Konu
:
Süryani Tarihi
Yalnız Mesajı Göster
Süryani Tarihi
11-25-2012
#
2
Prof. Dr. Sinsi
Süryani Tarihi
Asurluların Yukarı Mezopotamya ve komşu bölgelere yayılmalarındaki diğer bir etken de
o dönemdeki savaşların niteliğidir
Bu savaşlar fetihçi halkın dışında kalan öteki halkların yıkımına neden oluyordu
Fatihler
fethettikleri yerlerin halkını kılıçtan geçirir
ganimetleri b
aşk
ente taşır ve fethedilen topraklara Asurlu koloniler gönderirlerdi
O dönemde köle emeği yaygın olmadığı için
köleler daha çok ev işlerinde kullanılırlardı
Böylece sınırlı olan köle ihtiyacı karşılandıktan sonra
diğer savaş tutsakları kılıçtan geçirilirdi
Gerçi daha sonra bu durum değişecek ve Asur ile diğer şehirlerde önemli sayıda köle çalıştırılacaktı
Yukarı Mezopotamya'da halk Asurlu idi
Babilanya denen yerde ise etkin bir rahipler sınıfı vardı
Dolayısı ile Asur kralları bu sınıfla ittifak içerisinde idiler
Bu yüzden bu bölge dışında kalan yerlerin yazgıları daha farklı oluyordu
Örneğin eski İsrail krallığında ve Suriye'nin bazı bölgelerinde halk kılıçtan geçiriliyor ve sürgüne gönderiliyordu
Sürgün edilenlerin yerlerine Asurlu koloniler yollanıyor ve yönetimde krallik valilerine veriliyordu
Asurluların bu yayılmacı politakası sonucu özellikle İ
Ö
VIII ve VII
yy'da Yukarı Mezopotamya ve ve buraya yakın bölgeler yoğun bir şekilde hem kültürel hem de siyasal alanda Asurluların etkisi altında kalmıştır
Fakat İ
Ö
'ki dönemde iki önemli olay
Yukarı Mezopotamya'daki halkların bölgeye daha da dağılmasına ve ve buradaki halkların birbirlerine kaynaşmalarına yol açmıştır
Bunlardan birincisi Aramiler'in Mezopotamya'ya sızmaları ; ikincisi ise Asur imparatorluğu ve sonrasında kurulan Babil devletinin yıkılması sonucu oluşan yeni durumdu
Suriye çölünde göçebe ya da yarı göçebe bir hayat süren Aramiler İ
Ö
'ki XII
yy'ın başında Mezopotamya'ya sızmaya başladılar
Bu sızma çeşitli Arami kabilelerinin Fırat ve Dicle nehirleri arasına girmesiyle başladı
Bu kabileler Asurya bölgesinde bulunan kentlere baskınlar yapıyor
kent ve köyleri yakıp yıkıyor
halkı köleleştiriyor ve Asur şehirlerinde ganimetler topluyorlardı
Bu korkunç durum karşısında vadilerde
ovalarda oturan halk dağlara kaçıyor ve kentlerin nüfusü azalıyordu
Asurlu halk kuzey ve kuzey-doğu (Urmiye bölgesi) bölgelerine kaçıyordu
Fakat Aramilerin bu saldırıları İ
Ö
yy'da azaldı ve giderek yok oldu
Çünkü Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya'ya yerleşen Aramiler aşama aşama yerleşik hayata geçtiler ve Asur halkı ile kaynaştılar
Arami akınları da bundan dolayı sona erdi
Bu sırada Asur'da kendini toparlamış ve karşı saldırya geçmişti
Çok sayıda Arami köleleştirilerek Asur şehirlerindeki görkemli yapıların inşaatlarında kullanıldı
İ
Ö
VII
yy'da Asur'un saldırısı sonucunda tüm Arami devletçikleri ortadan kaldırıldı
Böylece Aramiler
Asur'un siyasal otoritesi altında birleşmiş oldu
Bu durum Aramiler'e Mezopotamya'da hareket serbestliği sağladı ve Asurlularla kaynaşmalarını daha da hızlandırdı
Aramilerin yerleştikleri bölge
onlara tüm Mezopotamya'nın kara ticaretine hakim olma fırsatı verdi
Arami tüccarları
Asur askerlerinin fethettiği bölgelere kolayca girip ticaret yapıyorlardı
Bu durum Aramilerin ticaretini daha da geliştirdi ve kısa zamanda onları doğunun en etkili kara tüccarları haline getirdi
Fırat ve Dicle nehirleri arasında yerleşik hayata geçen ve Asurlular'la kaynaşan Aramiler'in ticari etkinliği Aramca dilinin basitliği ile birleşince
Aramca tüm yakın doğuda Asurca ile birlikte kullanılmaya başladı
Yukarı Mezopotamya haklarının İ
Ö
'ki dönemde birbirleriyle kaynaşmalarını sağlayan ve bunların tümüyle birleşmelerine neden olan ikinci etken ise Asur ve Babil imparatorluklarının yıkılması ile ortaya çıkan yeni durumdu
Asur ve Babil imparatorlukları yıkıldığı zaman
yakın doğuda yaşayan tüm Sami halkının kaynaşmasını sağlayan temeller artık hazırdı
Temeli Sümerler'den kaynaklanan
Akkad ve Babillilerin geliştirdikleri kültürel mirası Asurlular'da almış ve bu kültürü çok geniş bir bölgeye yaymışlardı
Bu ortak kültürel geçmişten dolayı Sami halkları birbirlerinden çok farklı olmayan uygarlıklar kurdukları gibi
kolaylıkla da kaynaşmışlardır
Sami halklarının üçüncü büyük göçünü oluşturan Aramiler'de Mezopotamya'ya yayıldıklarında hem kolayca diğer Sami halklarıyla kaynaşmışlar hem de getirdikleri dil ve etkin ticaret tüm Mezopotamya halklarınca kullanılmaya başlamıştır
Aramca dili sonraki dönemlerde tüm Sami halklarının ortak dili haline gelmiştir
Babil devletinin yıkılmasından sonra Akamenya imparatorluğunun Aramca'yı resmi dil olarak kullanmaya başlaması
Aramca'nın Med-Pers dilinden daha yaygın bir dil durumuna gelmesini sağladı
Aramca hem "daha önceden bu alandaydı" hem de kardeş bir Sami dili olduğu için Akkadça kullanan insanların onu öğrenmeleri tamamen yabancı bir Hint-Avrupa diyalektiğini öğrenmelerinden çok daha kolaydı
Böylece Aramca Hıristiyanlık çağının birinci yüzyılda Mezopotamya'nın Samice konuşan halkları arasında; doğuda Akkadca'nın
batıda ise Kenanice'nin yerini aldı
Bazı Süryani tarihçilerinin sırf Süryaniler'in Aramca konuşmalarından dolayı kökenlerini Aramiler'e dayandırmalarının yanlışlığı da buradadır
Asur ve Babil devletleri yıkıldığı zaman Yukarı Mezopotamya'da yaşayan halkların ortak kültürel geçmişlerine
onları birleştirecek yeni ve önemli bir faktör olan halkların ortak gelecek umudu eklenmiştir
Yabancı egemenliği altında yaşayan Asur
Arami ve diğer Mezopotamya halkları aynı bölgede oturuyor ve aynı dili konuşuyorlardı
Yabancı saldırı ve istilalara beraberce karşı çıkıyor ve egemenlere karşı ayaklanıyorlardı
Bu dönemdeki kaynaşmadan ötürü artık tek bir adla çağrılıyorlardı
Bu halklar Asuryalı
Süryani arada Kaldeliler diye anıldıkları da oluyordu
Yakın doğuda İsa'dan önceki son yüzyıllara gelindiğinde
Yukarı Mezopotamya'daki Asurlu
Arami ve Kaldeliler birbirleriyle kaynaşmış
ortak geçmişe dayanan birlikteliğe sahip ve ortak gelecek umutları olan bir millet haline gelmişlerdi
Bu yüzyılda Mezopotamya halkları da büyük bir birleşme ve kaynaşma yaşıyorlardı
Fakat belli bir süre sonra insanlık tarihine damgasına vuracak olan Hıristiyanlık inancının doğuşu bölgede büyük değişimlere neden olacaktı
kanyaklar
Diakov
S
Kovalev
İlk Çağ Tarihi
C
I
Çev
Özdemir İnce
Ankara
V yayınları
1987
Yakup Bilge
Anadolu'nun Solan Rengi; Süryaniler
Yeryüzü Yayınları
1991
Server Tanilli
Yüzyılların Gerçeği ve Mirası
C
I
İstanbul
Say Kitabevi
1984Herodotos
Herodotos Tarihi
İstanbul Remzi Kitab Evi
1983
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul