerine
Güneş Merkezli Evren Kuramı'nı kurmuş ve Yer'in
Güneş'in çevresinde dairesel bir yörünge üzerinde dolanan bir gezegen olduğunu savunmuştur
Böylece
Yer'in Evren'in merkezinden kaldırılmasına bağlı olarak insanın Evren'deki konumu da yeniden sorgulanmaya başlanmıştır
Tycho Brahe ise Yer'i Evren'in merkezinden kaldırmanın doğuracağı bilimsel ve dinsel sakıncaları göz önünde bulundurmuş ve Yer-Güneş Merkezli Evren Kuramı ile Kopernik'e karşı çıkmıştır
Kopernik'in kurmuş olduğu Güneş Merkezli Evren Kuramı çerçevesinde yürütülen araştırmalar sonucunda Eudoxus
Aristoteles ve Batlamyus'tan beri savunulagelmekte olan Yer Merkezli Evren Kuramı yıkılmış ve Galilei ile Kopernik kuramı gözlemsel açıdan
Kepler ile kuramsal açıdan geliştirilmiş ve çağdaş astronominin temelleri atılmıştır
Böylece Kepler'in Elips Yörüngeler Kanunu ile gök mekaniğine giden yol açılmıştır
Yakın Çağ
Yakın dönem astronomi çalışmalarının genellikle üç alanda yoğunlaştığı görülmektedir:
Özellikle Herchell ve Halley'in yapmış oldukları gözlemler sonucunda Güneş Sistemi'ne ilişkin gözlemsel veriler artmıştır
Astronominin kuramsal yönünü oluşturan ve elde edilen gözlemsel verileri değerlendirerek gökcisimlerinin hareketlerinin matematiksel açıklamasını veren dinamik astronomi gelişmiştir
Mesela Laplace
Güneş Sistemi'ndeki bütün gezegenlerin hareketlerinin matematiksel olarak gösterilebileceğini öne sürmüştür
Fizik ve kimya alanlarında yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda
yıldızların yapısını inceleyen astrofizik ve Evren'in yapısını inceleyen kozmoloji gibi yeni bilim alanları ortaya çıkmıştır
Özellikle astrofizikte Frounhofer ve Kirchoff'un
kozmolojide ise Kant ve Laplace'ın yapmış olduğu araştırmalar çığır açıcı niteliktedir
Bu dönemde astronomi alanında yıldızlar ve Evren'in yapısına ilişkin çalışmalar artarak devam etmiş ve Evren'in oluşumuna ilişkin Büyük Patlama Kuramı ortaya atılmıştır
Diğer taraftan
insanın bu evrende yalnız olup olmadığı tartışılmış ve bunu belirlemeye yönelik çeşitli projeler geliştirilmiştir
Yine bu dönemde gezegenlere ilişkin çalışmalar da ön plana çıkmış ve 1930 yılında Tombaugh tarafından Plüton Gezegeni ve daha sonra da bu gezegenin uydusu Charon bulunmuştur
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul